İktidarımızda Türk çiftçisi kazanacak

İktidarımızda Türk çiftçisi kazanacak

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, iktidara geldiklerinde tarımın milli gelirdeki payını yüzde 10'un üzerine çıkaracaklarına belirterek, "İYİ Parti iktidarında, Amerikan, Kanada çiftçisi değil, Türk çiftçisi kazanacak." dedi.

İktidarımızda Türk çiftçisi kazanacak

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, iktidara geldiklerinde tarımın milli gelirdeki payını yüzde 10'un üzerine çıkaracaklarına belirterek, "İYİ Parti iktidarında, Amerikan, Kanada çiftçisi değil, Türk çiftçisi kazanacak." dedi.

İktidarımızda Türk çiftçisi kazanacak
26 Kasım 2019 - 14:40

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü nedeniyle yapılan yürüyüşlerde kadınlara yapılan saldırıyı kınadığını söyledi.

Kimsenin, AK Parti iktidarında güvenliğinden emin olmadığını savunan Akşener, "Hukukun üstünlüğü önce size lazım olur ve o gün göreceksiniz ki bu çakallar sizi korumazlar. O gün hukukun üstünlüğünü yine biz savunacağız. Böyle bir günde, tepkilerini ortaya koyan kadınlarımıza yapılan müdahale ve parti standımıza yapılan saldırı, mevcut iktidarın ve küçük ortağının, kadına yönelik şiddetle mücadelede ne kadar samimiyetsiz olduğunu bizlere bir kez daha göstermiş oldu." ifadelerini kullandı.

Akşener, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm öğretmenlerin gününü kutladı. Atanamayan 900 bin öğretmene sabretmelerini tavsiye eden Akşener, iktidarları döneminde öğretmenliğin yeniden en itibarlı meslek haline geleceğini ifade etti.

AK Parti ve MHP'nin geçen hafta bir doğa katliamına daha imza attığını iddia eden Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Özelleştirilen 15 termik santrale, 1 Aralık 2019 tarihine kadar süre verilmişti bacalarına filtre takılsın, vatandaşlarımız, çocuklarımız zehirlenmesin diye. İktidar ve küçük ortağı, torba yasaya doldurdukları teklifle bu süreyi Haziran 2022'ye kadar uzattı. Havanın, suyun, toprağın dengesinin bozulmasını devam ettirecek bu karara, hangi vicdanla imza attılar bilemem ama bildiğim bir şey var; üç beş para babası, daha çok kar edip kasalarını doldursun diye evlatlarımızın sağlığı hiçe sayıldı."

Akşener, Çanakkale, Silopi, Elbistan, Karabük, Tunçbilek, Seyitömer, Soma, Sivas, Çatalağzı, Çayırhan, Muğla Yeniköy ve Kemerköy ile Orhaneli'de çocukların zehir solumaya devam ettiğini dile getirdi.

"Külliye'ye giden CHP'li" iddiası

Külliye'ye giden CHP'li iddialarına da değinen Akşener, CHP'yi merkeze alan bir tartışmanın tüm ekranları kapladığına işaret etti.

Akşener, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu konuda ilgimi çeken bir noktayı dikkatinize sunayım. Muhalefet partilerinin sağlığı ve sıhhatiyle zerre ilgilenmeyen iktidar medyasının, Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili hassasiyeti gözlerimi yaşarttı. Meğer yandaş kalemler ve havuz medyası CHP'yi ne çok seviyormuş. Ama unutmayalım ki gerçeklerin bir gün mutlaka gün yüzüne çıkmak gibi bir huyu vardır. Kim kiminle görüştü ya da görüşmedi, kim kimin kaynağı ve her şeyden önemlisi, milli iradenin temsilcisi siyaset kurumunu kim, nasıl kirletiyor, bir gün mutlaka göreceğiz."

Siyaset anlayışlarında ikbal hesaplarıyla dümen çevirmenin olmadığına dikkati çeken Akşener, şöyle devam etti:

"Madem saraya gidenleri konuşuyoruz; mesela ben, saraya kim gitti de 'Santral bacalarına filtre takılmasını erteleyelim' diye sayın Erdoğan'ı ikna etti, onu merak ediyorum. Seçim döneminde 'Bu sorunu çözeceğiz' denildiği halde, saraya kim gitti de sayın Erdoğan'ı ikna edip, EYT'lileri yüz üstü bıraktı, onu merak ediyorum. Seçimden önce '3600 ek göstergeyi vereceğiz' dediği halde, saraya kim gitti de sayın Erdoğan'ı ikna edip memurlarımızı yüzüstü bıraktı, onu merak ediyorum.

Saraya kim gitti de sayın Erdoğan'ı, elektriğe-doğalgaza yüzde 70'i bulan zamlar yapmaya ikna edip vatandaşın sırtına yeni yükler bindirdi, onu merak ediyorum. Saraya kim gitti de sayın Erdoğan'ı, peygamber ocağının en stratejik tesislerinden biri olan tank palet fabrikasını Katarlılara satmaya ikna etti, onu merak ediyorum. Saraya kim gitti de sayın Erdoğan'ı terörist mektubu okumaya, teröristi devletin televizyonuna çıkarmaya ikna etti, onu merak ediyorum. Tarımda kendi kendine yetebilen Türkiye'de, saraya kim gitti de sayın Erdoğan'ı, patates, soğan, buğday, et, fasulye, nohut, hatta saman ithal edip, çiftçimizin belini bükmeye ikna etti, onu merak ediyorum."

"Çiftçiyi hiçbir zaman dikkate almadılar"

Hükümetin tarım politikasını da eleştiren Akşener, AK Parti iktidara geldiğinde 1,1 lira olan mazot fiyatının, 6,60 liraya çıkarak altı kat arttığını, 237 lira olan bir ton gübre fiyatının 3 bin 300 liraya çıkarak 14 kat arttığını, bir ton yem fiyatının 784 lirayken, 5 kat artarak 4 bin liraya çıktığını aktardı.

Akşener, iktidarın çiftçinin durumunu merak etmediğini savunarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin en büyük şanssızlığı, 17 yıldır geleceği planlayamayan vizyonsuz bir iktidar tarafından yönetilmesidir. İlk dönemlerinde yaptıkları birkaç iyi işi de tüketip, ülkenin kaderini getirip ucube bir sisteme bağladılar. Bu sistem yüzünden ülkemizi düşürdükleri çukurdan çıkarmaları imkansız. Çiftçiyi hiçbir zaman dikkate almadılar. Tarımı geliştirmek için kıllarını bile kıpırdatmadılar. Avrupa'nın en geniş tarım alanlarına sahip Türkiye'yi, tarımda ithalata muhtaç bir ülke haline getirdiler. Tarımda ithalata muhtaç, ekonomide yabancının parasına muhtaç, dış politikada Trump'a muhtaç, akılda da damada muhtaç bir Türkiye Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ülkemizi getirdiği nokta işte bu.

Son 10 yılda çiftçi sayısı yüzde 38'e düştü. 400 binden fazla insanımız, toprak işlemeyi bıraktı. 2002'den bu yana tarım alanlarımızın yüzde 12'sini yitirdik. Tarımsal üretimde dünyanın en büyük ikinci ülkesi olan Hollanda kadar tarım alanını kaybettik."

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
DHMİ Genel Müdürü Keskin, İstanbul Havalimanı kış tatbikatını denetledi
DHMİ Genel Müdürü Keskin, İstanbul Havalimanı kış...
Akıncı TİHA, ilk uçuş testini gerçekleştirdi
Akıncı TİHA, ilk uçuş testini gerçekleştirdi