BİRLİKTE ÖĞRENELİM
Havvanur AYDOĞAN

Havvanur AYDOĞAN

BİRLİKTE ÖĞRENELİM

12 Temmuz 2019 - 17:49

Amerika Cumhurbaşkanı Woodrow Wilson’a bir gün, on dakikalık bir konuşma hazırlığının ne kadar sürdüğünü sordular. “İki hafta” cevabını verdi. “Bir saatlik bir konuşma?” Cevap: “Bir saat.” Ya iki saatlik bir konuşmanın hazırlığı ne kadar sürüyordu? Cumhurbaşkanı Wilson cevap verdi: “Hazırım.” Cumhurbaşkanı John F. Kennedy’nin konuşmalarının hazırlanmasındaki yardımcılarından biri, Theodore Sorenson, Kennedy adlı kitabında, Cumhurbaşkanı’nın hiçbir konuşmasının yarım saatten fazla sürmediğini, çoğunun yirmi dakikalık olduğunu yazdı.

*****

Kitap bir bilgi kaynağı olduğu kadar, bir mutluluk nedenidir.

*****

Noblesse oblige (Hümor) tabirini bilmem işittiniz mi? Bu, bir cemiyetin asil insanlarının, imtiyazlı insanlarının, sosyal, kültürel, siyasi ve ekonomik merdivenlerinde yükselmiş insanlarının, içinde yaşadıkları cemiyete büyük borçları, büyük sorumlulukları bulunduğunu anlatır. Amerika’yı “Amerika” yapan faktör, herşeyden önce, ülkenin kurulduğu yıllardan beri, toplulukta yükselmiş insanlarındaki  noblesse oblige hissidir. Bir topluluk, bir cemiyet, bir ülke, insanlarının topluluktan, cemiyetten, ülkeden aldıklarını kat kat fazlası ile ödedikleri zaman yükselir. Noblesse oblige hissine sahip insanlar, dünyayı, öldükleri zaman, bulduklarından biraz daha iyi bırakan insanlardır.

*****

Düşünen kafadan zarar gelmez. Düşünen kafa yanlış karar verse bile, doğruyu er geç bulur. En berbat olan şey peşin fikirli olmaktır. Bundan korkun..

*****

Mutluluğu tutmanın (sürdürmenin) tek çaresi onu paylaşmaktır.

Byron

*****

İnsan sevincini büyülterek, üzüntüsünü ise kısaltarak anlatmalıdır.

Montaigne

*****

İÖ 332 yılında Makedonyalı general Büyük İskender ve ordusu kış aylarını bir Anadolu şehri olan Gordion’da geçirmişti. Oradayken İskender şehrin meşhur “Gordion Düğümü” hikayesini duydu: Kehanete göre bu karmakarışık düğümü kim çözerse Asya’nın kralı o olacaktı. Duyduğu hikaye ile merakı artan İskender, kendisinin bir deneme yapıp yapamayacağını sordu. İpin ucunu bulmak için yaptığı nafile denemelerden sonra, şaşkına dönmüştü. Ardından bir dakika kadar durdu, zihnini temizledi ve farkına vardı ki düğüm, bölünüp ayrılması gereken bir karmaşaydı. Kılıcını çekti ve onu ikiye böldü. Asya onun olmuştu. 

*****

Cemal Nadir, Güzel Sanatlar’a başvurmuş almamışlar. Ama sonunda Türk karikatürünün ustası oldu. Çallı İbrahim birgün kendisine demiş ki: “ İyi ki seni Güzel Sanatlara almamışlar, yoksa ülke büyük bir sanatçıdan mahrum kalacaktı.

*****

Bazı yazarlar kalemi eliyle değil, kalbiyle tutar.

*****

Nihad Sâmi Banarlı demiş ki; “İstiklal Marşının Akif yazmadı. Kağıda heyecanını dökenle, toprağa kanım dökenler birleşerek yazdı.

*****

Koca bir dünya, bu kadar büyük bir mutluluk için küçüktür. (Dar Gelen)

*****

Bu dünyadan gelip geçen fani kullarla, insanlık tarihine geçen kullar asla birbirlerine benzemezler.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum