Demokrasi fazilettir
ALİ NAİLİ ERDEM

ALİ NAİLİ ERDEM

Demokrasi fazilettir

30 Haziran 2019 - 19:32

Bir Fransız düşünürü "katıksız demokrasi ayak takımının despotizmidir" diyor. De Maistre "Hırstır" diyor. Vaşro "Adaletin temelidir" diyor. Thierry "Demokratik cumhuriyetin sonu" ahlakı bir alçalıştır" diyor. Montesguienen "fazilettir" diyor. Şimdi Ülkemizde olanlara baktığımızda demokrasinin hangi tarifi içinde olacağız. Ben hangi uygulama olursa olsun bir gün mutlaka FAZİLETİN gerçekleşeceğine inanarak fazilet diyorum. Bilmeliyiz ki demokrasi sihirli bir değnek değildir. Bir Sementa da değildir. Hele ilahların insanlık alemine sunduğu mucizeler yaratan bir nesne hiç değildir. Kitapların yazdığına ve siyaset bilimcilerinin söylediklerine ve bir tecrübe yaşadıklarıma göre: 

Aydınlar hukuksuzluklara kutuplar kadar sesiz, kalıyorlarsa demokrasi sıkıntılar içindedir. Süprüntü fikirler her toplumda olur. Önemli olan bunların örnek olmaması ve değer yargıları olarak algılanmamasıdır. Mükemmel demokraside cehaletin tuğrası bir meziyet gibi her yere vurulmamalıdır. Gerçek demokrasi de fikir suç değildir. Mahkemelerde düşünceyi mahkum eden yerler değildir. Eğer herhangi bir toplumda sorgulayan akıl cezalandırılıyorsa orada demokrasi yoktur. Demokrasi bir anlamda fikir bahçesidir. Fikir bahçelerinde dolaşmayanlar küfür çukurlarını mesken edinirler. Toprak suyu nasıl emerse toplumlarda demokrasiyi bütün unsurlarıyla emmeli ve hayata geçirmelidir. 

Bütün bunlarla birlikte demokrasi kendinizin dışında bir başka kişiye ihtiyaç duymaktır. Böylece bir ve beraber olarak olaylara birlikte çözüm bulmaktır. Buna itibar edilmediği takdirde uzlaşma kültürü yok olur. Oysa demokrasi en geniş anlamıyla uzlaşmadır. 

Demokrasiyi kurmak kadar ömürlü kılmak fevkalade zordur. Son yıllar içinde yapılan araştırmalara göre demokrasimizin bu günkü haliyle bir kabuktan ibaret olduğu saptanmıştır. 

Demokratik ilkelerin uygulanmadığı, insan haklarına gereken saygının gösterilmediği anlaşılmaktadır. Öneri olarak ta toplumun okuma alışkanlığının arttırılması, bilgi birikiminin üst seviyelere çıkarılması yayımcıların üretimlerini özgürce yapması ve düşüncenin cezalandırılmaması ifade edilmiştir. 

Gerek teoride ve gerekse uygulamada demokrasi zeka disiplininden geçmez, sevgi ile mayalandırılmazsa ve birde sorumsuzluk belasına teslim edilirse huzursuzluklar isyana dönüşür ve barış içinde yaşamak yok olur. Karamsarlığın ve umutsuzluğun mevcudiyeti halkın üzerine ölü toprağı serper ki hiç kimse hiçbir şey için parmağını bile oynatmaz. Bu nedenlidir ki gelişmiş toplumlar ülkelerini düşünce özgürlüğünün mabedi kılmışlardır. Aksi halinin ülkeyi hudutsuz hapishane haline getireceği bilinmektedir. Bu sebepledir ki demokrasi kültürüne sahip olan toplumlarda demokrasi bir saat ahengiyle işler. 

Demokrasi kültürünü yaşama geçiren toplumlarda meclis örnek davranışları temsil eder. Hiç bir küfür meclisin içine girmediği gibi hiçbir kavga da yaşanmaz. 

"Ballar balını buldum, kovanım yağma ola" gibi barışın, sevginin ve saygının mihrabı olur. 

Demokrasi camdan bir kavanoz değildir. Ancak kırılırsa zor yapıştırılır. Bizler daha demokrasinin çok başlarındayız. Yolumuz bir hayli sıkıntılı. Çetin bir uğraşın içinden sağlıklı çıkmamız için aklı, bilimi ve özgürlükleri bir kara sevda gibi gönülde ve kafada var etmemiz ve uygulamada gerçekleştirmemiz gerek. ister muhafazakar, ister liberal modeller içinde olsun fikirler boğulursa şahsiyetsizlik itibar görürse yalakalık baş tacı edilirse demokrasiden söz edilemez. 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum