Hoş görü (3)
ALİ NAİLİ ERDEM

ALİ NAİLİ ERDEM

Hoş görü (3)

22 Eylül 2019 - 18:25

Hoşgörüsüzlük kişinin insan olarak değerinin ret edilmesi demektir ve eğer bir yerde şiddet varsa orada hoşgörü yok demektir. Bir bilinen gerçektir ki hoşgörü, iyilik, güzellik, dayanıklılık kulvarlarında yürür ve sabrın bahçelerinde çiçeklerini verir. 

Anlayışlı olmak, gönül kırmamak hoşgörünün amaçlarıdır. Bu amaca ulaşmada barış kültürü öndedir. Artık orada insan haklarını savunan çifte standartları yok eden bir evrensel saygı ve özgürlük kültürü vardır. Bu eşitliğin zaferidir. Eşit olmak bir diğerini hakir görmemek aşağılamamak alaya almamak ve varlığından rahatsız olmamaktır. 

Bireyin topu topu 4500 haftalık bir ömrü vardır. Bunu güzelliklerle huzur içinde geçirmek varken bir taraftan beyinsel buzlaşmışlığın, bir diğer yandan lanetlenmiş vicdanın beslediği dünya nimetlerine egemen olma ihtirası hoşgörüyü bir silindir gibi ezince şiddet, terör ve savaşlar gemi azıyı alıyor. 

Oysa sevginin sonsuzluğunda kanat açanlarla vicdanlarının seslerinde yaşama bağlananlar hoşgörünün dostları olarak yaşamı anlamlı kılmaktadırlar. Bizim kültürümüzde ve özellikle tasavvufta ilk kural BEN iddiasından uzaklaşmaktır. 

Kurana baktığımızda Hz. ALLAH (c.c.) yaptıklarından bahsederken hep Biz demiştir. 

Hoşgörü Biz'le başlar. Biz'le devam eder. Bu Biz; sınırı, rengi, mevkisi olmayan Biz'dir. 

Irksal ve dinsel ön yargıların emrine girmiş gevşek zihinlerle vicdansızlar hoşgörüsüzlüğün mimarlarıdırlar. 

Zorbalığı, kışkırtıcılığı ve çıkarcılığı yaşam biçimi kılanların karşısında aklıselim sahibi olanlarla vicdanlıların yer alması dünyamızın huzuru için şarttır. Hayatı yalnızca bir süper market olarak görüp insanları da üretenler ve tüketenler diye ikiye ayırmak hoşgörüsüzlüğü en üst noktaya çıkarmıştır. Çünkü bu ekonomi de insan yoktur. Ne kadar üretiyorsan ya da ne kadar tüketiyorsan o kadar insansın anlayışı hoşgörüyü dışlamıştır. 

İnsanlık tarihi faciaların, katliamların, toplu ölümlerin binlercesiyle doludur. Ne bizler "YARADILANI HOŞ GÖRÜRÜZ YARADANDAN ÖTÜRÜ" diyebildik ne gelişmişler çıkardıkları yasalarda ki insanı yaşatabildi. Yine insan elinden çıkmış felaketler, yine gözyaşları yine savaş adı altında yüz binlerin ölümü. 

Yine yürekleri mezar taşları kadar soğuk olanlarla, beyinleri cellatların satırlarından daha kanlı olanlar yaşamı zehir ediyorlar. Bütün bu olumsuzluklara karşın barışın ebedi bayraklarının bir gün dalgalanacağına ve "HER ŞEY İNSANIN MUTLUĞU İÇİNDİR anlayışının yer kürenin bütününde egemenliğini ilan edeceğine inancım tamdır. Biliyorum ki evrim sürecek ve insanlık kardeşçe yaşamayı öğrenecektir.

(Bitti)

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum