SONUNDA HERKESİN TOPRAĞI OLACAK
Kerim EVREN

Kerim EVREN

CETVEL

SONUNDA HERKESİN TOPRAĞI OLACAK

28 Mayıs 2019 - 14:19

Çocukluğumuzun çizgi romanları, "Bu maceranın sonu" diye biterdi.

Biz 68 kuşağındanız; yani, artık 'hikâyesinin sonu' görünmeye başlayıp "ivme"si artanlardan...

Buluttan nem kapanlar, "ivme" sözcüğüyle damat maliye bakanının açıkladığı son ekonomik paketine gönderme yaptığımızı sanmasınlar. Bir fizik kavramından söz ediyoruz; 'hareket eden nesnenin kısa bir zaman içinde, hızında oluşan değişmenin zamana oranı' anlamındaki "ivme"den. 

Artık bizim kuşağın her bir yılı, üç beş yılmış gibi akıp gitmeye başladı sanki. Ülkemizin hâl-i pürmelali, ivmeyi artırıyor.

YAŞLILIĞIN NİMETLERİ

Romalı devlet adamı, bilgin, hatip ve yazar Cicero (İÖ 106 - İÖ 43), kızı Tulliola'nın ölümü üzerine yaşadığı derin acıyı hafifletmek için felsefeye yönelmiş. Onun 62 yaşındayken yani ölümünden bir yıl önce (İÖ 44) yazdığı "Cato Maior", bir ayağı çukurda felsefe okurları için yüzyıllardır ölüm korkusuna karşı ilaç gibi.

Söz gelimi, şu teselli:

"... Yaşlı, gencin umduğunu ele geçirmiş olduğuna göre daha iyi durumdadır. Biri uzun süre yaşamayı umar; öteki uzun süre yaşamıştır." (1)

Hele, yerkürenin üzerinde gereksiz ağırlık oluşturmak yerine, bilim / kültür / sanat donanımlısı olmayı seçenler için:

"Yaşlılığa karşı en yetkin (mükemmel) silahlar nedir, bilir misiniz? Bilgili ve erdemli olmak. Bu erdemler uzun ve dolu bir ömür sürdükten sonra insana tadına doyulmaz bir zevk verir; çünkü bunlar insanı hiçbir zaman, dahası yaşlanınca bile terk etmezler. (2)

HER DEM ARANAN 'ERDEM'

Cicero'nun haklı olarak bilgiyle birlikte neredeyse kutsadığı "erdem", felsefe biliminde 'insanın ruhsal olgunluğu' anlamına geliyor.

Genel olarak da 'ahlakın övdüğü iyi olma, alçakgönüllülük, yiğitlik, doğruluk vb. nitelikler, fazilet' demek.

Başta siyaset alanının ciddi bir kesimi olmak üzere hemen herkesin ve her şeyin kirlenip kokuşmaya yüztuttuğu 2019 Türkiye'sinde mumla aradığımız ne varsa içeriyor gibi, "erdem sahibi olmak".

Aslında, durumumuzu anlayıp anlatmak için insanlığın yüzakı birikimi olan felsefe ummanının derinliklerine inmeye de pek gerek yok.

Geçen hafta, Bloomberg TV'deki "Aslı Şafak'la İşin Aslı" izlencesinde "Kamyon Yazıları" adlı bölüme, bir izleyici şu iletiyi göndermişti:

"Hikâyenin sonunda herkes toprak sahibi olacak."

DİL YANLIŞLARIMIZ

Sinemamızın usta oyuncusu Eşref Kolçak, 92 yaşında hayata gözlerini yumdu. Kutsal ışıklar içinde yatsın.

27 Mayıs 2019 sabahı, özel bir tv kanalının haber bülteninden:

- Kolçak'ın cenaze törenine katılmak isteyenler için Taksim'den 'servis' kaldırılacağı öğrenildi.

"Servis" (Fr. service), genel anlamıyla "hizmet"; voleybol, tenis gibi kimi spor oyunlarında da "başlama vuruşu" demek. 

Bu haberde olması gereken doğru anlatım ise "servis aracı".

Bir başka tv kanalının, 25 Mayıs 2019 günkü saat 16.00 haberlerinden:

- Yapay zekâ ile Mona Lisa'nın 'yüz mimikleri' hareket ettirildi.

Buradaki anlamıyla "mimik" (Fr. mimique) ,"duyguları, düşünceleri belirtecek biçimde yüzde beliren kımıldanışlar, hareketler" demek.

Yani, "yüz mimikleri" denmez; "mimik" demek yeterli. Ayrıca, tümcenin yüklemi de bizce doğru değil; 'yüz hareketleri hareket ettirildi' gibi bir tuhaflık içeriyor.

Tümcenin doğrusu, örneğin şöyle olabilirdi:

- Yapay zekâ ile Mona Lisa'ya mimik kazandırıldı.

Bu da yazılı medyadan bir hata örneği:

Bir fikir gazetemizin 21 Mayıs 2019 tarihli arka sayfasında, iri puntolarla üst başlık:

"Fransa'da ötenazi davası"

Haber metninde de iki kez "ötenazi" diye yazılan, anlamı kısaca 'ölme hakkı' diyebileceğimiz sözcüğün doğrusu:

"Ötanazi" (Fr. euthanasie)

ÇOK YAŞA UĞUR DÜNDAR

Dilimize özgü bir kural:

"Ta ki..." diye başlayan bir tümce, "kadar" ilgeciyle [edat, kimi kullanımlarda da belirteç (zarf)] bitmez.

Örneğin, aşağıdaki ikinci tümce yanlıştır:

"Bugünü okulda geçireceğim. Ta ki kütüphanenin kapatılacağı saate kadar."

Burada, “ta ki...” yerine, “ta” denilmeliydi:

“... Ta, kütüphanenin kapatılacağı saate kadar.”

Çünkü “ta ki”; 'yeter ki, öyle ki' anlamlarına gelir.

Bilinmediği ya da önemsenmediği için bu yazım inceliğine uyan kimseyi uzun zamandır görmemiştik. 

Uğur Dündar, 16 Mayıs 2019 tarihli Sözcü'deki "İstanbul'a ihanet edenler" başlıklı köşe yazısında şu tümceyi kuruncaya değin:

"... Ta iki yıl öncesine kadar."

Değerli meslek büyüğümüze, örnek televizyon gazeteciliğinin yanı sıra yazılarında da dilimize gösterdiği özen için teşekkür ediyoruz.

Uğur Dündar kolay olunmuyor.

GRAM GRAM 'EPİGRAM'

Seçimde cami imamları

Sandık kurulu başkanı

Seçmenlerimiz hukukun

Cenaze namazı şaşkını.

 

1) Cicero; Yaşlılık Dostluk, Cumhuriyet Dünya Klasikleri, 1998, sayfa 47

2) agy. sayfa 17

(3) Ömer Asım Aksoy; Dil Yanlışları, Yalçın Emel Yayınevi, Ankara, Ocak 1990, sayfa 17 – 18)

YORUMLAR

  • 0 Yorum