Temeli Olmayan Çatı Kurmuşlar

Temeli Olmayan Çatı Kurmuşlar
Başbakan Erdoğan, CHP ve MHP'nin cumhurbaşkanı adayı olarak İhsanoğlu'nu önermesiyle ilgili, 'Kendilerine göre temeli olmayan çatı kurmuşlar. Bu çatıları hayırlı olsun' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP ve MHP"nin cumhurbaşkanı adayı olarak Ekmeleddin İhsanoğlu"nu önermesiyle ilgili, "Bu konuda benim söyleyecek hiçbir şeyim yok. 10 Ağustos"ta milletimiz nihai kararını verecektir. Dolayısıyla ben öyledir, böyledir, bunları söylememe gerek yok. Onları zaten Kılıçdaroğlu söylüyor, Sayın Bahçeli de söylüyor. Onlar kendilerine göre temeli olmayan çatı kurmuşlar. Bu çatıları hayırlı olsun" dedi.

 

Başbakan Erdoğan, Avusturya"nın başkenti Viyana"ya gitmeden önce Esenboğa Havalimanı"nda basın toplantısı düzenledi. Avusturya ve Fransa"yı kapsayan ziyaretiyle ilgili bilgi veren Erdoğan, Viyana ziyaretinde Avusturya Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz"u kabul edeceğini söyledi.

 

Kabulde, Kurz ile Avusturya-Türkiye ikili görüşmeleri yapacaklarını, ilişkilerin değerlendirileceğini anlatan Erdoğan, bunun yanında son haftalarda komşu ülkelerde meydana gelen gelişmeleri de ele alma fırsatı bulacaklarını kaydetti.

 

Avusturya"da yaşayan 200 bini aşkın Türk vatandaşı bulunduğuna işaret eden Başbakan Erdoğan, "Vatandaşlarımızın sorunlarını orada değerlendirme fırsatımız da olacak. Hepsinden önemlisi de bugün Avusturya"da vatandaşlarımıza yapacağım hitap, konuşma teşkil edecektir. Bu geceyi Avusturya"da geçireceğiz" diye konuştu.

 

Erdoğan, yarın öğlen civarı Avusturya"dan Fransa"ya geçeceğini belirterek, Paris"te Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ile bir araya geleceklerini bildirdi.

 

Hollande ile görüşmesinde, Türkiye-Fransa ilişkilerinin tarihi geçmişini göz önünde bulundurarak ikili tüm ticari, siyasi ve askeri ilişkileri değerlendireceklerini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

 

"Bunun yanında da yine Paris"ten Lyon"a geçeceğiz. Biliyorsunuz Lyon"da yoğun Türk vatandaşları orada yaşıyor. Fransa"da bugün 600 bini aşkın Türk var. Bunların bizdeki kayıtlara göre, 300 bini aynı zamanda çifte vatandaştır. Aynı zamanda Fransa  vatandaşı. Son dönemlerde de ciddi manada Fransa"nın yerel siyasetinde vatandaşlarımız aktif olmaya başladılar. 170"e yakın belediye meclislerinde şu anda görev alan vatandaşımız var. Temennim o dur ki kısa zaman içerisinde Fransa"nın federal yapısı içerisinde de vatandaşlarımız, Almanya"da olduğu gibi yer almaya başlarlar."

 

Lyon"da göre, 20 bin kişilik kapalı spor salonunda Türk vatandaşlarına hitap edeceklerini, ayrıca oradaki STK"larla da bir araya geleceğini bildirdi.

 

Cumartesi akşam geç saatlerde yurda dönüş yapacağını anlatan Erdoğan, ziyaretinde kendisine Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, Avrupa Birliği Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Gençlik ve Spor Bakanı Çağatay Kılıç, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay, AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, eski Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Ataş, Avusturya Dostluk Gurup Başkanı Tevfik Ziyaeddin Akbulut, Fransa Dostluk Gurup Başkanı Kasım Gürpınar, İstanbul Milletvekili Metin Külünk, eski Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım"ın eşlik edeceğini kaydetti.

 

 Erdoğan, Esenboğa Havalimanı yeni yapılan salonda ilk defa basın toplantısı düzenlediğini belirterek, salonun hayırlı olmasını diledi.

