CUMHURİYET VE MADDİ DURUM
ALİ NAİLİ ERDEM

ALİ NAİLİ ERDEM

CUMHURİYET VE MADDİ DURUM

03 Kasım 2019 - 16:57

O yılların ‘’Maddi’’ tablosuna bakmak istiyorum. 

Bizler milli gelirimizin ne olduğunu ancak 1927 yılında öğreniyoruz. Cumhuriyetin ilanından 1927 yılına kadar geçen süredeki milli gelirimizi bilmiyoruz. 

1927 de gayri safi milli gelirimiz bir milyar altı yüz beş milyondur. 

Nüfusumuz 1927 yılında yapılan nüfus sayımına göre on üç milyon altı yüz kırk sekiz bin iki yüz yetmiş 

Hepsi hepsi milli banka olarak bir tek Ziraat Bankası vardır. 

Doğru dürüst bir sanayi yok. Yok ... Yok ... Yok ... 1923 yılında kişi başına düşen milli gelir 50 dolardır. 

Falih Rıfkı Atay "Batış Yılları" adlı eserinde "1912 yılında Osmanlı imparatorluğunda meslek sahibi olarak bir Müslüman Türkün olmadığını yazar ... 1914 yılına kadar şirketler, piyasalar, bankalar ve kulüpler Türklere kapalıydı. Elektrikle tanışmamız 

1920 yılında oluyor. Tarsus ilçesinde bir adam değirmenin milinden transmisyonla 60 kilovatlık bir dinamo elde ediyor 

1923 ün Türkiye’sinde 4894 ilkokul, 72 ortaokul, 23 lise, 64 mesleki ve teknik okul ile bir üniversite var. Yeni bir devletin kurulduğuna inananlarla bir millet uyanıyordu ve bu uyanış Cumhuriyetle bütünleşerek uygarlığın ufkuna yükseldi. 

Uygarlık yolundaki ikinci taşımız CUMHURİYETİMİZDİR... 

Cumhuriyet bizim milli vicdanımızın sesidir. Kopya değildir. Kendi şartlarımızdan ve kendi gerçeklerimizden doğmuştur.  

Ancak bu görüşün aksi olan iddialar bugünde söylenmektedir. Olayları doğrusundan yorumlayanlar Cumhuriyetimizin çok dilli, 

çok dinli ve çok uluslu bir imparatorluktan çıktığında ittifak halindedirler. Cumhuriyet bir FAZİLETLER buketidir. Bir büyük devrim olan cumhuriyet bozkırın çalı dibini saray kılan insanımızı uygarlığın zirvesine çıkarmanın yollarını açmıştır. 

Üçüncü Cumhur Başkanımız Celal Bayar Atatürk Metodolojisi eserinde Cumhuriyetimizin MİLLİYETÇİLİK ve LAİKLİK üzerine bina edildiğini anlatmıştır ... 

Uzun yıllar genellikle politika zemininde münakaşası süren dava edilip mahkemeye verilen MİLLİYETÇİLİK bizim devlet siyasetimizde ne şovenliktir, ne gericiliktir ve nede faşizmdir. 

Bizim ısrarla savunduğumuz Milliyetçilik vatanla bütünleşen, kendi öz değerlerimizle yoğrulan, kendi insanından başlamak şartı ile tüm insanların bağımsız ve hür yaşamalarını isteyen, milli kültürümüzü korumayı ve özelliğini kaybetmeden evrensel platformlara çıkmasının uğraşını veren sevecen ve barışçıl bir dünya görüşüdür. Ayaklar altında ezilmez, EZİLEMEZ. 

Bizler her Türk vatandaşının Dünyanın her yerinde saygın bir kişi olarak selamlanmasının mücadelesindeyiz.; 

Bu da UYGARLIK AVRUPASI OLMAKLA GERÇEKLEŞECEKTİR. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum