Sevtap Çapan: Özümüzden olanın peşine düştüm...

Ben Kara Fatma”da tek kişilik muhteşem performansıyla harikalar yaratan ve “Diğer ülkelerin önemli şahsiyetlerini seyretmekten sıkılmıştım. Özümüzden olanın peşine düştüm.” diyen Sevtap Çapan ile oyunculuk, yazarlık, tiyatro, sahne üzerine konuştuğumuz sanata ve hayata dair sıcak, samimi ve keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

KÜLTÜR-SANAT 07.02.2022, 21:44 07.02.2022, 21:48
Sevtap Çapan:  Özümüzden  olanın peşine düştüm...

ENGİN ÇAĞLAR

Üretkenliği, çalışkanlığı, başarılarıyla geçmişten bugüne isminden söz ettiren oyuncu, yönetmen, yazar, eğitmen… O, on parmağında on marifet olanlardan… Mesleğini tutkuyla yapanlardan…Sektördeki zorluklara,  gelişen olumsuz dünya şartlarına rağmen hayata umutla bakanlardan…  İşte Sevtap Çapan... İnsanı insanla anlatan oyunculardan biri olan Çapan’la; “Ben Kara Fatma”da tek kişilik muhteşem performansını ve yazarlığını konuştuk. Hadi buyrun bakalım bu sıcak, samimi ve keyifli söyleşiye...

  • Son oyununuz olan “Ben Kara Fatma” milli mücadele kadın kahramanını konu alıyor. Oyununuzdan bahseder misiniz ?

Tiyatro P.A.S yapımı “Ben Serisi Kurtuluş” başlığı altında tek kişilik oyunları içeren, ‘seri oyun’ projemizin ilk oyunudur “Ben Kara Fatma”. Kurtuluş Savaşı kadın kahramanımız Fatma Seher Erden’in gerçek hayatı konu alınmıştır. Oyun türü, tarihi ve biyografik türdür. Epey ağır bir sorumluluk içermektedir dolayısıyla… Mehmet Dağıstanlı tarafından projeye özel olarak yazılmış yeni ve özgün bir metindir. Bu amaçlarımızdan biriydi. Oyun, uzun araştırmalar neticesinde tarihi belgeler ışığında ve Fatma Seher’in kendi yazdığı anlarla harmanlanmıştır. Çocukluğundan savaş yıllarına, “Kara” lakabının verildiği andan gönüllü asker toplama emriyle köylünün karşısına ilk çıkışına ve köylünün kendine güvenmeyişinden peşine takılıp cepheye topyekün katılışına, şehit düşen kocasından oğluna, esaretinden zaferlerine, rütbe yükselmelerinden istiklal madalyasına yolculuğu tarafsız, yalın ve yer yer coşkulu bir dille anlatılmaktadır. Savaş yıllarından sonraki hazin yaşantısından vefat ettiği zamana kadar olan kısım da işlenmektedir. Duygusu, temposu, enerjisi yüksek bir oyun.    

  • Oyunun sahnelenmesinde ciddi bir emeğiniz var. Sahne performansınızın yanında sahne arkası performansınız da dikkat çekiyor. Bu oyunla kurduğunuz bağı açıklar mısınız ?

Benim bağım aslında vatanımla, bu topraklarla kurulu. Vatan sevgim beni kendi kahramanlarımıza götürdü diyebilirim. Yanımda başka ülkelerin kahramanlarının övülmesinden, sahnede de o kahramanları ya da kahraman olmasa da diğer ülkelerin önemli şahsiyetlerini seyretmekten sıkılmıştım. Özümüzden olanın peşine düştüm.

  • Sahnede 75 dakika boyunca tek başınıza bir kadın kahramanın hikayesini anlatıyorsunuz. Oyuna başlamadan önce endişeleriniz oluyor mu ?

“Olmuyor” diyebilmeyi isterdim. Hem de öyle çok oluyor ki… Aslında seyirci karşısına çıkma heyecanımın üstündeki bu endişelerimin sebebi; küresel salgın nedeniyle iki yıl kadar sahneden uzak kalmış olmam, yanı sıra oyunlarımızı oynamaya başlamış olsak da belli bir sıklıkla oynayamamamdan kaynaklı. Tek kişilik oyunlar zaten oldukça zordur. Elbette bu endişelerim sahneye adımımı attığım anda kayboluyor, yağ gibi akıyor zaman. Bir bakıyorum oyun bitmiş. 

  • Oyunculuk ve yazarlık birbirini nasıl besliyor ?

Eğer tiyatro metni yazıyorsam; oyunculuk, dramaturji ve sahne arkası bilgim, tecrübem yazarlığıma oldukça ciddi bir yön verici oluyor. Hayatın ritmi içinde kalabilmek de önemli yalnız; çünkü o ritmi duyamadığımız hiçbir oyun, hiçbir eser bizi tatmin etmez. Sadece oyuncu olarak değil, birey olarak da bir dünya görüşünüzün olması gereklidir sözünüzü söylemek ya da yazmak için.  

  • Bir hikâye nasıl doğar, büyür ve gerçeğe dönüşür ?

Aslında bu bilgiler özel ders konusudur, ücrete tabidir ( Gülüyor )  Bu sorunuzun cevabı değişkenlik içeriyor. Söz konusu olan bu süreçler, her yazar için farklıdır. Benimki şu şekilde, bir his, o hissin hayali, o hayalin adının konması, temanın çerçevesinin çizilmesi, yan temaların belirlenmesi, kişilerin ve olayların kurgulanması, alınan ufak notların yazıya aktarımı, kitabın hikâyesinin ritminin belirlenmesi, kreşendosu, çatışması, uzlaşması ve derken bakarım ki; bir fikir doğmuş, büyümüş, gerçeğe dönüşüp koskoca bir kitap olmuş.

  • En son Uluslararası Anadolu Tiyatro Ödülleri - OYÇED (Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği) tarafından “Yılın Yazar Ödülü”nü aldınız, ödüllerinize bir yenisini eklemek size ne hissettirdi? 

Oyunculuk alanında ödüllerim var, evet ama bu hiç beklemediğim bir ödüldü. O sebeple çok sevindim. Beni asıl gururlandıran yazarlığa ilk soyunuşumda başarılı bulunmuş olmamdı. Dünyada kaç kişi ilk kitapları basılıp da “Yılın Yazar Ödülü”ne layık görülmüştür ki ? Bu bana umut verdi. 

  • Dikkat çekici ve çarpıcı bir başlığı olan “Kadınım Ulan” kitabınızın genel tema ve içeriğinden biraz bahsedebilir misiniz? 

2. Kitabım olan “Kadınım Ulan” ‘deneme’ türünde bir kitaptır. Dramatik Yayınları etiketiyle basılmıştır. Çeşitli konular hakkında yazılmış kısa yazılardan oluşmaktadır kitap. Bir özelliği de sesli kitap oluşudur; kadın, erkek olmak üzere 16 dublaj sanatçısı tarafından seslendirilmiştir. Türkiye’nin en iyi seslendirme sanatçıları sesleriyle, görme engellilere de ulaşabilmemiz adına destek sunmuştur. 47 yazıdan biri olan “Kadınım Ulan” yazısının başlığını hem dikkat çekmesi hem de bitmek bilmeyen, kadına şiddet olaylarına karşı, bir “Haykırış”  bir “İsyan” olarak kapak yaptık. İçinde yer alan konular arasında; vatan sevgisi, sanat, ırk, cinsiyet ayrımı, doğa sevgisi, aile bağı, mevsimler, annelik, babalık, öğretmene mektuplar, ayrılışlar, İstanbul sevgisi, kişinin kendini, çevresini, dünyayı sorgulayışı, hak ve adalet arayışı yer almaktadır.

  • Hem tiyatro oynuyorsunuz,  hem kitap  yazıyorsunuz,  bir de  dublaj sanatçısısınız Sanatın birçok dalındasınız, tüm bunları aynı anda yapmak zor oluyor mu ?

Olmuyor. ( Gülüyor ) Aslına bakacak olursak tüm bunlar oyunculuk mesleğimin uzantılarıdır. Vakit olarak da planlama yapıldığında kolaylıkla birinden diğerine geçiş yapabiliyorum. 

  • Çok uzun yıllardır sanatın içindesiniz. Gerçekten çok özgür bir biçimde sanat yapıldığı yıllar oldu mu ? Yoksa  zaman zaman birtakım baskı ve sıkıntılar  yaşandı mı ?

Sanat hiçbir ülkede çok özgür bir biçimde yapılamaz. Sadece bizim ülkemizde değil. Hiçbir çağda da özgürce yapılamamıştır. Bir tek sanatın altın çağında ciddi eserler üretilmiştir. Onun da sebebi bellidir. Ülke politikalarını belirleyen hükümetlerin ve özellikle dinlerin, dini inanışların gereklerini öne süren din adamlarının etkileri ile sanat baskılanmaktadır. Çünkü sanatın insanlar üzerindeki etki gücünün büyüklüğü tehlikeli bulunmaktadır. Buna rağmen bence insanın en özgür olabildiği alan yine de sanattır. Çünkü insanın sadece gözünü değil ruhunu açar. Korkulan da budur zaten. Baskılanan sanat, çağların değişimiyle yeniden ve yeniden gelişmek için varlığını her şeye rağmen sürdürmüştür ve sürdürecektir. 

  • İstanbul’da gitmeyi en çok sevdiğiniz yer ?

Şu sıralar evim. Daha güvenli çünkü… Hem İstanbul’da olmakla İstanbul’un her yerinde olursunuz. Öyle bir hissi var bu şehrin. Hangi sokağa, hangi mahalleye, hangi semte, hangi ilçeye gitseniz, orası, en sevdiğiniz yer oluverir. 

  • En sevdiğiniz atasözü ?

‘İyilikten maraz doğar.’ En sevdiğim mi bilmiyorum ama son zamanlarda sıkça kullanıyorum.

  • Söylediğiniz bir cümleyi bütün dünya duyacak olsa, cümleniz ne olurdu?

Yeter, silkelen ve kendine gel! 

Teşekkür ediyorum ve yayın hayatınızda başarılar diliyorum; keyifliydi benim için. 

Yorumlar (0)
22
açık
Namaz Vakti 26 Eylül 2022
İmsak 05:23
Güneş 06:48
Öğle 13:01
İkindi 16:22
Akşam 19:03
Yatsı 20:22
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 7 16
2. Galatasaray 7 16
3. Başakşehir 6 14
4. Beşiktaş 7 14
5. Konyaspor 7 14
6. Fenerbahçe 6 13
7. Trabzonspor 7 13
8. Kayserispor 7 12
9. Gaziantep FK 7 11
10. Kasımpaşa 7 9
11. Alanyaspor 7 8
12. Giresunspor 6 7
13. Karagümrük 6 6
14. Antalyaspor 7 6
15. İstanbulspor 6 5
16. Ankaragücü 6 4
17. Sivasspor 7 4
18. Ümraniye 7 2
19. Hatayspor 6 1
Takımlar O P
1. Eyüpspor 6 13
2. Bodrumspor 6 11
3. Keçiörengücü 6 11
4. Boluspor 5 10
5. Bandırmaspor 5 10
6. Sakaryaspor 6 9
7. Samsunspor 6 9
8. Pendikspor 6 9
9. Manisa FK 5 8
10. Tuzlaspor 6 8
11. Göztepe 6 8
12. Adanaspor 6 7
13. Rizespor 5 6
14. Gençlerbirliği 6 6
15. Altay 6 5
16. Altınordu 5 3
17. Erzurumspor 5 3
18. Ö.K Yeni Malatya 6 3
19. Denizlispor 6 2
Takımlar O P
1. Arsenal 7 18
2. M.City 7 17
3. Tottenham 7 17
4. Brighton 6 13
5. M. United 6 12
6. Fulham 7 11
7. Chelsea 6 10
8. Liverpool 6 9
9. Brentford 7 9
10. Newcastle 7 8
11. Leeds United 6 8
12. Bournemouth 7 8
13. Everton 7 7
14. Southampton 7 7
15. Aston Villa 7 7
16. Crystal Palace 6 6
17. Wolves 7 6
18. West Ham United 7 4
19. Nottingham Forest 7 4
20. Leicester City 7 1
Takımlar O P
1. Real Madrid 6 18
2. Barcelona 6 16
3. Real Betis 6 15
4. Athletic Bilbao 6 13
5. Osasuna 6 12
6. Villarreal 6 11
7. Atletico Madrid 6 10
8. Real Sociedad 6 10
9. Valencia 6 9
10. Mallorca 6 8
11. Girona 6 7
12. Rayo Vallecano 6 7
13. Celta Vigo 6 7
14. Getafe 6 7
15. Sevilla 6 5
16. Almeria 6 4
17. Espanyol 6 4
18. Real Valladolid 6 4
19. Cadiz 6 3
20. Elche 6 1