Öne Çıkanlar koronavirüs corona salgın survivor korona

Türkiye bir müzakere devletidir

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı devam ederken, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve soruları yanıtladı.

MKYK'nın iç, dış siyasi gelişmeler, sosyal meseleler ve teşkilatlarla ilgili konular konusunda kapsamlı bir değerlendirme yaptığını belirten Ömer Çelik, şehitlere Allah'tan rahmet dileyerek, Gaziler Günü'nün idrak edildiğini hatırlattı. 

Gaziler Günü vesileyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm gazileri rahmetle anan Çelik, hayatta olan gazilere de şükranlarını sundu.

"Azerbaycan'da şehit olan kardeşimiz, bizim de şehidimizdir"

Dün Ermenistan'ın saldırısında bir Azerbaycan askerinin şehit olduğunu belirterek, şehide Allah'tan rahmet dileyen AK Parti Sözcüsü Çelik, şunları söyledi:

"Buradan bir kere daha Ermenistan'ı uyarıyoruz. Çok fazla analiz yapmaya gerek yok, Yukarı Karabağ'ı hukuksuzca, haksızca işgal eden Ermenistan, burada Tovuz bölgesinde bu saldırılarını gerçekleştiriyor. Türkiye açısından bunlar asla kabul edilemez şeyler. Ermenistan ateşle oynadığını bilsin. Bölgedeki istikrarsızlığın, bölgedeki kargaşa çıkarma faaliyetlerinin odak noktası Ermenistan'dır. Türkiye, kayıtsız, şartsız Azeri kardeşlerinin ve Azerbaycan'ın yanındadır. Azerbaycan'da şehit olan kardeşimiz, bizim de şehidimizdir. Ermenistan'a ateşle oynamaması konusunda buradan bir kere daha uyarılarımızı iletiyoruz."

"Sağlık çalışanlarımıza yapılan saldırıyı kınıyoruz"

Çelik, dün son derece üzücü bir tablo ile karşılaştıklarını ifade ederek, "Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık çalışanlarımıza yapılan saldırıyı kınıyoruz. Doğrusunu söylemek gerekirse artık bu izah edilmesi son derece güç bir durum haline gelmiştir. Bütün dünyaya örnek olacak bir fedakarlık ve bir vatanseverlik içerisinde çalışan sağlık çalışanlarımıza gözbebeğimiz gibi davranmamız gerekirken, bu barbarlıkların, bu vandallıkların hiçbir şeyle izah edilmesi mümkün değildir." değerlendirmesinde bulundu.

İnsanların acılarının, üzüntülerinin olabileceğini, ancak sağlık çalışanlarının bu acıları dindirmek ve üzüntülerin ortaya çıkmaması için gayret gösterdiklerinin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Ömer Çelik, "Dünyanın her yerinde görüyoruz bizimki kadar adanmış, vatanseverce çalışan bir sağlık teşkilatı dünyada emsali yok ve bu kesintisiz bir mücadele. Tedbirlere uyulmayan noktada onların yükü artıyor ama onlar çalışmalarından zerre kadar geri adım atmıyorlar." diye konuştu.

Pek çok sağlık çalışanının aylarca ailesini görmeden risk altında yaşadığını, izole bir hayat sürdüğünü ve halen de bu yönde çaba gösterdiğini belirten Çelik, şöyle devam etti:

"Onların hepsine sevgi, saygı ve muhabbetle gözbebeğimiz gibi bakmamız gerekiyor, sevgimizi ve saygımızı, moral desteğimizi esirgemememiz gerekiyor. Bunun yerine birilerinin çıkıp da bu saldırıları gerçekleştirmesi hem onların bu fedakarlıklarına karşı büyük bir haksızlık ve barbarlık anlamına geliyor hem de medeni bir toplum hayatına yakışmıyor. Dolayısıyla bir kere daha bütün sağlık çalışanlarımıza selamlarımızı, saygılarımızı, sevgilerimizi gönderiyoruz. Bu konuda da AK Parti olarak da yapılan bu saldırıdaki adli süreci takip edeceğiz ve sağlık çalışanlarımıza titizlikle sahip çıkmaya devam edeceğiz."

