HDP Koruculuk Sisteminin Lağvedilmesini İstedi

HDP Koruculuk Sisteminin Lağvedilmesini İstedi
HDP, uygulamaya konulduğu 1985 yılından beri suç işleme mekanizmasına dönüşen koruculuk sisteminin tümden lağvedilmesi ile ilgili tedbirlerin alınması amacıyla Meclis araştırması açılmasını istedi.

HDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım, Mardin"in Kayadere köyünde korucuların açtığı ateş sonucu 4 yurttaşın yaşamını yitirmesiyle yeniden gündeme gelen koruculuk sisteminin lağvedilmesi ve tedbirlerin alınması amacıyla Meclis araştırması açılması için Meclis Başkanlığı"na araştırma önergesi verdi. Yıldırım önergenin gerekçesinde, koruculuğu kabul eden insanların büyük çoğunluğunun 90"lı yıllarda bölgede süren ağır baskı sonucu bunu yaptığını kaydederek, koruculuğu zorunlu olarak kabul edenlerin dışında koruculuğu gönüllü olarak yapan insanların belli bir kısmı devletin gücünü arkasına alarak hukuk dışına çıkmış ve korculuk sisteminin bir suç örgütüne dönüşmesini sağlamışlardır" ifadesini kullandı.

 

"3 BİNİ AŞKIN KORUCU HAKKINDA YARGISAL İŞLEM YAPILDI"


"Faili meçhul cinayet, yargısız infaz, tecavüz, gasp, soygun, adam öldürme-yaralama-kaçırma, patlayıcı madde kullanma, hırsızlık, zorla çek-senet imzalatma, ormanlarda yangın çıkarma, zirai mahsul ve otları yakma, dolandırıcılık, rüşvet, zimmet, çocuk kaçırma, rehin alma, tehdit, tecavüz, kadın ticareti, uyuşturucu-silah-mühimmat-canlı hayvan-tarihi eser kaçakçılığı ve çevre suçları korucuların karıştığı suçlar arasında yer almaktadır" diyen Yıldırım, adli makamlara intikal eden dosyalar kapsamında 3 bini aşkın korucu hakkında yargısal işlem yapıldığını hatırlattı. Yıldırım, İHD verilerine göre, 4 yılda korucular, devletin silahlarıyla toplam 91 kişiyi öldürdüğünü, onlarca kişiyi ise yaraladığını hatırlattı.

 

RAPORLARLA KORUCULUK GERÇEĞİ


Yıldırım, araştırma önergesinin gerekçesinde şunları sıraladı: "Raporda resmi verilere göre korucuların, 38 köy yakma, 14 köy boşaltma, 12 taciz ve tecavüz, 22 insan kaçırma, 294 silahlı saldırı, 50 infaz, 70 gasp, 454 işkence, 9 intihara sebebiyet verme, 17 ormanlık alanı yakma suçu işlediği belirtilirken, 20 yıl içinde ise 187 insanın korucular tarafından katledildiğine yer veriliyor. Raporlarda ayrıca, resmi olmayan verilere göre ise gerçek durumun bundan daha ağır olabileceğine işaret ediliyor. Bunca insanın mağduriyetine yol açan olaylarda korucuların, yargıda cezasızlık politikasından kaynaklı, haklarında açılan yargılanmalardan ise aklanarak çıktıkları belirtiliyor." Toplumsal barışın hesaplaşılarak tesis edilebileceğini kaydeden Yıldırım, koruculuk sisteminin araştırılıp lağvedilmesini ve sivil halka karşı suça karışan korucuların ise hukuk önünde hesap vermesi gerektiği kaydetti.

 

BAKAN ALA"YA SORU ÖNERGESİ


Yıldırım, Mardin"in Ömerli ilçesine bağlı Kayadere (Bafawa) köyünde korucuların yaptığı katliama ilişkin İçişleri Bakanı Efkan Ala"ya yazılı soru önergesi de verdi. Yıldırım, bakan Ala"ya şu soruları yöneltti: "Bir taraftan müzakere ve normalleşme süreci yaşanırken 1985"dan beri binlerce suça karışmış olan koruculuk kurumu neden hala bölgenin en etkili silahlı güçlerinden biri olarak muhafaza edilmektedir? Kurulduğu günden bu güne kadar yüzlerce ağır insan hakları ihlaline sebep olan korucularla ilgili toplam kaç dava açılmıştır? Suçun kategorisine göre kaç kişiye ne kadar ceza verilmiştir? Bu güne kadar defalarca en ufak anlaşmazlıklarda bile hemen silaha sarılan korucular bu yetkiyi ve gücü nereden almaktadır? Bu güne kadar korucuların silah kullanabileceği durumlarla ilgili yasal bir düzenleme yapılmış mıdır? Yapılmış ise neden hala cinayetler işlenmektedir? Temmuz 2014 tarihi itibarıyla halen kaç geçici ve gönüllü korucusu görev yapmaktadır? Mardin ilçesine bağlı Kayadere Köyünde yaşayan kimi yurttaşların 30 Mart Yerel Seçimlerinden sonraÖmerli İlçe Jandarma Komutanlığına çağrılarak BDP ye neden oy verdikleri ve muhtarlık seçimlerinde Güven ailesinden aday olan korucubaşına karşı neden oy kullandıklarının sorulduğu doğru mudur? Doğru ise bunun ile ilgili her hangi bir adli soruşturma açılmış mıdır? Köyde üç gün önce muhtarlık yüzünden gençler arasında bir kavga çıktığına dair jandarmanın bilgisi olduğu halde neden hiçbir önlem alınmamıştır? Cinayetin işlendiği tarihten iki gün önce Ömerli İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından koruculara eğer kavga çıkarsa silahlarını kullanabileceklerine dair bilgi verildiği doğru mudur? Barış ve müzakere sürecinin daha sağlıklı yürüyebilmesi için koruculuk müessesesinin lağvedilmesi hususunda her hangi bir çalışmanız bulunmakta mıdır? 2002 yılından günümüze kadar kaç korucu alımı yapılmıştır? Bu alımların illere göre dağılımı nasıldır?"

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.