Öne Çıkanlar salgın survivor koronavirüs korona corona

Vatandaşa tepeden bakan kibir abidelerinin bu davada yeri olmaz

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezinde "Türkiye Sevdasıyla Yaşımız Hep 18" temasıyla düzenlen partisinin İstanbul İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı"na katıldı.

Toplantının, parti, şehir ve ülke için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Erdoğan, kuruluşundan bugüne İstanbul teşkilatlarında görev alanlara gayretleri, emekleri ve sadakatleri için şükranlarını sundu.

Erdoğan, "AK Parti sıradan bir siyasi teşekkül değildir. Bizler bir büyük davanın sevdalısı insanlar olarak burada bir aradayız. Türkiye, nasıl binlerce yıllık devlet tarihimiz içindeki son halka ise AK Parti de bu büyük davanın günümüzdeki en önemli temsilcisidir."

AK Parti"nin maziden atiye yolculuğun altın halkalarından biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bu durum sorumluluğumuzu daha da artırıyor. AK Parti"de siyaset yapmak demek, öncelikle bu sorumluluğu üstlenmeye talip olmak demektir. Bugünlere yılın her gününü, günün 24 saatini bu davaya hizmete adayan büyüklerimizin, kardeşlerimizin gayretleriyle geldik. Gelecek nesillere daha büyük ve güçlü bir Türkiye bırakmak, medeniyetimizi yeniden yükseltmek istiyorsak, bizlerin de aynı anlayışla çalışması gerekiyor. Görevimiz ne olursa olsun hepimiz öncelikle bu davanın bir neferiyiz. Unutmayın, bugün söylemediğimizi 10 yıl, 20 yıl, 30 yıl sonra da yine aynı şekilde kararlı olarak söylemek durumundayız. Bugün başka yarın bir başka olmamalıyız. Bunu yapanları gördük, görüyoruz. Bu hassasiyeti hiçbir zaman unutmamak gerekir. Kendi nefsinin peşine düşen, sadece kendi ajandasına, kariyerine hesabına odaklanan kişilerden dava adamı olmaz. Gurur abidesi olanlardan dava adamı olmaz. Bize Yunus"un ifadesiyle "Ete, kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm" diyen anlayıştaki insanlar lazım. Diyorum ya, hep birlikte Ömer"ler olmaya aday olmalıyız. Hele hele bulunduğu makamın gücüne, imkanlarına güvenerek gönül kıran, insanları rencide eden, vatandaşa tepeden bakan kibir abidelerinin bu davada yeri olmaz. Yolsuzluğu, haksızlığı, çalıp çırpmayı hiç saymıyorum bile. Bu tür vasıflardaki insanların kapımızdan içeri girmesi dahi bizim için züldür."

Erdoğan, şimdi bir kongre sürecine girildiğini, ilçelerde, illerde bu hassasiyete çok büyük önem verilmesi gerektiğini vurgulayarak, AK Parti"yi yönetenleri Rabbim katında milletin nezdinde mahcup edecek hiçbir yanlışa göz yumulamayacağını kaydetti.

"Unutmayın, milleti karşısına alanlar, bizi de karşısına alır. Unutmayın kibir en büyük isyandır." diyen Erdoğan, insan gönlü kıranının, partideki gönülleriyle ilgili kalemini kıracaklarını söyledi.

Erdoğan, davası insan olan Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle, Abazasıyla, Boşnağıyla velhasıl şu anda 82-83 milyonuyla yaratılanı Yaradan"dan ötürü seven bir dava olduklarını belirterek, başka bir tanımın olamayacağını vurguladı.

"Hiçbirimizin aklı ve vicdanı yerine nefsinin sesine kulak verme lüksü yok"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hazreti Mevlana"nın "İnsanı ateş değil, kendi kibri yakar, herkeste kusur görür kendisine kör bakar, neye nasıl bakarsan o da sana öyle bakar." dizelerini anımsatan Erdoğan, şunları söyledi:

"Yumurtadan çıkıp kabuğunu beğenmeyenler, sadece varlık sebeplerini inkar etmekle kalmaz, aynı zamanda kendi hicranlarını da hazırlarlar. Hiçbirimizin hesabi davranma, aklı ve vicdanı yerine nefsinin sesine kulak verme gibi bir lüksü yoktur. Hedefimiz önce bu ülkenin 82 milyon insanının her birinin, onunla birlikte tarih ve medeniyet coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimizin, nihayetinde de büyük insanlık ailesinin tamamının gönlünde kalıcı yer edinmektir. Ülkemizin ve dünyanın neresine gidersek gidelim tüm samimiyetleriyle bize kucak açan insanlar tarafından karşılanıyor, eğer kucaklanıyorsak işte bu hasbi yaklaşımımız sayesindedir. Tek tek her AK Partili bu hassasiyetle hareket ettiği taktirde Allah"ın izniyle yumuşatamayacağımız kalp, fethedemeyeceğimiz gönül, ikna edemeyeceğimiz kimse kalmaz. Herkesten farklı olarak biz bunu siyasi bir hesap için değil, inancımızın ve geleneğimizin bir gereği olarak yerine getiriyoruz ve getireceğiz. Bunu yaparken de hiç kimsenin gündeminin peşine takılmayacağız. Ülkemizde kimi konuların bilinçli bir şekilde gündemde öne çıkartıldığını görüyoruz. Önemli bir kısmı da milletimizi karamsarlığa sürükleyerek dolaylı yoldan bizi başarısız göstermeye yönelik bu çabalara karşı dikkatli olmalıyız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, istisnai hadiselerin sanki her gün her yerde yaşanıyor, herkesin başına geliyor gibi gösterilmesinin iyi niyetli olmadığını belirterek, Türkiye"yi güvensiz bir ülke olarak gösterme projesine hizmet eden bu tür kampanyalara bilerek veya bilmeyerek destek verilmemesi gerektiğini ifade etti.

Medya kuruluşlarını da bu konuda dikkatli ve bilinçli hareket etmeye davet eden Erdoğan. "Ülkemizin de AK Parti"nin de kendi gündemi vardır. Hem parti hem hükümet hem Meclis olarak, buna belediyeler ve il genel meclisleri dahildir. Kendi icraat gündemimize sıkı sıkıya sahip çıkacağız. Vaktimizi ve enerjimizi kendi çalışmalarımızı daha ileriye taşımak için kullanacağız. Muhalefetin, medyanın ve diğer çevrelerin bizi dar ve kısır gündemlerinin içine hapsetme tuzağına hiçbir şekilde düşmemeliyiz. Unutmayınız, AK Parti gündem takip etmez, gündem belirler." diye konuştu.

"İftira ve yalan hızlı yayılır"

Erdoğan, bu konuda en dikkatli olması gereken teşkilatların başında İstanbul"un geldiğini belirtti. İstanbul"un Türkiye"nin kaderini belirlemede bir numaralı şehir olduğunu söyleyen Erdoğan, kentte 81 vilayetin temsilcilerinin bulunduğuna işaret etti.

İstanbul"dan ses çıktığı zaman 81 vilayette bunun dalgalandığının görüldüğünü dile getiren Erdoğan, kentin nabzı iyi tutulduğunda zaten Türkiye"nin de yakalanmış olacağını ifade etti. Erdoğan, bu konuda katılımcılara çok önemli görevler düştüğünü, sokaktaki her bir vatandaştan başlayıp tüm ilçeleri ve şehri kuşatan bir anlayışla bu sürecin yönetilmesi gerektiğini vurguladı.

Yapılan hizmetlerin hakkıyla anlatılması halinde bile partiye yönelik yalan yanlış saldırıların çoğunun etkisiz hale getirilebileceğini belirten Erdoğan, iftira ve yalanın hızlı yayıldığını, ancak doğrularla karşılaştığında da daha hızlı bir şekilde söndüğünü dile getirdi.

Erdoğan, millete hakikatleri anlatarak bunu gerçekleştireceklerini söyledi.

"Biz Suriye halkının talebi üzerine oradayız"

Türkiye"nin son 17 yılda tarihinin en büyük sıçramalarını yaşarken aynı zamanda tarihinin en büyük saldırılarıyla da karşı karşıya kaldığını anlatan Erdoğan, "Ülkemize yönelen saldırıların hedefinde ilk önce AK Parti yer almıştır. Esasen Türkiye ile AK Parti"nin kaderi adeta bütünleşmiştir. Türkiye"yi seven bizi seviyor, Türkiye"ye kızan bize kızıyor, Türkiye"den nefret eden bizden de nefret ediyor. Milletimiz de bu gerçeği gördüğü için her mücadelemizde hamdolsun yanımızda yer alıyor." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde Suriye"de yürütülen harekatlar, Türkiye sınırı içindeki terörle mücadele operasyonları ve Akdeniz"de atılan stratejik adımların Türkiye"ye karşı bir öfke patlamasına yol açtığını dile getirerek, salondakilere şöyle seslendi:

"En önemlisi şu anda Barış Pınarı Harekatı"yla Suriye"de devam etmekte olan süreç, Türkiye"nin nereden nereye geldiğini göstermesi bakımından çok önemlidir. Dünyada hangi liderlerle görüştüysek, hepsinin bize nasihati çoğu zaman, "Buradan ne zaman çıkacaksınız?" söyledikleri bu. Bizim de kendilerine söylediğimiz şu, "Sizin orada ne işiniz var? Bizim 911 kilometre sınırımız var. Sizin sınırınız var mı? Yok. Peki niye oradasınız? 32-33 bin tır silahı, aracı, gereci, mühimmatı siz kime gönderdiniz? Teröristlere. Kim bu teröristler? Enteresan olan ne biliyor musunuz, Kürtler. Nasıl oluyor da bunlar Kürt oluyor? DEAŞ"a karşı en büyük mücadeleyi veren biziz. El Bab"ta DEAŞ"ın 3 bini aşkın teröristini oradan çıkartan biziz. Dünyada DEAŞ"a karşı böyle bir mücadeleyi veren ikinci bir ülke yok. Bunun aksini iddia edebilir misiniz?" dedim. Son dörtlü zirvede, İngiltere, Fransa, Almanya, onlarla yaptığımız dörtlü zirvede bunları konuştuk, kendilerine açık açık bunları söyledik. Siz niye oradasınız? Bize şunu söyleyemezsiniz. Siz oraları terk etmedikten sonra Suriye halkı da "Teşekkür ederiz, artık gidebilirsiniz." demedikten sonra biz buradan çıkmayacağız. Çünkü biz Adana Mutabakatı"yla oradayız, Suriye halkının talebi üzerine oradayız. Şu anda da bu süreç devam ediyor. Söyleyecekleri hiç bir şey yok ve söyleyemediler."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.