Telif Hakları Derneği
RECEP ARSLAN

RECEP ARSLAN

Telif Hakları Derneği

20 Aralık 2016 - 15:51

Yeni bir  dernek kurduk. Kurucu üyesi olduğum bu derneğin birinci olagan genel kurulunu yaptık. Cafer Vayni Başkanlığında 11 arkadaş yönetici olduk. Denetim ve Haysiyet Kurulu üyelerimiz de bizimle beraber genel kurulu gerçekleştirdik. Yüce Diriliş Partisinin genel kurulunda 42 delege vardı. Telif Hakları derneğinin de o kadar delegesi toplantıya katılmıştı.
40 kişi, bu sayı önemlidir. Müslümanların Hazreti Ömer –Allah ondan razı olsun- öncülüğünde açığa çıkarak Keabeye yürümesi de 40 kişi ile gerçekleşmişti.

Xxxx

Genel Kurulda Mehmet Cemal Çiftçigüzeli bey de dilek ve temenniler bölümünde söz alarak, bu derneğin önemine dikkat çekti ve milliyetçi, maneviyatçı, muhafakear, dindar kesimde en çok kul hakkı yendiğini ifade ederek, inşallah bu hak ihlallerini önlemekte bu dernek faydalı our temennisinde bulundu.
Onun ardından söz alanlar da aynı dileklerde ısrar ettiler. Mustafa K. Topaloğlu bey ise yazarlığın bir tutku olduğunu, para almadan da yazıldığını, yazarak rahatladığını, ama yazılarına para da ödense iyi olacağını söyledi. Manevi tatmin ile de yazıldığını ifade etti.
Recep Arslan bey de bu sözler üzerine söz alarak bu derneğin faaliyet alanına manevi tatmin meselesi girmez. Bir iş parasız yapılıyorsa, birileri çıkıp, size para verelim, bu işi bedava yapmayın demez, dedi.

Xxxx

Telif Hakları Derneğinin işi zor. Sadece telif haklarını takip etmesi yetmeyecek. Önce zihniyeti değiştirmek gerek. Telifin, yazarlığın, bir iş olduğunu, yazarlığın bir meslek olduğunu kabul ettirmesi zaruri.
Heveskear yazarlığın hangi yaşlarda, meslek sahibi olarak hangi yaşlarda yapılacağını anlatması, benimsetmesi gerek.
Milyonlarca heveskear yazar varken, bu iş meslek haline gelemez ve telif hakları çalışması da suya çizilen resimler kadar ömürlü olur.
Heveskearlar kendi face sayfalarını açarak, biloglarını oluşturarak orada yazmalıdır. Manevi tatmin için yazanlar oralarda tatmin olmalı. Bu işi bir meslek olarak kabul edenler asla hiçbir yayın kuruluşunda bedava yazı yazmamalıdır. İsmim piyasada görünsün, o gazetenin okurları ismime yabancılığını kaybetsin, belki kitaplarımı alırlar düşüncesiyle bedava yazı yazmaya son vermek gerek.

Xxxx

Telif hakkının kul hakkı olduğunu insanlarımız kabul etmeli ama, yazanlarımız da bu haklarının gaspına teşne olmaktan kurtulmalı. Önce bir sütunum olsun diye yazıya başlayıp, sonra telif verseler ya şeklinde dedikodu yapmanın erdemzislik olduğunu da anlamalıdırlar.

Yayın kuruluşları, yayınevleri, gazeteler, radyolar ve televizyonlar, internet siteleri, ağnetler bina kiralamaya, elektrik, su, ısınmaya, keağıda, baskıya, matbaaya para buluyor, yazara telif ödemeye gelince imkeansızlıklar belini büküyor. Bir esnaf ağlamsıdır gırla gidiyor. Bir bakkal dükkeanı açarsınız, müşteri gelmezse beş on gün, kapatırsınız. Yayınevi, gazete, yayın kuruluşları para kazanamadıklarını anlatırlar, telif ödemeyi lüks olarak telakki ederler, ama hiç biri kapanmaz, çocuklarını dış ülkelerde okuturlar, evleri, arabaları olur. Anlamak mümkün değil.

Xxxx

Telif hakları derneğinin asıl zorluğu telif hakkının kul hakkı olduğunu, yazarlığın bir meslek olduğunu önce yazarlara, sonra da yayın kuruluşlarına anlatmak olacaktır. Yani bir zihniyet değişimi, devrimi yapmak en zor işleridir. Zihniyet değişmeli, şöhrete aç ruhlarını tatmin etmek için yazanları bir seviyeye taşımalıdır.
Bu derneğin, ve İLESAM’ın üyeleri, asıl işi telif haklarını anlatmak, korumak ve kollamak olan kuruluşların üyeleri bedava yazma hastalığından bir an evvel kurtulmalıdır.
Yoksa ele verir telkini, kendi yutar salkımı deyimi bu insanlar için söylenir.

Xxxx

Telif Hakları derneğinin çok işi var. Gaspedilen kul haklarını telif kısmının tahsilini yapacaktır. Ama asıl işi zihniyet değişimini gerçekleştirmektir. Yönetimde yer alan arkadaşların her birine başarılar diliyorum.

YORUMLAR

  • 0 Yorum