Şehitler Abidesi'nde Cumhuriyet'in 100. yılına özel düzenlemeler yapılıyor Şehitler Abidesi'nde Cumhuriyet'in 100. yılına özel düzenlemeler yapılıyor

Uluslararası İzmir Sefarad Kültür Festivali kapsamında, rehberler eşliğinde sinagoglar gezisi, Akdeniz Sefarad Müziği dinletileri, film gösterimleri ve farklı kültürel etkinlikler düzenlenecek.

Festivalde bir Yahudi bayramı olan Hanuka nedeniyle mum yakma töreni de yapılacak.

Sefarad Kültür Kolektifi, Konak Belediyesi ve İzmir Musevi cemaati iş birliğinde, "Birbirimizle tanışalım" sloganıyla yapılacak festivalin, kültürler arası bir buluşmaya dönüştürülmesi hedefleniyor.

Sefarad kültürü uzmanı yabancı konukların söyleşilerinin de yer alacağı festivale katılmak için Romanya, İspanya, Almanya ve ABD'den birçok kişi de rezervasyon başvurusunda bulundu.

Osmanlı İmparatorluğu'nun kucak açtığı Yahudilerin yaşattığı kültür

Sefarad Kültür Kolektifi Başkanı Nesim Bencoya, , kültür mirasını koruma amacıyla yola çıktıklarını, sinagoglar bölgesinde bir açık hava müzesi ile ziyaret merkezi kurmak için çalışmalar yaptıklarını, festivallerle yurt dışına açıldıklarını söyledi.

Bencoya, 16. yüzyılda İspanya'daki engizisyondan kaçarak kendilerine kucak açan Osmanlı İmparatorluğu'nun desteğiyle Anadolu topraklarına yerleşen Yahudilerin, İzmir'de bir Sefarad kültürü geliştirdiğini ve yaşattığını dile getirdi.

İzmir'in Sefarad kültüründe, Sefaradların da İzmir kültüründe önemli bir yer tuttuğunu ifade eden Bencoya, şöyle konuştu:

"Bugün İzmir'in simgelerinden biri haline gelmiş olan boyoz mesela, Sefarad Yahudilerinin İspanya'dan Anadolu'ya, özellikle İzmir'e getirmiş olduğu bir hamur işidir. Zaten boyoz, Türkçe bir kelime değil, İspanyolcadır. Bu gastronomi açısından önemlidir. Müzik ve sanat açısından da karşılıklı etkileşim söz konusudur. Çok karışıktır, birbirine karışmış durumdadır. Mesela biz ilahilerimizi ve halk şarkılarımızı klasik Türk müziği makamlarında söyleriz. Avrupa'da bu geçerli değil. Sadece İzmir'de değil, İstanbul'da da böyle bir durum vardır."

Nesim Bencoya, festivallerin, Sefarad geleneklerini kültürel bir miras olarak geleceğe taşımanın yollarından biri olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

"Dünyada da bilinmesini istiyoruz. Çünkü İzmir gerçekten Sefarad Yahudiliğinin 17. ve 18. yüzyıllardaki merkezi. Bunu müzikte, yemekte, mimaride, her yerde görüyoruz; sinagoglar var burada... Müthiş bir şey aslında, hem prestij açısından hem de turistik açıdan. Bu festival de her ne kadar bir nevi kaybolmuş olan Sefarad kültürünü tekrar öne çıkarmaya, tekrar bu kentin parçası yapmaya yönelikse de aynı zamanda turizme de yönelik."