Biz evreni sevgiyle yarattık diyor Tanrı. 

Ne var ki ne düşmanlıklar bitiyor ne savaşlar ... İnsan elinden ölümler ise azalmıyor. 

Aşk gibi, sevda gibi, merhamet, şefkat, vefa ve dostluk gibi kavramlar modası geçmiş sözcüklere dönüştü. 

Şiddet ve terör bir kabus gibi dünyamızın üstüne çöktü. Oysa Tanrılar çağı da kahramanlar çağı da geçmişte yaşandı ve bitti. 

Şimdi insan çağındayız. Ancak yaşananlar gösteriyor ki insanlık çağına henüz gelmemişiz. Şimdi yine barışın kanatları kırık ve sevecenlik kaybolmuştur. Hoşgörünün kapılarını da cellatlar işgal etmiş anlaşılan ... 

Gaddarlık, bencillik ve soysuzlaşma ağır bir lavanta kokusu gibi her yere sinmiş dostluk ve barış rüzgarlarından eser yok. 

Çoğalan azap çeşmeleridir, Nischenin "Kanla yazılanlar ve yapılanlar unutulmuyor "sözlerini ilke kılanların dünyasındayız adeta. 

İnsanlığın mutluluğunu arayanlar bu çılgınlığa karşı evrensel nitelikli yasalar çıkarmanın uğraşındadırlar. 

İnsan hakları evrensel bildirgesinin 18-19 ve 26'ıncı maddeleri "Herkesin düşünce, vicdan, din, görüş ve anlatım özgürlüğüne hakkı bulunduğunu, eğitimin tüm ulusal, ırksal ve dinsel guruplar arasında anlayış Hoşgörü ve dostluğu özendirmesi gerekir" demektedir. 

Birleşmiş Milletler Anayasası da "Biz gelecek kuşakları savaş felaketinden korumaya, temel insan haklarına insan kişiliğinin onur ve değerine inancımızı yeniden duyurmaya ve bu amaçlarla hoşgörüyle davranmaya ve iyi komşuluk anlayışı içinde yaşamaya kararlı birleşmiş milletler halklarıyız, görüşüne yer vermiştir. 

Bu iki belgenin ışığı altında yayınlanan hoşgörü bildirgesi: 

"Hoşgörü her şeyden önce insanın evrensel haklarının ve başkasının temel özgürlüklerinin tanınmasının özendirdiği etkin bir davranıştır. Hoşgörü hiçbir durumda bu temel değerlere verilen zararları haklı göstermek için ileri sürülemez." 

Görülmektedir ki hoşgörü, İNSAN HAKLARININ. KÜLTÜREL ÇOĞUNLUĞUN, DEMOKRASİNİN ve HUKUK DEVLETİNİN TEMELİDİR. 

Bu görüşü benimsemiş olan Birleşmiş Milletler beş maddelik bir ilkeler bildirgesini benimsemiştir. 

Bildirgenin birinci maddesi "Hoşgörü, dünyamız kültürlerinin zenginlik ve çeşitliliğine anlatım biçimlerimize, insan olma niteliğimizi dile getirme biçimlerimize saygı gösterilmesi, bunların kabul edilmesi ve bunlara değer verilmesidir. Bilgi açık fikirlilik, iletişim, düşünce, vicdan ve inanç özgürlüğü hoşgörüyü özendirir ve hoşgörü farklılık içinde uyumdur. 

(Devamı var)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.