Kongre süreci

Erdoğan'ın teşkilatlarla ilgili de bir değerlendirme yaptığını belirten Çelik, "İlçe kongrelerimiz devam ediyor. İlçe kongrelerimizdeki coşkudan, katılımdan ve tecrübe ile değişimi bir arada götürme kapasitesinden memnuniyetlerini ifade ettiler. Ayrıca teşkilatlarımızın pek çoğu çok güçlü bir şekilde yeni üye kaydetme seferberliğinde büyük başarılara imza attılar." şeklinde konuştu.

AK Parti'nin üye sayısının kendisinden sonra gelen partinin oy sayısından daha fazla olduğunu söyleyen Çelik, konuşmasına şöyle devam etti:

"AK Parti'nin üye sistemi, bu üyelerin çeşitliliği, her toplumsal kesimden, her yaştan, cinsiyetten üyelere sahip olması AK Parti'nin kitle partisi olma özelliğini de pekiştiren bir şey. Bu sürecin daha güçlü bir şekilde devam etmesi konusunda Genel Başkanımız memnuniyetlerini ifade ettiler. İlçe kongrelerimiz bütün gücüyle sürüyor ekimden itibaren bazı illerde il kongrelerimizi gerçekleştireceğiz. Bunların özü ve stratejisi tecrübeyi, birikimi, derinliği koruyarak yeni kollara, yeni açılımlara uzanabilmektir, dolayısıyla kökler ve dallar arasında doğru bağlantıları kurabilmektir. Teşkilat Başkanlığımız bu bilinçle Genel Başkanımızın talimatları doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor."

Yüz yüze eğitim

Yüz yüze eğitimin kademeli olarak başladığını anımsatan Ömer Çelik, öğrenci, öğretmen ve velilere sağlıklı ve başarılı bir dönem diledi. 

Eğitimle ilgili hem Sağlık Bakanlığının hem de Milli Eğitim Bakanlığının çeşitli denetim mekanizmaları kurduklarını söyleyen Çelik, 3 bin 800 denetmenin okullarda Kovid-19 ile ilgili tedbirlere uyulup uyulmadığını denetleyeceğini ifade etti.

AK Parti Sözcüsü Çelik, şunları söyledi:

"Milli Eğitim Bakanlığımızla Sağlık Bakanlığımız arasında kurulan sistem sayesinde okulla irtibatı olan her bir kişinin HES kayıtları takip edilecek ve risk durumlarında anında müdahale etme imkanı söz konusu olacak. Tabii 3 hafta süresince bakanlığımız salgının seyrine göre durumu değerlendirecek. Bu dinamik bir süreç, bugünden sonra '2 hafta sonra ne olur, 4 hafta sonra ne olur' bunu kestirmek çok güç ama süreç dinamik olduğu için bu değerlendirmeler sağlıklı bir şekilde Bilim Kurulunun tavsiyeleri de alınarak, verilere bakılarak yapılacak."

Diyarbakır anneleri

Diyarbakır annelerinin vicdan nöbetinin 3 Eylül'de birinci yılını doldurduğunu hatırlatan Çelik, pek çok annenin emekleriyle büyüttükleri gözbebeklerini dağa kaçıran teröristlere karşı cesur ve vicdani bir eylem ortaya koyarak, çocuklarına sahip çıkmak için bu nöbeti sürdürdüklerini söyledi.

"Diyarbakır annelerinin ellerinden öpüyoruz, her zaman yanlarında olduğumuzu bilmelerini istiyoruz." ifadesini kullanan Ömer Çelik, en büyük arzularının annelerin evlatlarına kavuşmaları olduğunu belirtti.

Çelik, "Türkiye'de bu vicdan nöbeti ortaya çıkarken, Türkiye'deki en küçük bir olumsuzluğu bile günlerce manşet yapan bazı uluslararası medya kuruluşlarının, bu vicdan nöbetini neredeyse hiç görmemesi halen devam etmektedir, bunun altını çiziyoruz. Maalesef kendi ülkelerindeki teröristlere karşı en yüksek hassasiyeti gösterenler, o terör tehlikesinin bin katını, 100 bin katını yaşayan Türkiye'de ise teröristlere müsamaha etmek konusunda sapkın bir hoşgörü içerisinde olmaya devam ediyorlar." dedi.

