Yazarımız Bülent Uğur Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin kutlamasında gazetemizi ve ülkemizi temsil etti.

Uğur yaptığı açıklamada "2022 yılı Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın kararnamesi ile Azerbaycan’da “Şuşa Yılı” olarak ilan edilmişti. Buna binaen; Pirallahı İcra Hakimiyeti (Kaymakamlığı) kendisine bağlı olan Çocuk ve Gençler Gelişme Merkezi ile birlikte “Karabağ Şuşa – Zaferin Mübarek Azerbaycan” isimli bir toplantı düzenlemişti. Toplantıda; İcra Başçısı Vasıf İmanov, Devlet İdare Akademisi Profesörü Elçin Ahmedov, Bakü Devlet Üniversitesi’nde İlmi İşler Dekan Yardımcısı Sevda Süleymanova, Bakü Valiliği Vatan Savaşı Katılımcıları ve Şehit Aileleri ile ilgili Şube Müdürü Cavit Ferhatov, Azerbaycan Metbuat Şurası İdare Heyeti üyesi Azer Hasret, Halk Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Eflatun Amaşov birer konuşma yaptı. Ben de Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin tarihi, geçmişi ve bugünkü birlikteliğimizi ifade eden bir konuşma yaptım. Karabağ’a ilişkin bir video sunumunun da yapıldığı toplantı sonunda çocuklar ve gençler son derece güzel dans gösterileri yaptı, şiirler, şarkılar okudu.

"Su Verimliliği Seferberliği" başlatılacak "Su Verimliliği Seferberliği" başlatılacak

Dans gösterisi sonunda “bayraklar havaya” dendi. Salonun önünde oturuyordum, arkama döndüğümde oturanların ellerindeki Azerbaycan ve Türkiye bayraklarını salladıklarını gördüm. Çok duygulandım. Ama bitmedi… Ardından sahneye giren çocuklar ve onların başlarında bulunan 2 genç ellerinde Azerbaycan ve Türkiye bayrakları ile sahnede sıralandılar. Azerbaycan ve Türkiye ile ilgili şarkılar söylediler. Tüm salonda heyecan seli vardı. Benim tüylerim diken diken oldu. Bunu anlatmaya kelimeler yetmez. Bunun anlamı şuydu: Azerbaycan – Türkiye kardeşliği ebedidir.

Tüm gösteriler bittiğinde gençler ve çocuklar ile fotoğraflar çektirdik. Orada bulunan gaziler de bu çekime katıldı. Gazilerin her birini tebrik ettim. Bu vatanın onlar sayesinde “Vatan” olduğunu söyledim. Salon çıkışında Vasıf Bey, beni bir şehit babası ile tanıştırdı. O anda yapmak istediğim tek şey şehit babasının elini öpmeye kalkmak oldu. O bana müsaade etmedi. Ama o bir babaydı, hem de şehit babası. Tüm makamların üzerinde bulunan şehitliğe kavuşmuş bir evladın babasıydı. Yaşının bana yakın olmasının benim gözümde hiç önemi yoktu. Öpülesi elleri vardı.

Toplantının yapıldığı Gençler Merkezi salonunun alt katı Haydar Aliyev Müzesi olarak dizayn edilmiş. Ulu Önder Haydar Aliyev’in yaşamına ilişkin birçok belge, fotoğraf burada sergilenmekte. Salonda yapılan toplantı ile alakalı Şuşa fotoğrafları yine burada sergilenmişti.

Sonuçta müthiş bir organizasyonun bizzat gözlemcisi oldum. İcra Başçısı Vasıf İmanov yönetiminde, Yardımcısı Vezir Sefihanov ve Çocuk ve Gençler Gelişme Merkezi Müdürü Gülare Quluzade idaresi ile çok güzel iş çıkartılmıştı. İcra Başçısının Yardımcısı Vezir Bey akşam bize bir yemek verdi. Yemekte kendisinin Şuşa’lı olduğunu ve daha yeni yaptırdığı evini Birinci Karabağ Savaşı sırasında terk etmek zorunda kaldığını öğrendim. Acı olayı yaşayanlardan sadece birisiydi." ifadelerini kullandı.