İSLAMDA KÖLELİK (ALİMLERİN TACİRLİĞİ)
Haluk Özgür

Haluk Özgür

İSLAMDA KÖLELİK (ALİMLERİN TACİRLİĞİ)

12 Mayıs 2019 - 19:06

Peki, İslam köleliği kaldırmış mı ? Bir önceki Deizm ve İslamda kölelik makalemin son sözleri bunlardı. Buradan devam edecek olursak eğer; cevabım çok net bir şekilde “hayır” olacaktır. Evet İslam köleliği kaldırmamıştır. Lakin köleliği kaldırmaması, köleliği benimsediği anlamına mı geliyor? Diye başka bir soru daha soracak olursak;  bu soruyada cevabım  yine “hayır” olacaktır. Tabiki köleliği benimsediği anlamına gelmiyor. Ancak neden Deizm, sanki İslam köleliği destekliyormuş gibi bir algı oluşturuyor? Bunun sebebinin “Herşeyin  tamamen düz mantıkla değerlendirilmesinden ileri gelen bir yanılğı” olduğunu düşünüyorum. 

Kölelik tabikide kötü bir olgu. Deist düşünceye göre “Kölelik madem kötü bir olgu; o zaman İslam bu olguyu tamamen ortadan kaldırmalı , ayetlerle bunu yasaklamalı ve bütünü ile bertaraf etmeliydi. Oysa hiçbir yerde bu olguyu kaldırdığına ve yasakladığına dair hiç bir ayet yok. O zaman islam köleliği desteklemiştir!!!”  Bu bakış açısı ile yaklaşmak; olayları çok boyutlu değerlendirememenin ve parçayı bütünden ayırmanın bir sonucu olduğunu kanaatindeyim. 

Kölelik yüzyıllardır var olan ve İslam’ın geliş zamanına kadar süregelen bir yapı. Sosyolojik olarak çok kemikleşmiş ve kökleşmiş bir olgu. Köleler her evde işleri yapan, tarlada çalışan ve bir çok açıdan ihtyaç duyulan kişiler. İnsanlar bu olguya ekmek gibi su gibi alışmış. Siz bir anda gelip; “Bu olguyu ben kaldırıyorum” diyerek kaldıramazsınız. Kademeli olarak bu olguyu kaldırmak ve kendiliğinden ortadan kalkmasını sağlamak en doğru yöntemdir. Zaten islamda bu metodolojiyi takip etmiş. Peki neden bu kadar basit bir olay daha karmaşık bir hale getirilmeye çalışılıyor. Bu gayretli çalışmaya!!!  herkesin saygıyla eğildiği kadim islam gelenegindeki güzide yazarlarımızın da katkısı olmamış değil. Nasıl mı ? Hemen bir kaç örnekle  açıklamaya çalışalım. 

İslamda köleliğin sosyolojik bir vakıa olarak tedricen(kademeli olarak)  kaldırılmasında işlevi olan en önemli ayetlerin başında Muhammed suresi 4. Ayet gelmekte. Nedir Muhammed suresi 4. Ayet bakalım . 

 “Kâfirlerle savaşa girdiğinizde hemen öldürücü darbeyi vurun, nihayet onları çökertince esirleri sağlam bağlayın (kaçmamaları için tedbir alın). Sonra ya karşılıksız bırakırsınız yahut bedel alarak; ta ki savaş ağır yüklerini indirsin (sona ersin). İşte böyle; Allah dileseydi onları bizzat cezalandırırdı, fakat sizleri birbirinizle denemek istiyor. Allah, yolunda öldürülenlerin amellerini asla boşa çıkarmayacaktır.

Yukarıdaki ayeti  okudunuz. Son derece net ve açık bir ayet. Hiç köle yapın gibi bir ifade var mı?  Ben göremedim. Altını çizdiğim kelimeleri bir daha okursanız eğer; savaş esirlerini ya karşılıksız serbest  bırakın yada bedel alarak yani fidye karşılığı serbest bırakın diyor.  Burada hiç köle yapın gibi bir ifade var mı ?  Kölelik kurumunun en önemli kaynaklarından birisi savaş esirleridir. Doğal olarak savaş esirleri köle yapılamazsa köle edinme kaynaklarının en güçlüsünden kurutulmuş oluyorsunuz. Yani kölelik dolaylı yoldan yasaklamış sayılıyor. Toplumu bir bunalıma sürüklemeden, zaman içerisinde seyreltilerek bu olgunun biteceği anlamına geliyor. Buraya kadar her şey normal.  Peki İslam alimlerinden bazıları bu ayeti nasıl yorumlamışlar?

Hanefi hukukçular ayette  geçen “kendiliğinden salıverilme” kelimesine bakarak esirlerin salıverilemeyeceğini, eğer salıverilir ise düşmanın güçleneceği için ayetin bu kısmını “Nesh” etmişler. Yani  geçersiz kılmışlar. Evlere şenlik bir yorum değil mi sizce de. Yahu Allah yazmış işte ne güzel . Net bir bakış açısı var. Ayet net. Anlamı son derece açık muhkem bir ayet. Neden hükmünü kaldıryorsunuz ki?  Allahın köleliği tedricen yani kademeli olarak kaldırma çabasına baltayı yine kendi içinden islam alimleri vurmuş. 

