Biraz bilmişlik taslayalım..

Eskilerin deyimi ile ukalalık…

 “Hep yazdık durduk” diye biraz serzenişli başlamış eski bir yazımıza sonra eklemişiz “ Kimileri yazdıklarımızı abartılı buldu…Kimileri de hiç inanmadı…”

Demişiz ki; Bu iddiaları kimi raporlara dayanarak yazdığımızı anlatsak ta, Türkiye kökenle bazı “akademisyen” unvanlı kişiler tarafından  “komik” bulundu.

Şimdi okuyacağınız satırlar yine bir bilimsel kimliğe dayandırılarak yapılan bir haber..

Ama kaynak her nedense “küresel ısınma” ifadesi yerine “erezyon” gerekçesi bulmuş..

 Haberi başlığı da ilginç; 10 ayda 10 bin metrekare eridi

Peki eriyen neresi. Haber şöyle diyor;

xxx

Antalya’nın dünyaca ünlü Konyaaltı sahilinde erozyonun 10 ayda 1 hektarlık kumsal alanını yok ettiği belirtildi. Akdeniz Üniversitesi’nde uydu görüntüleri karşılaştırılarak hazırlanan rapora göre kıyı çizgisinde gerileme 19 metreye ulaştı.

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Geoteknik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nihat Dipova’nın Konyaaltı Sahili’ne yönelik hazırladığı bilimsel çalışma, 7.5 kilometre uzunluğundaki ‘mavi bayrak’ sahibi Konyaaltı Sahili’nin kıyı erozyonuyla hızla yok olduğunu ortaya koydu. Prof. Dr. Dipova, farklı tarihlere ait topoğrafik ölçümlerin ve uydu görüntülerinin karşılaştırılması yolu ile hazırladığı çalışma sonucunda bir yıldan kısa bir sürede 1 hektara (10 bin metrekare) yakın kumsal alanının erozyonla yok olduğunu tespit etti.

 GÖLET DOLMAYA BAŞLADI

Erozyonun nedeni olarak bölgedeki kum ve taş ocaklarına vurgu yapılırken, Boğaçayı rekreasyon çalışmasının da süreci hızlandırdığı savunuldu. Raporda şu tespitler yapıldı: “Sahilin kum-çakıl ihtiyacı uzun yıllar şehir merkezine en yakın olan Boğaçay yatağından karşılanmıştır. 1934’ten 2016 yılına kadarki sürede sahilde yaşanan erozyonla ortalama 50 metre gerileme ölçülmüştür. Boğaçay rekreasyon alanı projesinin uygulanmasından sonraki 10 aylık dönemde ise Konyaaltı Sahili boyunca 9 bin 748 metrekare kumsal alanı kaybedilmiştir. Kıyı çizgisinde en fazla gerileme 19 metre olarak ölçülmüştür.”

Boğaçay rekreasyon alanı projesinin gölet bölümünün Eylül 2018’de su tutmaya başladığı belirtilirken, “Haziran 2019’a gelindiğinde gölet içinde aşırı sucul bitki ürediği ve gölet tabanının belirgin bir şekilde dolmaya başladığı fark edildi. Göletin kuzeyinde çay yatağında ise iri taneli sediman çökelmişti. Bu bulgular Boğaçay rekreasyon alanı projesinin çayın sediman rejimini değiştirdiğine işaret etmiş ve muhtemel bir sonuç olarak kıyıda erozyon oluşup oluşmadığının araştırılmasını gerekli kılmıştır” denildi. Maxar Technologies uydu görüntü arşivinde bulunan, kazının devam ettiği döneme ait 5 Ekim 2018 tarihli görüntü ile 19 Ağustos 2019 tarihli görüntü karşılaştırılıp Konyaaltı sahilinin bu sürede ne kadar değiştiği araştırılarak şu verilere ulaşıldı: “Antalya’nın simge değeri olan bu kumsalda kıyı erozyonu önlem alınmazsa birkaç yıl içinde dramatik sonuçlar doğuracaktır. Turistik amaçla kullanılan kumsalın azalması ve kumsal gerisindeki kentsel altyapının zarar görmesi, Antalya ekonomisi için telafisi zor kayıplar olacaktır.”

YENİDEN DÜZENLEME

- Bilimsel çalışmada, kumsalı beslemesi gereken çay sedimanı kıyıya ulaşamadığı sürece kumsal kaybının devam edeceği öngörülürken, şu önerilere yer verildi: “Geçmiş dönemde gerçekleşen kumsal kaybının geri kazanılması, gelecekte yaşanması muhtemel erozyonun önlenmesi için akarsu sediman rejiminin ve akarsu taban kotunun yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Çay yatağında tekrar kum-çakıl malzeme ocağı işletilmesi kesinlikle gündeme getirilmemelidir.”

xxx

 Rapor için söyleyecek bir sözümüz olamaz…

Ama küçük bir hatırlatma yapalım….

Son yayınlanan raporlara göre dünya denizleri 19 cm yükselmiş…

Akdeniz’de ise bu rakam 40 cm…

Konya altı sahili ise Akdeniz’de(!)…

Elbette o taş ocağı erozyona yol açmıştır…

Ama, küresel ısınma sonucunu toplumdan saklamak ne demek onu çok merak ediyoruz…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.