 

Soruları yanıtladı

 

Bir gazetecinin "Ekmeleddin İhsanoğlu ismi sizin için şaşırtıcı oldu mu? Sizin de bir yandan Köşk istişareleriniz devam ediyor, anketler de yaptırıyorsunuz. Gelinen noktada hem sizin siyasi geleceğinizle ilgili hem de partinizin geleceğiyle ilgili düşünceleriniz biraz daha netleşti mi? Adaylık için 3 Temmuz"a kadar bekleyecek misiniz? Özellikle ailenizin köşk adaylığınıza çok da sıcak bakmadığı yönünde bazı haberler de var. Bunlar doğru mudur?" şeklinde sorusuna karşılık Erdoğan, AK Parti"nin ilkelerin partisi olduğunu söyledi.

 

Başbakan Erdoğan, ilkelerin partisi olarak rüzgar karşısında savrulan yaprak gibi olmayı hiçbir zaman düşünmediklerini ve düşünmeyeceklerini vurguladı.

 

AK Parti"nin istişarelere dayalı olarak çalışmalarını yürüttüğünü belirten Erdoğan, şunları söyledi:

 

"AK Parti, kendi içindeki tüm istişarelerini, mekanizmalarını çalıştırmak suretiyle ki, bunun en önemli ayağını partimizin büyük kongre delegeleri teşkil etmektedir. Büyük kongre delegelerimizin tamamıyla bu istişareyi yapmış vaziyetteyiz. Milletvekillerimizin tamamıyla bu istişareyi yapmış durumdayız. Bütün bunların yanında partimizin kurucularıyla aynı şekilde bu istişareyi yapmış vaziyetteyiz. Bütün arkadaşlarımızın yazılı olarak beyanlarını almış vaziyetteyiz. Bu yazılı beyanlar karşısında talep nedir, teklif nedir bunları şu anda görmüş durumdayız. Bunun dışında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız ile de, tabii her ne kadar şu anda bulunduğu konum onunla ilgili olarak bir tarafsızlığı gerektiriyorsa da partimin bir mensubu olması hasebiyle ve yarın bu ülkede cumhurbaşkanının bir vekili olması hasebiyle meclis başkanımızın da bir kanaatini almayı prensip olarak doğru buldum. Kendisini de ziyaret ederek bu konuda düşüncelerini aldım."

 

"Ay sonu itibarıyla nihai kararımızı, milletimizle paylaşırız"

 

Başbakan Erdoğan, dün çok geniş kapsamlı bir görüşme yaptığını, TOBB tarafından yapılmış bir davetle bu görüşmenin gerçekleştiğini hatırlattı.  

Türkiye"deki işveren kuruluşlarının STK"larının başkanlarıyla bir araya geldiklerini vurgulayan Erdoğan, "Orada kendilerinin bu seçimle ilgili beklentilerini bizzat kendilerinden dinleme fırsatını buldum. Pazartesi günü aynı şekilde yine Türkiye Esnaf Sanatkarları Konfederasyonun davetiyle yine orada STK"larla özellikle işçi sendikaları konfederasyonlarının birlikte olacağı bir toplantıya katılacağım. Orada da yine bütün bu kuruluşlarımızın, ki bunlar Türkiyemizin önde lider kuruluşlarıdır. Ağırlıklı olarak burada zaten temsil kendini bulmaktadır. Onların da kanaatlerini, düşüncelerini alma fırsatım olacak. Bu şekilde, bu süreci devam ettirirken bir de parlamento dışındaki partilerden bir kısmını ziyaret fırsatım olacak. Onları da ziyaret ettikten sonra ay sonu itibarıyla inşallah bizler de nihai kararımızı milletimizle paylaşırız" değerlendirmesinde bulundu.

 

Başbakan Erdoğan, konuyla ilgili başka söyleyecek hiçbir şeyinin olmadığını, en güzel açıklamayı 10 Ağustos"ta milletin yapacağının altını çizerek, "Ben öyledir, böyledir falan... bunları söylememe gerek yok. Onları zaten Sayın Kılıçdaroğlu söylüyor, Sayın Bahçeli de söylüyor. Onlar kendilerine göre temeli olmayan bir çatı kurmuşlar, bu çatıları hayırlı olsun" diye konuştu.

 

"Biz bin düşünürüz, bir konuşuruz"

 

"CHP içinde Ekmeleddin İhsanoğlu konusunda bir ayrışma olduğu" hatırlatılan Erdoğan, şunları kaydetti:

 

"CHP"nin temsilcisi değilim, beni ilgilendirmiyor. Bu onların sorunudur, onların kendi iç sorunudur. AK Parti, ilkelerin partisidir. Biz bin düşünürüz, bir konuşuruz. Bizim düşünce sürecimiz devam etmektedir. Bunun gereği olarak da inşallah ay sonu itibarıyla kararımızı açıklayacağız. Ama CHP"nin içinde şu olmuş, MHP"nin içinde bu olmuş bunlar bizi ilgilendirmiyor. Biz, sadece kendi işimize bakarız. Biz, seçilecek cumhurbaşkanının neler yapması gerektiğini bilen bir partiyiz. Bunu bundan sonra öğretecek bir parti değiliz. AK Parti, siyaseti bilen, siyaseti dünyada çok farklı bir konuma taşımış bir partidir. Özellikle de merkez siyaseti bu ülkede başlatmış bir partidir. Dünyada artık üzerinde hamdolsun tezlerin yazıldığı, makalelerin bolca yazıldığı bir siyasi partidir. Bu ilkelerimizden taviz vermeden adımımızı atarak, inşallah milletin bize çizmiş olduğu rol bugüne kadar neyse, biz ona nasıl uyduysak o güzergahta inşallah yolumuza devam edeceğiz. Olay budur."

 

AYM"nin Balyoz Davası kararı

 

Erdoğan, "Dün Anayasa Mahkemesi (AYM) Balyoz Davası"yla ilgili önemli bir karar verdi. Bu konu hakkında değerlendirmeniz nedir?" sorusu üzerine, şunları söyledi:

 

"Biliyorsunuz bu yolu açan iktidar biziz. Bunu ne CHP açmıştır, ne MHP açmıştır, ne HDP açmıştır. Bunu, son referandumla biliyorsunuz, bireysel başvuru hakkını getiren parti AK Parti olmuştur. AK Parti olarak biz bireysel başvuru hakkını Türkiye"de başlaması gerektiğini, AYM"ye bu noktada böyle bir yetkinin verilmesini AİHM"e gitmeyi ciddi manada azaltmanın adımını attık. Dolayısıyla Anayasa Mahkememize bizim vatandaşlarımızın gitme süreci Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gidişi de azaltmak suretiyle şu anda birçok sorunun ülkemizde çözümünün önünü açmıştır. Ben aylarca önce yeniden yargılanmayla ilgili bir şeyler söyledim. Bazıları bunu hafife aldılar. Şimdi işte bakın kaç tane şu ana kadar sanık hatta bazıları mahkum konumuna gelmişti veya yargılama sürecinde nihai nokta alınmamıştı. Şimdi onlarla ilgili yeniden yargılamanın önü açılmış oldu. Şu anda burada 230 artık bu durumları itibarıyla onlara da sanık konumunda böyle bir imkan doğmuş oldu ve müracaatlar şu anda başladı. Tekrar yargılanmaları söz konusu. Temenni ederiz ki burada da adalet yerini bulmuş olur." 

 

Bir gazetecinin, 12 Eylül Davası"na ilişkin karara yönelik değerlendirmelerini sorması üzerine Başbakan Erdoğan, "Konuyla ilgili olarak da aslında nihai nokta konulmuş değil. Yargı süreci tabii bununla ilgili de bitmiş değil. Şimdi ilk derece mahkemenin vermiş olduğu bir karardır. Burada bu işin temyizi söz konusu, bunlar olacak. Tabii bütün bunların dışında yine avukatlarının yapacağı farklı itirazlar söz konusudur. Bunları görmeden, bu kararları şu anda bilmeden bir açıklama yapmanın çok aceleci bir tavır olacağını düşünüyorum. O kararlar da verildikten sonra bir kanaat belirtmenin çok daha isabetli olacağı düşüncesindeyim" diye konuştu. 

