Yaşı 70’e yakın olanlar mutlaka hatırlayacaktır. 

İstanbul zorlu bir kış geçiriyordu.  

Tıpkı 1987 kışı gibi. 

Ama 1954’ün kışının bir farkı vardı, 31 yıl önceki İstanbul kışından. 

O yıl, Tuna Nehri’den kopan devasa buz parçaları Karadeniz’i geçip Boğaz’ı ve Marmara’yı kaplamıştı. 

23 Şubat 1954 Salı gecesi limanı dolduran buz kütleleri İstanbul’un eğlence kaynağı olmuştu. 

O gün ilk önlem olarak vapur seferleri iptal edilmişti. 

İki yakanın sahilini dolduran İstanbullular Boğaz’dan girip saatte beş mil hızla Marmara’ya süzülen buzdan kalelerin üzerinde ellerinde bayraklarla dolaşanları, masa kurup nargile içenleri, bisikletle gezenleri gördükçe hem şaşırıyor, hem de kahraman saydıkları bu insanları alkışlıyordu.  

Üsküdar ve Beşiktaş sahiline doluşanlardan kendilerine güvenenler de buzların üzerine atlıyor, kısa da olsa heyecan yaşıyordu. 

Zaman zaman sahilde toplananlar arasında bazı gemilerin mahsur kaldığı söylentileri yayılıyorsa da buna kimseler aldırmıyordu. 

Kentin iki yakasını dolduran kalabalık gittikçe artıyordu. 

İstanbul’un orta yeri şenlik yeri gibiydi. 

Halk, yıllarca unutamayacakları günler yaşıyordu. 

Bir iki gün içinde vapurlar yeniden seferlere başladı. 

Buz kütlelerinin geçit verdiği kanalardan ilerlleyen vapurların yolcuları daha çok çoluk çocuk etrafı seyre çıkan ailelerden oluşuyordu. 

……. 

Zaman içinde buzlar Samatya ve Yedikule açıklarına dek ilerledi. 

İstanbul’un gündeminde bir hafta kalan Tuna’nın buzları eriyerek dağılmaya başladığında cemreler düşmüş, doğa bahara göz kırpmıştı. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.