Çağ bilim ve akıl çağı (1)
ALİ NAİLİ ERDEM

ALİ NAİLİ ERDEM

Çağ bilim ve akıl çağı (1)

25 Ağustos 2019 - 18:03

Temennim odur ki ilgililer raporu ciddiye alıp gerekli tedbirleri alırlar. Cumhuriyeti kuranlar sağlıklı bir görüşle "Bir tek tarikat vardır. O da medeniyet tarikatıdır" demişlerdir. Doğru olan da budur. 

Yirmi sene parlamentoda değişik bakanlıklarda görev aldım. Her defasında gördüm ki doğal kaynaklanma sınırlıdır. Bizler gelişmemiz için gereken ham maddenin ve kaynağın bir kısmını dışarıdan ithal ediyoruz. Hatta sermaye ve tasarrufu bile ithal ediyoruz. 

Çağ bilim ve akıl çağı olup en büyük zenginlikte insan kaynağıdır. Bu kaynağın iyi yetişmiş insanlardan oluşması halinde zengin ve saygın bir ülke olmamız kaçınılmazdır. Öyleyse yüksek teknolojiyi bilen, üreten, kullanan araştırmanın ve geliştirmenin bizzat içinde yaşayan yenilikçiliğe sevdalı bireyleri yetiştirmek eğitimin ana görevidir. 

Teknoloji baş döndüren bir süratle her saniye yeni bir ürünü veriyor. Yeni, yepyeni meslekler bir biri arkasına doğuyor. Dünler içinde peşinden koşulan meslekler kayboluyor. Mümkündür ki şimdi en önde olan meslekler bile 10-15 yıl sonra mazi olacaktır. Bunun içindir ki eğitimin teknolojiden kopmaksızın beşikten mezara kadar sürmesi kaçınılmazdır. 

Bugün bilgi en önemli iktisadi kaynaktır. Bu kaynağı işler halde tutmak toplumun refah içinde yaşamasını temin etmek demektir. Tüketime gömülmüş cahil bir toplum olma tehlikesini yok  etmek, ancak eğitimi aklın ve bilimin ufuklarında çoğaltmakla mümkündür bu da eğitimcilere düşen bir görevdir. 

Günümüzde hemen her şey teknolojiye dayanmaktadır. Şu anda devletler de, insanlarda paraya koşuyorlar. Doyumsuzluk korkunç boyutlardadır. Kanaat ehli kaybolmuştur. Artık bilinen bir gerçektir ki eğitim ekonomik boyut itibariyle beşeri sermaye demektir. 

Çağın anlayışına göre eğitimi düzenlemek asıl olduğuna göre bizim eğitimimiz ezbercilikten ve bilinenleri tekrardan kaçmaya ve bilimsellikten nasibini almamış çağ dışılıktan kurtulmak zorundadır. Aksi halde yerimizde patinaj yaparız ve millet Ay’a giderken bizler yine Mersin’e gideriz. 

Yöneticiler bu dünyanın saadetinden de, sefaletinden de sorumludurlar. Dostoyevski "Herkes, her şeyden her kese karşı sorumludur" derken Kuran insan ki o sorumlu diyor. Öyleyse eğitimin bir diğer önemli görevi sorumluluk bilincine sahip kuşaklar yetiştirmektir. İyi eğitilmiş bir insan gücü verimli bir ekonomi anlamına gelir. Bu çerçeveden baktığımızda bilgi temelli bir ekonominin oluştuğunu görüyoruz. Bilgi temelli ekonominin önünde de yenilikçi ve girişimci insan bulunur. Bu nedenledir ki ekonomik başarı eğitim sisteminin niteliği ile yakından ilgilidir. 

Okul hayatta geçerli olan bilgileri verdiği ölçüde iş hayatı ile eğitimin birbirlerini anlayış içinde tamamladıkları görülüyor. 

Bugün iş dünyası ile eğitimin bağlantısı kurulmadığı için işadamları kendileri okul açmayı çıkar yol olarak benimsemişlerdir. Çokça üniversite ve orta öğrenim düzeyinde okul sermaye sahipleriyle iş adamları tarafından açılmaktadır. 

(Devamı var)

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum