Süreç Toplumun Beklediği Şekilde Sonuçlanmayacak

Süreç Toplumun Beklediği Şekilde Sonuçlanmayacak
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, '17 Aralık süreci, toplumun beklediği şekilde sonuçlanmayacak' dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, uluslararası medya kuruluşlarının temsilcileriyle yaptığı toplantının ardından Taksim"deki Park Bosphorus Hotel"den ayrılırken, basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını cevapladı.

 

Bir gazetecinin, "İstanbul merkezli 17 Aralık soruşturmasında, TOKİ"ye yönelik dosya ile ilgili aralarında, iş adamı Ali Ağaoğlu, eski bakan Erdoğan Bayraktar"ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar"ın da bulunduğu 60 kişi hakkında takipsizlik kararı verildi. Bu kararı nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: 

 

"17 Aralık süreci, toplumun beklediği şekilde sonuçlanmayacak. Bunu hepimiz biliyoruz, görüyoruz, tanığı olduk. Soruşturmayı yapan savcılar görevden alındı, yargıçlar değiştirildi. Dolayısıyla takipsizlik kararını vermelerini çok olağanüstü bir olay olarak görmüyorum. Bugün geldiğimiz nokta maalesef öyle bir yapının ortaya çıkmasına yol açtı. Toplumun vicdanı bunu kabul eder mi derseniz, hayır. Hangi gerekçeyle takipsizlik kararı verildiğini bizim bilmemiz gerekiyor. Deniz Feneri olayında yolsuzluk yapanlar değil, olayı soruşturanlar yargılandı. Aynı süreci yeniden yaşıyoruz. Maalesef üzülerek bunu ifade etmek isterim."

 

Cumhurbaşkanlığı seçimleri

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir başka soru üzerine, cumhurbaşkanlığı seçimi konusuna da değindi. Tartışmalarla toplumun belli bir noktaya koşullandırılmak istendiğini ileri süren Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı: 

 

"Yanlış şeyleri tartışıyoruz. Toplum, belli bir noktaya koşullandırılıyor. Tartışmamız gereken şu: "Türkiye Cumhuriyeti"nin nasıl bir cumhurbaşkanına ihtiyacı var? Nasıl bir cumhurbaşkanı olmalı?" Bunu tartışmıyoruz. Efendim, "Abdullah Gül mü cumhurbaşkanı olacak, Recep Tayyip Erdoğan mı cumhurbaşkanı olacak?" Hayatımda duyduğum en saçma tartışmalardan birisi. Bu ülkede başka bir insan yok mu? İnsanları kucaklayan, geçmişi temiz, aydınlık, dünyayı iyi okuyan, dünya dengelerini bilen hiç kimse için öteki ayrımı yapmayan bir cumhurbaşkanı çıkmayacak mı? Nasıl bir cumhurbaşkanı istiyoruz bu ülkede? Bunu tartışmıyoruz. "Putin modeli" diyoruz. Hani Türkiye ileri demokrasi olan bir ülkeydi, demokrasisi ileride olan bir ülkeydi? Burada medyanın da sorumluluğu var. Medya toplumu koşullandırıyor. Özellikle gazeteci arkadaşlarımdan rica ediyorum. "Nasıl bir Türkiye"ye nasıl bir cumhurbaşkanına ihtiyacımız var?" Asıl tartışmamız gereken budur."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.