10.05.2022, 21:42

HIRÇIN KEDİLER DİYALOĞU

Bayram sabahı, hoş bir şaşırtıyla (sürpriz) karşılaştık. Sokağın başındaki evin gölgeliğinde, yenidoğan üç kedi yavrusu birbirine sarılmış yatıyordu.

Mahallenin bir süredir 'yüklü' olan "Kehribar"ı, doğurmuş.

Sabah güneşinin, karşı köşedeki ıhlamur ağacı dalları arasından sızan parlak ışın demeti üzerlerine düşmemiş olsa varlıklarının ayırdına zor varırdık. 

Bu bir rastlantı olamaz; "Kehribar Ana", yavrularını hem ısınsınlar hem de biz görelim diye bir tür ramp ışıklarının altına taşımış. Sanki bizim, hayvan dostlarımıza karşı görevimizi savsaklama seçeneğimizin olmadığını biliyor gibi.

(İki buçuk yaşındaki torunumuz Mert, akşam yemeğinden sonra telefonla her görüştüğümüzde, bizden hesap soruyor: "Kedileye salam veydiniz mi?..)

SORUMLULUK

Gölgeliğin üzeri, Marsilya tipi dedikleri dışbükey kiremitle kaplı. Çatıyla gölgelik arasında bir metreyi biraz aşan düzey farkı var. Kehribar'ın çok rahat inip tırmanabileceği yükseklik bu. Gelgelelim Kehribar çatıda, bakışları yavrularının üzerinde ama gölgeliğe atlamıyor. Yavrularının yanına, evin öbür yanına geçip elli metre dolaşarak gitmeyi yeğliyor.

Acaba, dışbükey zemine atlayınca çok küçük bir olasılıkla bile olsa ayağım kırılır da çevreyi dolaşıp yiyecek bulamam, dolayısıyla da yavrularımı emziremem, kaygısından mı?

Bizce öyle.

"Kehribar Ana", doğadaki hemen her dişi gibi sorumluluk duygusu yüksek bir canlı.

Babaları ise ara ki bulasın!

Eskimiş Arapça bir sözcük olup 'anne - baba' anlamında kullanılan "ebeveyn"; aslında 'iki baba' demek.

Arapça "-eyn" eki, sözcüklere 'iki' anlamı yüklüyor.

"Ebe"nin aslı "ebu"; 'baba' demek.

"Ebeveyn" de 'iki baba'...

Araplarda 'kadının adı olmadığı' için böyle.

Bizde var mı ki?

Yok.

Araplara özentimiz arttıkça hiç de olmayacak.

En basitinden, çocuklarının sünnet, nişan, düğün okuntularında (davetiye), aile büyüğü olarak yalnızca kendi adını yazan. eşini adı yazılmaya değimli bulmayan Şam babalarını düşünün. 

DİYALOG / DİYALEKTİK

"Ebu" aynı zamanda 'maço kültürünü' akla getiriyor.

Önüne gelene 'babalanmayı'... 

Diyaloga kapalı olmayı...

Felsefede "diyalektik" kavramı, "diyalog"dan geliyor.

Diyaloğun babası da Platon.

İngiliz düşünür ve matematikçi Whitehead'e göre bütün Batı felsefesi, Platon'a düşülmüş dipnotlarından oluşuyor. 

Bizim "Kehribar Ana" yavrularıyla, yavrular da birbirleriyle 'koklaşa koklaşa' anlaşıyorlar.

İnsanlar ise 'konuşa konuşa'; Platon'un yöntemi 'diyalog'la...

Öz Türkçesi "eytişim" olan "diyalektik; gerçeğe ancak diyalog / mantıklı tartışma /akılcı sorgulama yoluyla varılabileceğini" içeriyor.

PLATON / EFLATUN

Biz Türkler, Platon'a "Eflatun" diyoruz.

Çünkü, Müslümanlığı benimsediğimizden beri ağızlarının içine baktığımız Araplar öyle diyor.

Arapçada 'p' sesi yok. Yabançı dillerden alınma sözcüklerdeki 'p', Arapçada 'f' oluyor. Aynı şekilde 'o' sesi de yok ve ithal sözcüklerde 'u'ya dönüşüyor.

Araplar Platon'u anlayıp yaşamlarına geçirebilseydiler, "diyaloğu / diyalektiği" de öğrenirlerdi. 

Biz de yine onlara uyup öğrenmedik.

Hâttâ, millî eğitimde felsefe derslerini müfredattan çıkardık!  

Bu da kesmeyince demokrasinin ta kendisi demek olan laikliğin temeli 98 yıllık Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nu (Öğretim Birliği Yasası) bütünüyle rafa kaldırdık, ciddi ciddi medrese düzenine geçiyoruz.

Cumhurbaşkanımız, geçen hafta Ayasofya Fatih Medresesini 98 yıl sonra açarken Atatürk Aydınlanması dönemini kastederek 'camilerin ahır yapıldığı' söylemini kim bilir kaçıncı kez yineledi. 

"Yarının alimleri, münevverleri, bilim insanları, araştırmacıları (Fatih Medresesinden) yetişecek. " dedi.

Medrese eğitimi, 'hafızlığa' dayanıyor. Çocuklarımız "nas"ları ezberleyecek; sormayan, sorgulamayan, akıl / mantık yürüt(e)meyenden alim (bilgin), münevver (aydın), bilim insanı, araştırmacı nasıl olacak?..

Sayın Cumhurbaşkanı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Batılılaşma adına yapılanlar hem millî bünyemizde hem de milletimizin hafızasında çok derin yaralar açmıştır. Bizans hayranı, Batı'dan çok Batıcı, milletin değerleriyle kavgalı bu zihniyet binlerce yıllık kültür hazinemizin kıymetini de bilememiştir."

BAYRAMLAŞMADILAR

Oysa, Cumhurbaşkanı'nın sözünü ettiği "kavga kültürü", günümüz Türkiye'sinde "milletin değerleri" ile olmaktan çok, Platon'un "diyalog / diyalektiğini" kavrayamamış ya da içselleştirememiş kişiler arasında yapılıyor.

Kimsenin kimseye kulak verdiği yok.

Örneğin, bir dinsel bayramı geride bıraktık, kimi siyasal parti yetkilileri kimi rakipleriyle yine bayramlaşmadılar. 

Bu durum, 'milletin değerleriyle kavgalı olmak' değil de ne?

Efendim, tabanları kabul etmezmiş!

Eğer öyleyle tabanlarınızla sağlıklı 'diyaloğa' geçip Anayasa'ya, ilgili yasalara göre kurulmuş siyasal partilerle sevgi bağınız bulunmasa bile saygı ilişkisi içinde olunması gerektiğini partililerinize anlatacaksınız.

HAKARETİN BİNİ BİR PARA

Ama, bunun tam tersi yapılıyor; hakaret çıtası sürekli yükseltiliyor...

Bir iktidar partisi yetkilisi çıkıp Ana Muhalefet yetkilisine "kahpe" diyebiliyor.

Bir başka yetkilinin muhalif seçmenlere uygun gördüğü sıfat:

"Dangalaklar..."

Aynı kişi, kendisinin cansiparane savunduğu Çanakkale Köprüsü'nü, bölgeden dönüşte kullanmak yerine feribota binmeyi yeğlediğini yazan gazetecilere:

"Geri zekâlılar!"

Gözlerinden kıvılcımlar saçarak konuşan bu yetkilinin diksiyonu berbat olduğundan, söylediklerinin yarısını anlayamıyoruz; yuttuğu hecelerin arasında daha da ağır hakaretler yer alıyor olabilir.

Öte yandan koskoca bir Bakan, bir parti liderine ağza alınmayacak sözlerle saldırıyor:

"... Hayvandan aşağı..."

Profesör unvanlı söz konusu parti lideri de onu Bakanlığının önünde düelloya çağırıyor.

Hazretlere sormak gerekiyor:

Seksen üç milyonun geçim sıkıntısından zaten canı burnundayken siz ülkede barışı, erinci böyle mi egemen kılacaksınız?

Ya da halkımıza, 'Bizden size hayır yok. Tartıştığınız kişiyi sokağa çağırıp kendi adaletinizi kendiniz sağlayın!' demeye mi getiriyorsunuz?

İMAMOĞLU OLAYI

Bu arada, İBB Başkanı İmamoğlu'nun Karadeniz gezisinde kimi gazetecileri 'VIP otobüsü'ne almasını da uzun uzadıya yazacaktık, fazlaca yerimiz kalmadı. Şu kadarını söylemekle yetinelim:

Politikacı için her kesimden, her siyasal görüşten gazeteciye kucak açmak, onlara kendini anlatmak, savunageldiğimiz 'diyalog' çerçevesinde uygar bir davranış, hâttâ zorunluluktur.  

Ancak, kimi 'Kabataş yalancısı' olan; kimi ülkemizin kamu kaynaklarını talan eden bir iş insanına daha birkaç gün önce 'mağdur edebiyatı' yaptıranlar, sayın İmamoğlu'na bel bağlayan milyonların gözünde "VIP" (Very important person: Çok önemli kişi) midir?

Ekrem Başkan, oturup kalkmasından konuşmasına, duruşundan gülüşüne değin her yönden örnek bir lider eşi olan "Kehribar Ana" Dilek İmamoğlu'na danışmış olsa sanırız böyle önemli bir yanlışa düşmezdi.

Neyse...

Bir tecrübe bin nasihatten evladır, diyelim.

GRAM GRAM 'EPİGRAM'

Ne yurtsever aydınlara tahammül var

Ne bebelere çağdaş eğitim 'caiz'.

Şimdi de bilim yuvası Nesin Vakfı'na

Devlet destekli bir tarikattan taciz.

Yorumlar (0)
20
açık
Namaz Vakti 29 Mayıs 2022
İmsak 03:35
Güneş 05:29
Öğle 13:06
İkindi 17:05
Akşam 20:34
Yatsı 22:20
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31