Cehaletime verin. Bu ustanın varlığından haberin yoktu…

Facebook’ta Hüseyin Turgut Sayın’ın bir yazsına rastlayıncaya kadar. Hakkında hiç bir şey bilmiyordum...

Okudukça acaba efsane mi diye düşünüyor insan; sonra somut kanıtları okuyunca da hayranlığımız kat be kat artıyor..

Aslında ilkokulu bile 9 yılda bitirebilen birinin olağanüstü başarısı elbette etkiledi beni…,

Kimden mi söz ediyoruz, anlatalım…

Adı Mennan Aksoy… Kendisi Gazianteplidir..

Gördüğünü belleğine nakşeden ayrı bir yetenek veya olağanüstü bir dahi Mennan Aksoy…

Sadece gördüğünü belleğine kaydetmiyor, sonra onları uyguluyor ve üretiyor…

Tek üzüntüsü ilkokul sonrası eğitimini sürdürememiş olması…

Çünkü eğitime verdiği önem bıraktığı vasiyetinden anlaşılıyor.

Birkaç anekdot belki size Mennan Ustayı anlatır.

Bir gün Gaziantep’e bir Fransız gelir.

Tekstilcilere akıl verir;

“Makineleriniz yetersiz… Yenileyin, Dünya Pazarı Sizin Olsun...!” der, sonra da  en iyi makinelerin Fransa’da olduğunu söyler ve kendi mallarını pazarlar.

Dinleyenler arasında bir Usta vardır.  Kafasına takar, makinenin resmine şöyle bir bakar. Sonrasında ise, demiri eritir, çeliği büker, vida ve motoru koyar. Fransızların 3 Milyon Euro’ya satacağı makineyi sadece ve sadece 50 Bin Türk Lirasına üretir..

 Yaptıklarını yerli piyasaya sunduğu yetmez, Brezilya’ya kadar çeşitli ülkelere de yaptığı makineleri gönderir. Yani ihracatta yapar…

İşte size  Mennan ustanın  dahiliğinden birkaç örnek...

Yani diplomasız bir dâhinin yaptıklarından bir kesit…

Mennan Usta yoksulluktan okuyamamıştır.

İlkokulu 9 yılda bitirmiş, bir daha eğitim de görmemiştir. Allah vergisi öyle bir akıl ve beceriye sahiptir ki, Makineyi bir kere gördüğü zaman ertesi gün hemen  onun atölyesinde yapımına  başlanmıştır.

Şimdi sıkı durun Mennan usta bu yeteneği nedeniyle Uluslararası Makine Teçhizat Fuarlarına katılması ve girişi yasaklanmıştır.

Mühendislerin, aylarca çalışarak tasarladığı makineleri, küçücük atölyesinde ek başına yapmaktadır. Üstelik el emeği ve tümünü yerli malzemeyle yapar.

Mennan Usta; “Çeliğe hükmetmeyen, hiçbir şeye sahip çıkamaz..!” diyordu..

Sonraları öyle bir teknoloji üretti ki; yoğunluğu düşük triko üretti..

Bu ürünün özelliği ise yazın serin, kışın sıcak olmasıydı. Dünya peşinde koştu;  kapış kapış satıldı..

O'na TÜBİTAK ödüller verdi. ODTÜ, İTÜ Üniversite'lerinde Öğretim Görevlisi olması düşünüldü. Diploması yoktu. Tasarımını cebinde taşıdığı tebeşirle, yere çizerek anlatırdı. Aklına yetişmek mümkün değildi…

Gaziantep’te kanalizasyon atıkları büyük dertti. Çamur ve kokusu Şehri bezdirmişti. Belediye Yönetimi, Dünya’yı dolaşıp, çareler arar, ama nafile bulamaz.

Çare Mennan ustadadır.  Mennan Usta; okumuş gençleri de alır, yanına ve;

“Şöyle yapın, bu parçayı, şuraya takın...” talimatıyla, kafasına göre sistemi kurar. Kanalizasyon çamuru alınır… Kurutulurken, enerji üretilir. Çıkan küller de asfalta, çimentoya katkı maddesi ne dönüşür.

Bugün, Gaziantep’te her gün çıkan 160 Ton çamurun bertaraf edilmesi Mennan Usta’nın eseridir.

Bu diplomasız dahi Mennan Usta, 11.06.2015 tarihinde vefat etti…

Vasiyeti ise gerçekten bir ders niteliğinde;

"Gençler Bilim Işığında yetiştirilsin. İmkânlar verilsin, önleri kesilmesin."

Bu vasiyeti, birileri algılar mı bilinmez…

İnancımız o dur ki; Anadolu’nun her klişesi nice Mennan ustalarla doludur…

Yeter ki arayıp bulalım sahip çıkalım…