SELAHATTİN ÖZTÜRK

SELAHATTİN ÖZTÜRK

İMANİ GÜZELLİKLER

Müslümanın en temel görevi, her ne kadar tam bilemezsek bile, Allah'ı BİLMEK üzere gayret sarf etmek olmalıdır. Allah'ı bilmek, Ruhi-bedeni ve fikri hayatın yegâne ANLAMIDIR. İnsan, Ruh ve bedene sahip bir varlıktır. Bu iki kıymeti, Allah ne diyorsa O, prensibi gereği, O'nun çizdiği İSTİKAMET üzere(Hidayet yolu) üzerine yönlendirerek, güzel bir RUHİ yapı ve güzel bir BEDENE sahip olmak temel esas olmalıdır.

Müslüman mutlaka Allah'ın huzuruna çıkacağı günün hesabı içerisinde olmalıdır. O'nun la mutlaka kavuşacağı bilincini taşımalıdır. AK ve KARANIN belli olacağı yer orasıdır. Bundan dolayıdır ki, bize kimliğimizi kazandıracak HAK ve HAKİKATI öğrenerek gerçek İMAN cevherini ortaya koymalıyız. Nereden gelip nereye gideceğimizi bilmek, İstikamet yönünü Rabbın istediği şekilde tayin etmek, geçmişten günümüze yapılagelen bütün İYİLİK ve GÜZELLİKLERİ takiple, en ufak bir SAPMA göstermeden biz de uygulamak zorundayız.

Yaşanılan hayatın herkes için bir takım sıkıntıları olacaktır. Bu durum günümüze ait değil, her dönem için geçerlidir. Geçmiş ,bugün ve gelecek için. Ancak hiç bir sıkıntı ilelebet sürmez. Mutlaka bir gün biter. Hava bazen fırtınalı olur, bazen de açık ve berrak olabilir. Rüzgârların hareketi durumu değiştirebilir. Buralarda fazla takılıp kalınmamalıdır. Allah'tan geldik, O'na döneceğiz. Mühim olan, dertler de dahil her şeyin sahibi olan Allah ile irtibat-iletişim kanallarının hiç kapanmamasıdır. Her hareketimiz, konuşmamız, iş tutmamız v.b...Her işimiz KUR'AN'A uygun olmalı. Düşünce de, şükür-Sabır ve zikirde kuvvetli duruş sahibi olabilmemizdir.

Müslümanca bir tavır içerisinde yol yürüyüşümüz düzgün, Amellerimiz güzel, Niyetimiz de Halis olursa, bir bakarız ki, Allah bizleri kendi ÂHLÂKIYLA âhlâklandırmıştır. Merhametinden sual mi olur. Gerçek hazzın- lezzetin-keyifin yeri ve merkezi Allah'ın yanındadır. Günümüzde maalesef maddeye yeterinden fazla bağlanmaktan kaynaklı bu güzellikler bambaşka yerlerde aranmaktadır. Ancak, huzur ve mutluluk da bir türlü yakalanamamaktadır.

SADÎ-İ ŞIRAZI: "Büyük insanların elinde MAL durmaz. Aşığın gönlünde SABIR, Kalbur da SU nasıl durmazsa"der.

Müslüman, Allah'ın cömertliğinin gereği kendisine verdiklerini, kendisi de Cömertlik tecellisi gereği, makul yeterli olandan fazlasını elinde fazla tutmadan hemen PAYLAŞMAYI tercih etmelidir. Kendisindeki AĞIRLIKLARI ne kadar hafifletirse, o kadar KALBİNDE tatmin olma hali tecelli eder. Böylece Kullarla muhabbet artış gösterir, Allah ile de YAKINLIK oluşmuş olur. Kul böylece gerçek maanada KULLUĞUN zevkine kavuşmuş olur.

Cuma bayramınızı tebrik ederim. Selamlar Allah'a emanet olunuz. Grb.K.S.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SELAHATTİN ÖZTÜRK Arşivi