Öne Çıkanlar korona corona koronavirüs salgın corona virüsü açıklaması

Tanpınar ve Shakespeare Bana Ne Dedi?

Ruken Ataman’ın Shakespeare Bana Ne Dedi? adlı eseri, yazarın İngiliz edebiyatının tanınmış metinleriyle ilgili değinilerinden oluşuyor. Ataman, cesur bir yönelimle “okuma notları”nın sınırlarını aşarak ele aldığı kitapların kendi yaşamına dokunan yanlarını öne çıkarıyor. Okuru zengin anekdotlar ve ince göndermelerle kuvvetli ve şenlikli bir okumaya çağırıyor. 

Shakespere’le başlayan macera; Dickens’a da uğruyor, Tolkien’e de. Ruken Ataman’ın edebiyat görgüsünden beslenen incelemeleri ele aldığı kitapları, okuyanlara yeni bakış açıları kazandırırken henüz bu kitapları tanımayanlara da birer kılavuz sunuyor. Ercan Kesal’ın “Açıl Susam Açıl” çağrısıyla başlayan kitap, nitelikli inceleme deneyimine yeni bir soluk getiriyor. 

Tanpınar Bana Ne Dedi? ise Ruken Ataman’ın edebiyat ve yaşam imbiğinden süzülmüş değerlendirme metinlerinden oluşuyor. Ataman’ın metinlerini benzerlerinden ayıran özelliklerin başında öznellikten beslenen incelikli göndermeler geliyor. Yazar ele aldığı romanları incelerken bu eserlerin toplumsal temsillerine de önem veriyor. Böylelikle yazar-eser-okur-toplum bakışını sağlıyor. 

Tanpınar Bana Ne Dedi? güleryüzlü bir edebiyat yolculuğu vaat ediyor. Tanpınar’la başlayan yolculuk; Yaşar Kemal, Sabahattin Ali, Orhan Kemal gibi doruklara uğrayarak Latife Tekin, Murathan Mungan ve İhsan Oktay Anar gibi “yaşayan efsane”lerle sona eriyor. Ruken Ataman’ın edebiyat birikimi ve zengin dilinden beslenen kitap ele alınan metinleri okuyanlara yeni bakış açıları kazandırmakla kalmıyor, okumayanları da edebiyat sofrasına davet ediyor. 

Serinin bir sonraki kitabının ise Rus edebiyatı seçkisinden oluşacağının müjdesinin şimdiden verelim. 

Ercan Kesal’ın kitapla ilgili yorumu: 

“Edebiyat gerçekliği yorumlarken, yeniden keşfederken onu tanımamıza yardım eder. Gerçekliği tanımak, onu değiştirmeye başlamak için gereken ilk adımdır,” der Galeano. Edebiyatın verdiği cesaret, başka bir gerçeklik mümkün değilmiş gibi dayatılan ve giderek alıştırıldığımız, “despotik düzene ve onun kurumlarına karşı bir itiraza dönüşebilir.’’ Bu da yalnız olmadığımızı ve yeryüzü sofrasının ayrılmaz bir parçası olduğumuz gerçeğini öğretir. Kitaplar bunun farkında olmak ve bu utanca ortak olma ayıbından kurtulmakla ilgili yolculuk demektir.

Ruken Ataman’ın Tanpınar Bana Ne Dedi? ve Shakespeare Bana Ne Dedi? kitapları bu yolculuğa iyi bir başlangıçtır, hadi koyulalım!

Ercan Kesal

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Serpil Atış 4 ay önce

İki eserinde ayrı ayrı tadı var.ŞEKSPİR bana ne dedi? TANPINAR bana ne dedi? Burada kitapları okurken ,Ruken Ataman'ın anlatımıyla adı geçen eserleri biran evvel okuma hevesiniz artıyor. Hele hele okumaya yeni başlayanlar için tamamen tatlı bir kılavuz. Tebrik ediyorum .yeni eserlerini bekliyorum.