İnsanoğlu’nun arkasındaki en karanlık sahnelerin neler olduğunu bilmeden yaşamlarımızı sürdürüyoruz. Virüsler kendi türlerini geliştirmek için ısısı düşük bir manyetik alanda koloniler halinde dolaşıyorlar.

Bugün dünya ülkelerinin dizginlerini eline geçirmiş bulunan Koronavirüs en yüce varlık olan insanlığın baş belası oldu. Birden ölüm makinasına dönüştü. Büyük, teknolojisi üstün devletler bile hâlâ mikrobu entegre edemediler. İnsandan insana geçen virüsün öldürücü etkinliğine hızla önlemler geliştiren ülkelerin başında Türkiye geliyor. Esnek, kısıtlayıcı kurallarla vatandaşların içindeki direnç mekanizmalarını geliştirme yöntemleri deneniyor.

Bu hastalığın ortaya çıkmasıyla ülkemizde takdir edilecek bir “kişilik” modeli ortaya çıkmış bulunuyor. Halkımızda, “pes etmek” fikrine kapılmayan bir milli beraberlik duygusu gelişti. Tarihimize bakalım. Toplumumuzun üzerine ne zaman felaketler çöreklense, yenilmez bir güç olduğumuz derhal fark edilir. 

Yiğitlik genlerine sahip köklü bir devlet olmanın ayrıcalıkları bunlardır.

Türkiye, kısa zamanda bu musibetten sıyrılacaktır. Ama, dünya düzeni eski kalıbı içinde kalacak mıdır? Öyle tahmin ediliyor ki, bütün sistemler çökecek, küresel sınırlar değişecek, ırk farklılıkları ortadan kalkacak ve herke, tek düzen dünya vatandaşlığına alışacak.. İşte, Türkiye, bu koşullarda, dinamik yapısı ve tarihi gelenekleriyle süper bir devlet kimliğine bürünmüş olacak.

Bunu hayali bir sürece bağlamayalım. Ülkemizde burcu burcu tarih ve medeniyet kokar. Herkes şunu araştırmalıdır. Koronavirüsten sonra nasıl bir dünya ortaya çıkacaktır. Gerçeğin kalıntılarını ülkemizde görmek mümkündür.

Vatandaşımızın her santiminde Sümerler’i, Akatları, Selçuklu’ları, Hitit’leri Roma ve Bizans kalıntılarını, fosil çağının ipuçlarını, toprak altı gizli madenlerin stoklarını, altın ve çeşitli cevher yataklarını, katı yakıt rezervlerini, dünyanın en büyük üç enerji havzasını, su ve bitki zenginliğini hangi kıta ülkelerinde bulabilirsiniz?

Mesaj açıkça ortadadır: Türkiye ayaklarının üzerinde durmasını becerecektir. Savaşlarda göğsünü siper eden ecdadımızın öykülerini dinleye dinleye aydınlık yüzümüzü muhafaza ettik.

Büyük tufanlar hep bizim coğrafyamızda yaşanmıştır. Bunlardan en önemlisi Nuh’un tufanıdır. Bütün canlılar tufan sonrası yeniden dizayn edilmiştir. Başlangıcından itibaren dünyayı öküzün boynuzunda sabitlenmiş gören kuyruklu yıldızın dünyamıza çarpacağını hesaplayanların devirlerini yaşadık.

Sonraları neler olduğunu hatırlayalım. Astronotların uzay keşfiyle yaşam isteğimizi kabartacak ne öyküler dinledik, filmler izledik.

Öyle bir kürdeyiz ki, yer yüzünün haritasını çıkaran Pire Reis aramızdan çıktı. Lokman Hekim, ebedi yaşamın formüllerini taşıyan gizli defterini akarsuyu kaptırdı. O zamanda görünmeyen mikro organizmalar vardır. Doğanın elçileri olarak insanları zamana ve koşullara göre yönlendirme talimatları alıyorlardı. Gerekli zamanlamayla insanın boğazına hıçkırık olarak girip, tahrip etkenliğiyle irkilmesini sağlayıp, Lokman hekimi engelleyenler onlardı..

Hiç bir insan gücü, doğanın üstünlüğü üzerinde imparatorluk kuramamıştır. Doğanın takvimi böyle işlemektedir.

Doğanın da ders ziline ihtiyacı olduğunu idrakimize yerleştirelim. Türkiye iyi sınav veriyor.

Nuh’un tufanı, felaketi yaşayan ülkelere ölçü olmalıdır.

YAZARIN NOTU: Canınız mı sıkılıyor, evde oturmaktan bunalıyor musunuz? Milletçe bir özelliğimiz vardır: Gülmesini beceririz. Derler ki, bir kahkaha bir kilo pirzola yerine geçer. Yani güç kazandırır. Mizah kültürümüz geniştir. Gergin ve endişeli anlarımızı dağıtmak için uzun bir nesil olarak “Nasreddin Hoca” fıkralarıyla büyüdük. Korku ve endişe hallerinde sinirler vücudu gerince kaslar kasılır, damarlar büzülür. Yaşam akımı kanımız, besin hücrelerine gerekli kimyasal maddeleri taşıyamaz. Bağışıklık sistemi sarsıntı geçirince mikroplar çoğalır. Devamlı gülümseyen, hoşgörü insanlarına “gamsız” gözüyle bakılır. Vücudun antenlerine enerjiyi yükleyen gücün kaynağı “kahkaha”da aranmalıdır. Koronavirüs’ünü insan bedeninden söküp atacak, mahvını hazırlayacak tek ilaç: KAHKAHA’dır.

Dünyada en pahalı olan şey Kahkaha’dır. Çünkü en az kimsede bulunur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.