Yapay zekanın temelleri 2. Dünya savaşında Almanların Enigma şifreleme makinesini yapmasi ile atıldı diyebiliriz. Bu şifreleme makinesinin çalışma prensibini çözen dahi bilim insanı Alan Turing dir. Turing bu şekilde savaşın kaderini değiştirdi. Aslında tüm insanlık tarihini değiştireceğini kim bilebilirdi? Peki Turing’in buluşu Yapay Zeka çalışmalarına katkısı nasıl oldu ?

Turing bir çok farklı kombinasyonu değerlendirebilen bir makine icat ederek enigma makinesinin sırrını çözmüştü. Tabiki o zamanlar bu kombinasyonları işlemek  çok uzun bir sürede gerçekleşiyordu. Daha önceki yazılarımda bahsettiğim Quantum bilgisayarları kadar hızlı çalışmıyordu. Lakin system aynı işliyordu. Bir makine var. İçinde yüklü olan binlerce kombinasyonu deneyerek şifreli bir metni çözüyor. Şu andaki Yapay Zeka çalışmalarının mantığıda aynı  gibi, aradaki fark binlerce değil, milyonlarca kombinasyon arasından en iyi kararı verebilen makineler olmaları.

Daha sonra Turing, Yapay Zeka çalışmalarında hala kullanılan Turing testini geliştirdi. Peki nedir Turing testi?

Turing testi; yapay zekanın başarısını ölçen bir test. Bir soru soruluyor. Bu soruya yapay zeka ve insan aynı anda cevap veriyor. Verilen cevaplara  bakarak hangisi insan, hangisi yapay zeka olduğunu eğer anlayamıyorsan o yapay zeka başarılıdır. Çünkü o zaman yapay zeka gerçek insan karakterinde çalışıyor denilebilir.  Yapay zeka 1950 lerde satranç oyununda kullanılmaya başlandı. İnsana karşı makine! Bunlar sembolik yapay zekanın ilk örnekleriydi diyebiliriz. Burada yapay zekanın 2 ye ayrıldığınnı söylemek gerekli. Peki diğeri nedir dersek oda sibernetik yapay zeka. Hemen akıllara sibernetik organizma kelimesi geliyor değil mi? Terminatör filminin en popüler kelimelerinden birisiydi. Filimdeki robot “ben sibernetik bir organizmayım” diyordu. Hepimizde hayranlıkla izliyorduk bu sahneleri. Bu filmi izlemeyenleriniz varsa mutlaka izleyin.

Sembolik yapay zeka sadece düz mantık gerektiren işlemlerde işe yarıyordu. Şifre çözmek, satranç oyunu gibi oyunlar oynamak vb. Peki sibernetik yapay zeka nedir ? öncekikle sibernetik nedir onu tanımlayalım zaten sibernetik yapay zekanın ne olduğunu herkes tahmin edecektir. 

Sibernetik; insani müdahaleye gerek duymadan, dış dünyanın gereksinimlerine göre kendinin yenileyip, kendisine verilen görevleri yerine getirip amacına göre hareket etmesini sağlayan yapay veya biyolojik sistemlerin kontrol ve haberleşmesi üzerinde yoğunlaşan bir bilim dalıdır.

Sibernetik Yapay zeka’da aynı şekilde kendisini yenileyebilen, yeni şeyler öğrenebilen sembolik yapay zekanın çözdüğünden daha karmaşık problemleri çözebilen sistemlerdir. Günümüzdeki Yapay Zeka çalışmalarındaki en önemli  ve dikkat çekici nokta kendi kendine karar verebilen bir sistem olması. Bu şimdi konuşacağımız “Peki Yapay zeka ileride insanlık için bir tehlike oluşturuyor mu?” sorusunu gündeme getiriyor. Neden oluşturmasın? Ülkeye tehdit oluşturduğu için bir ülkenin nükleer başlıklı füzeleri ile başka bir ülkeyi vuramaz mı? Sonuçta Yapay Zeka kendisine verilen görev doğrultusunda kendisini geliştirip kendi kararlarını verebilen sistemler. Bu yetkiyi yapay zeka’ya vermedik diyelim. Bu yetkiyi kendisinin daha iyi yöneteceği kararını alıp tüm sistemin yönetimini kendisi alamaz mı? Tüm erişim kodları, tüm bilişimsel otomasyon ağını kontrolü altına alamaz mı? Sonuçta en doğru şeye karar verip yapması için programlanmış bir sistemden bahsediyoruz.  Stephen Hawking “Yapay Zeka insanlığın son icadı olacak” dedi. Bu sözü söylerken yukarıdaki saydığımız olası senoryaları düşünerek söylemiş olabilir mi? İnsanlık kendi sonunu mu hazırlıyor? Bunların hepsi olası komplo teorileridir. Nitekim facebook geliştirdiği 2 tane Yapay Zeka robotunu kapatmak zorunda kaldı. Neden mi? Kendi dillerini geliştirdikleri için. Aralarında farklı bir dil kullanarak konuşmaya başladıklarının anlaşılmasının ardından Facebook robotları kapatma kararı aldı. Kapatıldıklarını zannetmiyorum. Hatta çalışmayı daha da derinleştirdikleri düşüncesindeyim. Tüm bu gelişmelerden sonra şunu eklemek istiyorum ki; Dünya nerede, biz neredeyiz. Bu sözü hepimiz sürekli olarak tekrarlıyoruz. Hak vermemek mümkün mü? Dünya Yapay Zeka’yı kullanarak robotlar üretmeye başladığı bir dönemde biz hala ideolojileri tartışır durumdayız. Artık dünya başka bir boyuta doğru evriliyor. Bizlerinde artık ideolojik çatışmaları bir tarafa  bırakıp, Bilimsel çalışmalara ağırlık vermeli ve değişen dünya düzeninde yerimizi güçlü bir şekilde almamız gerekli olduğu düşüncesindeyim.

Bir sonraki yazımda hepimize yabancı olmayan bir konudan bahsedeceğim. Aşkın kitabını yazmaya çalışanlar oldu. Bende önümüzdeki yazımda Aşkın makalesini yazmaya çalışacağım. Önümüzdeki hafta Aşk’ın makelesi ile görüşmek üzere.

E-mail-Facebook-İnstagram: halukozgurnet@outlook.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.