Kimler peki bu alimler, bakın birkaç tanesini söyleyeyim. Çok şaşıracaksınız!!!  Ebu suud , Elmamlı Hamdi Yazır , Ömer Nasuhi Bilmen, Hanefi ulemaları, İmam Şafi, İmam Malik, İmam Ahmet ve diğerleri. Ayrıca bu alimler bu ayete göre “Devlet reisi, esirleri öldürebilir yada köle yapabilir ?”!!!  sonucunu çıkarmışlar. Nereden çıkartıyorlarsa bu yorumu anlamak mümkün değil. Sebep olarak gösterdikleri gerekçe şu: İslam devletinin dahada güçlenmesi !!!

İslam devletinin dahada güçlenmesi adına “bedelsiz salıverilme” ifadesini köle yapılabilir olarak anlamışlar!!! Pes doğrusu dememek imkansız.  Aslında bu kitaba uymak değilde kitabına uydurmak olmuş diyebiliriz. 

Sanki Allah İslam devletini güçlendirmek istemiyormuş gibi; Allah adına ayetler yok sayılabiliyor. Çok ilginç gerçekten. Lakin bunun altında İslam devletinin güçlenmesi değil, büyük bir rant olduğunu düşünürsek olay bize çokta garip gelmeyecektir. Düşünün yüzlerce, hatta binlerce esiri serbest bırakmak yerine bu esirleri köle olarak kullanmak o dönemin şartları gereği, büyük bir finansal getiri olsa gerek. Her dönemde olduğu gibi o dönemde de asıllar yalanlara kurban gitmiş; gerçekler her zamanki gibi paranın gölgesi ile örtülmüş. 

Ayrıca  önemli bir noktaya da değinmek istiyorum ki; HZ Muhammed’in bu ayet sonrasındaki tutumu bizim bu ayeti  doğru yorumladığımızı destekliyor. Hz Muhammed  bu ayet sonrasında savaş esirlerini hiçbir zaman köleleştirmemiş. Ayrıca bir çok versiyonu ile gelen şu hadis ne kadar manidardır; “Köle azad etmek en güzel ibadetlerdendir.” 

Ayrıca köleliği kaldırmaya yönelik Kurandaki tek ayet, Muhammed suresi 4. ayette değil tabiki de. Muhammed suresi 4. Ayet ile köle edinme yollarının önü kesilmeye çalışılmış. Mevcut kölelerin özgürlüklerine sahip olmaları için ise bakın bir dünya ayet var. Hangileri mi? Gelsin o zaman ayetler.

Bakara 177 . ayet ve Tövbe 66 .ayet te: “İnfak ve zekat verirken hür olmayan kölelere de verin” diyor. Yani İnfak, Zekat ve benzeri yardımların kapsamına köleleri de alıyor. Bu uygulamanın asıl sebebi kölelerin ekonomik olarak güçlenmesini sağlamak. Peki, ne işe yarayacak kölelerin ekonomik olarak güçlenmesi? Hemen aşağıdaki ayette cevabı geliyor. 

Nur suresi 33. Ayette: “Eğer hür olmayan köleniz sizinle özgürlüğü için bir anlaşma yapmak isterse bunu kabul edin” diyor. Bakara 177.ayet  ile ekonomik olarak kendini düzeltmesine yardımcı olan Kuran  Nur suresi-33. ayetlede kölelerin özgürlüklerini satın almasına vesile oluyor. 

Şu ayetlerde “Bakara -221 , Nisa-25 , Nur-32” evlenirken kadın köle yada erkek köle ile evlenilmesini tavsiye ediyor. Yani evlilik yolu ile kölelerin özgürleştirilmesi hedefleniyor. 

Ne diyelim; Peygamber Hadislerde ve ayetlerin pratik uygulamalarında köleleri özgürleştirmeye çalışırken;  Allah ayetlerin bir çoğunda açık ve net bir şekilde köle yapmayın hatta köleleri özgürleştirin derken; siz kitabı kendinize uydurup evlere şenlik yorumlar yaparak köleliği İslam emrediyormuş gibi gösterirseniz bunun adına ben din alimliği değil din tacirliği derim. 

Saf suresi 7. Ayette Allah’ın dediği gibi “Allah adına yalan yanlış şeyler söyleyenden daha zalim kim vardır ?”

Sözün özü  “Deist arkadaşlar bu yorumlara bakarak İslam köleliği kaldırmamış derse büyük bir yanılgıya düşmüş olurlar ki; buda İslam’a gerçekten yürek vermiş insanlara ve gerçekten doğruyu bulma çabası ile hayatını geçiren alimlere büyük bir haksızlık yapılmış olur. Turan Dursun ve onun gibi adamların kitaplarını okuyup o kitapların içindeki saçmalıklara bakarak dini o saçmalıklardan ibaret olarak algılamak, hem insanın kendisine, hem de ister din olsun ister bir ideoloji olsun o fikre yapılmış  en büyük haksızlıktır. Bunu yapmayalım. Araştıralım, soruşturalım ve doğruyu bulma gayreti ile gerçeklere ulaşmayak için çaba sarfedelim.

İslam da ejderha kavramına bu yazımda yer verecektim ancak; yine bize ayrılan alanın sonuna geldik. Ayrıca konuyu araştırırken katkılarından ötürü sevgili dostum Ekrem Çelik’e çok teşekkür ediyorum. Bir sonraki makalemde Deizim ve islamda ejderha kavramı üzerinde değerlendirmeler yapacağım. Sonraki makalemde görüşmek üzere.

YORUMLAR

  • 0 Yorum