 

"Musul"da 15 Türk vatandaşının daha kaçırıldığı iddia ediliyordu. Son durum nedir, bu konuyla ilgili bir gelişme var mı?" şeklindeki soru üzerine ise Erdoğan, şöyle konuştu:

 

"Bu 15 ile ilgili olay kesin bir olay değil. Dün akşam da ben geç saatlere kadar arkadaşlarımla bunun değerlendirmesini yaptık, arkadaşlar "Böyle bir şey şu anda söz konusu değil" dediler. Biz tabii yakın markajda bu işi takip ediyoruz. Dün bir heyetim de Kuzey Irak"taydı. Heyet Kuzey Irak"taki temaslarını yaptılar ve gece geç saat onlar da döndü. Onlardan da düşüncelerini aldım. Çok farklı kanallarla burada hassas bir süreci işletiyoruz. Burada felaket tellallığı yaparak veya fevri hareket ederek atacağımız bir adım, alacağımız bir karar oradaki gerek 49 başkonsolosluk mensubunun ve 31 tır şoförümüzün akıbeti için daha ciddi sıkıntılar doğurabilir. Biz kalkıp da gerek onların yakınlarına gerek milletimize daha sonra izah edemeyiz. Bizim için şu anda en önemlisi bu 80 vatandaşımızı sağ salim inşallah ülkemize dönmelerini sağlamaktır. Bunun dışında Basra Başkonsolosluğumuzu boşaltmış bulunuyoruz. Bundan sonraki süreçte yine aynı şekilde buralarda çalışan vatandaşlarımıza yönelik yapmış olduğumuz açıklamalar var. Irak"taki gelişmelere göre, oradaki tabloya göre nerede bir tehdit bizim için hassasiyet kesbediyorsa oralardaki vatandaşlarımızın tahliyesine yönelik adımları da atıyoruz. Bunu da özellikle ifade etmek istiyorum."

 

Başbakan Erdoğan, Irak"ın merkezi hükümetinin IŞİD"e karşı, ABD"den hava saldırısı düzenleme talebine ilişkin başka bir soru üzerine de şunları kaydetti:

 

"Amerika şu andaki duruşu itibariyle, yaptığı açıklamalarıyla, biliyorsunuz bu tür saldırıya sıcak bakmıyor. Çünkü burada IŞİD unsurlarının halkla iç içe olmuş olması orada sivil vatandaşların böyle bir harekatta ciddi manada ölümüne yol açabilir. Böyle bir hassas yanı var. Tabii burada Irak ordusunun mevzilerini terk etmek suretiyle kaçmak ve oraları tamamıyla onlara bırakması çok manidardır. Olay artık, IŞİD unsurlarıyla Irak arasında bir mücadele olmaktan çıkmış, adeta bir mezhepler arası içi savaşa dönüşmüştür. Biliyorsunuz bu da bir Şia-Sünni savaşı konumundadır. Bunu biz asla ve kata tasvip etmiyoruz. Bizim değer yargılarımızda, ölçülerimizde mezhebi bir taassubun olması mümkün değildir. O da ben ‘Müslümanım diyor, o da ben Müslümanım diyor. Bir Müslüman diğer bir Müslümanı ‘Allahu Ekber’ diyerek öldüremez, vuramaz. Böyle bir şey olmaz. Bir taraftan Kelime-i Tevhid getirerek kalkıp diğer bir Müslümanı öldüremez, vuramaz. Bırakın bunları bir savunmasız insanı, kadını, çocuğu, yaşlıyı aynı şekilde öldüremezsin. Şu yapılanların bizim Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olarak tasvibimiz asla mümkün değildir. Şu anda bizim bütün derdimiz birinci derecede, bu 80 vatandaşımızı salimen ülkemize döndürmektir, hassasiyetimiz bunun üzerindedir."

 

Telafer’de bulunan Türkmenlere yönelik saldırıların olduğunu ve oradan Erbil’e yönelik göçler bulunduğunu anımsatan Erdoğan, bu göçlere yönelik AFAD’ın tedbirler aldığını ve 20 bin çadır gönderdiğini söyledi.

 

Bölgede gıda ve ilaç ihtiyaçlarının karşılanması noktasında da çalışmalar yapıldığını ifade eden Erdoğan, oraya giden heyetin görüşmeler yaptığını, çadır sayısının 100 bine kadar çıkabileceğini belirtti. 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.