Anneannemin Kemeri
KAMURAN MARAL

KAMURAN MARAL

Anneannemin Kemeri

13 Aralık 2018 - 16:07

Bakmayın siz o türkünün “Altın kemer ince bele dar gele…” dediğine.

O kemer, bele dar gelmiyordu ama yürek daraltıyordu.

Anneanem Emine Nalbant’ın gelinlik kemeriydi o gümüş kemer.

Hazin bir öyküsü var kemerin. Emine Hanım ne zaman anlatsa birlikte hüzünlenirdik.

Kılkış’ın Muhal köyünde doğan anneannemin gelinlik gümüş kemeri ne zaman, nereden alınmış bilmiyorum.

Varsayalım,  Selanik’te Hamza Bey Camii’nin karşısındaki bedestenden alınmış olsun.

Ama bunun ne önemi var?

Bildiğim tek şey anneannemin belinde aynalı gümüş kemer değil, yüreğinde keder taşıdığı; ölene dek.

……….

Düğünden bir hafta önce Muhal.

Gülsüm ninemin biricik kızı Emine’nin düğün hazırlıkları tamam, tamam olmasına da yine de son kontroller yapılıyor.

Adeta düğün sabahı provası.

Ama o ne?

Gümüş kemer yok.

Bre aman nasıl olur?

Emine gelin onu iki pencere arasındaki musandıraya saklamamış mıydı?

Yok, yok işte Allah’ım. 

Evin altı üstüne getirilir.

Yok, bre aman.

Ev didik didik didik aranır.

Yok işte, yok Allah’ım.

Peki ne oldu, kemere?

Çalındı mı?

Kayboldu mu?

Nasıl kaybolur evde?

Saklandığı yer belli.

Ev didik didik aranır defalarca.

Yok, yok işte.

Son kanaat: Kemer kaybolmadı, çalındı.

Musandıraya “giz”lenen kemer artık nasıl oduysa “sır” olmuştu.

Evde bir hüzün, sormayın hiç.

Başta anneannem, kimselerin ağzını bıçak açmıyor.

Hiç belde kemersiz gelin olunur mu?

O gün, o düğün günü kemersiz Emine gelini görünce ne der komşular, köy ahalisi.

Emine gelin Kölemenli’ye belinde kemer olmadan mı gidecek?

Olmazdı elbet, olabilmezdi.

Çare?

Bulundu.

Emine gelini kemersiz bırakmamak için sipariş aynalı ve telkâri gümüş kemer değil –el yapımı böyle bir kemer düğüne mümkünü yok yetişmezdi- replikası alınacaktı.

Öyle de yapıldı.

Ve Emine gelin at üstünde Muhal’den Kölemenli’ye, yeni hayata yüreğinde onulmaz yarayla gitti.

……….

Anneannem Emine Nalabant’ın 115 yıllık kemerinin maddi öyküsü böyle.

“Memleket”te başlayan bu öykü, anneannemin, dedemin ve hepsi Kılkış doğumlu çocuklarının vatan bellediği Tuzla’da sona erdi.

Manevi öyküsü ve anneannemin yürek yarasına gelince.

Bende devam ediyor. 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • gülbin ayata
    4 ay önce
    merhabalar, muhal köyünün haritada konumunu biliyormusunuz? terkedilmiş bir köy olsa da kilkis'in ne tarafında bilginiz varmı?