B A Z I İ N S A N L A R (1)


Aklı ile gerçeği , yüreği ile aşkı , dostluğu , kardeşliği arayan olabilmek uygar bir insan için ne mutluluktur. Bunu başaramamak ise bir bakıma zavallılıktır.

Bazı insanlar vardır onlar için yaşam ; önce ahlak , sabır , etik değerler , yaşamlarını sürdürebilecek kadar para, dostlar, sadakat, yardımlaşma ve dingin bir ömürdür. Sabah yola koyulduklarında , öncelikle sağlıklı oldukları için şükür ederler,  beni , ailemi ele, en yakınıma muhtaç etme tanrım diyerek dualarını ederler, çoğu inançları ile yaşarlar ama hiç kimseye bu konuda telkinde bulunmazlar, yaratan ile yaratılan arasına girilmesini istemezler , bağnazlıktan adeta nefdet ederler.

Bu insanların egoları sıfırdır, ihtirasın sözlük anlamını herkesden iyi bilirler ,ancak inanırmısınız anlaşılan manada bu adamların ihtiraslarıda yoktur.

Gönül kırmamak, dost kaybetmemek için adeta çırpınırlar , özverileri doruklardadır, madde ile manayı daima manadan yana ağırlaştırırlar, zira madde dünyasında daraldıklarında , manevi zenginlikleri ile moral bulurlar , ellerindeki tuttukları terazide adaletleri hep eşit ağırlıktadır, ruhları bedenlerinden değerlidir, dünyaya bakarken diğeri yanıda gözlemlemeye çalışırlar, en büyük ayrıcalıkları hep gerçeği ararlar , sonu değil sonsuzluğu düşünürler.

Susmak , susmayı bilmek onlar için toplum içi eğitimlerin en önemlisidir. Bu öğrenimden geçmeyi ikmale kalmamayı en büyük başarı sayarlar ,yerinde susan insanın akil ve kamil olduğuna inanırlar . Susmayı , edebi ile dinlemeyi konuşmuş olmak için konuşmamayı yeğlerler .

Mutlak erdem sahibidirler, sorumluluk taşırlar, unutmazlar, verilen söz onlar için namus kadar değerlidir ve ergeç yerine getirilmesi gereken bir yükümlülüktür onlar için .

Yaşamlarında düzdürler , köşeli olmaktan daima korkarlar , kaypaklık onlara çok uzaktır, insanı kayırma , liyakata önem vermeme , değersizi değerli kılma karakterlerine zıttır.

Hiç kimseye  bu bir otorite de olsa koşulsuz bilmeden kuru kuruya  biat etmezler ruhları da yürekleri de baskıya karşıdır, daima özgürlükten yanadırlar onun korunmasını isterler ve onun içinde mücadelelerinde umulmadık derecede gözü pektirler.

Sabır, onlar için erdemlerin en önemlisidir, sorun yumakları karşısında çözüm ararken , çözümün sonucunu beklerken , kısaca uzun süre karanlıkta ve sıkıntı içinde kalmalarına reğmen bunu en yakınlarına bile belli etmezken yani ışığı beklerken , gözterdikleri sabır,sükut, inanç ve azimle birleşip bir kurşun kütlesi gibi sabırla beklerler , ışığı gördüklerinde ise bu sabır şükre dönüşür ve onlar ; “ Asaletin atların kanında , insanların vicdanında olduğunu “  bilirler ve bu yargıları değişmez ilkeleridir.

Sır saklamak , yine en çok üstünde durdukları başka bir değerdir. Saklı kılınması istenilen bir sözü veya bir objeyi ebediyen saklarlar .

Bu insanların kalemleri çok çabuk tükenir , ancak silgileri çok uzun dayanır, yalnışlar ve yanılgılar bütün insanlar için kaçınılmazdır, ancak onlarda bu asgaridedir, hiç kimsenin parasında , malında, mülkünde gözleri yoktur çünkü onlar için en nefret ettikleri erdemsizlik , kıskançlık ve hasettir.

( devam edecek)