BM Çocuklar ve Silahlı Çatışma Özel Temsilcisi Gamba'nın SDG örgütünün yöneticileriyle görüşmesi

Birleşmiş Milletler (BM) Çocuklar ve Silahlı Çatışma Özel Temsilcisi Virginia Gamba'nın terör örgütü PYD/PKK'nın güdümündeki sözde SDG'nin yöneticileriyle video konferans yöntemiyle bir görüşme gerçekleştirdiğini hatırlatan Çelik, bunun bir teröre destek verme girişimi olduğunu ve bu görüşmeyi bir BM yetkilisinin gerçekleştirdiğini vurgulayarak bunu şiddetle kınadıklarını belirtti. 

BM yetkililerini bu konuda uyardıklarını ifade eden Çelik, "Çocukları istismar eden, cinsel istismardan tutun da onları çocuk savaşçı yapan bir örgüt söz konusuyken BM'nin bu konudaki temsilcisinin bunlarla video konferans yoluyla görüşmesi onu meşrulaştırmak başka bir anlama gelmez." ifadelerini kullandı.

"Türkiye bir müzakere devletidir, bir diploması devletidir"

Doğu Akdeniz'deki gelişmelerin sıcaklığını koruduğunu, bugün de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel ile video konferans görüşmesi yaptığını belirten Çelik, "Türkiye bir müzakere devletidir, Türkiye bir diploması devletidir. Uzun tarihimiz aynı zamanda diplomasi konusundaki deneyimimizin açık bir göstergesidir. Bizimle masada meselesini çözmek isteyen için dünyadaki ideal muhatap biziz. Kazan-kazan esasında bir sonuca varmak isteyen, hakkaniyet ve hukuk temelinde yürümek isteyen için Türkiye'den daha iyi bir muhatap, daha iyi bir ortak yoktur." değerlendirmesinde bulundu.

Ömer Çelik, Yunanistan'ın şimdiye kadar buna yanaşmayan bir muhatap olduğuna işaret ederek "14 yıl sürmüş, 60 kez yapılmış bu istikşafi görüşmeler bakın Çipras döneminde yapılmadı, Miçotakis döneminde yapılmadı. Türkiye defalarca hem Çipras döneminde hem Miçotakis döneminde istikşafi görüşmelerin, diplomatik mekanizmaların çalışması gerektiğini söyledi. Diplomatik mekanizmalara yanaşmayan taraf her zaman Yunanistan olmuştur." dedi.

Oruç Reis gemisinin görevine bakım ve tamir işleri için kısa bir ara vermesinin diplomasi isteyenler için bir fırsat olduğunu dile getiren Çelik, "Dolayısıyla meseleyi devlet aklıyla, devlet adamlığıyla çözme konusunda bir irade söz konusuysa Türkiye zaten devlet aklıyla, devlet adamlığı misyonuyla yaklaşma konusunda her zaman hazırlıklıdır ve bunu desteklemektedir." ifadelerini kullandı.

Ne zaman müzakere süreci söz konusu olsa Yunanistan'ın bunu sabote ettiğini, Almanya'nın arabuluculuk girişimi sırasında birtakım korsan anlaşmalar yapıldığını hatırlatan Çelik, Oruç Reis gemisi bakım için limana çekildikten sonra tehditle, şantajla herhangi bir sonuç alamayanların seslerini diplomasi konusunda yükselttiğini belirtti.

"Yunanistan Ege'yi Yunan Gölü yapmak üzere bir takım projelerin peşinde koşuyor"

Türkiye'nin kendi "Mavi Vatan"ında Türkiye Cumhuriyeti'nin haklarını ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kendi bölgesindeki haklarını koruduğunu dile getiren Çelik, şunları kaydetti:

"Maksimalist bir şekilde 'Sevilla Haritası' diye kimsenin hukuki kabul etmediği bir haritayla neredeyse Ege'yi Yunan Gölü yapmak üzere kendi kendine birtakım projelerin peşinde koşuyor Yunanistan. Tabii bu diplomaside samimiyet anlamına da gelmiyor. Türkiye her zaman şunu söyledi: 'Ön koşulsuz bir şekilde masaya oturmaktan yanaysanız, buyurun oturalım.' Onlarsa 'Türkiye tehdit ve şantajdan vazgeçsin.' diyor. Türkiye kime tehdit ve şantaj yapmış? Gelip de Meis Adası'nda provokasyon yapanlar onlar, Oruç Reis Gemisi'ni sıkıntıya sokmak üzere çeşitli manevralar yapanlar onlar. Yine de Türkiye büyük bir devlet aklıyla, bölgesel barışın sorumluluğunu üstlenmiş bir ülke olarak, sadece kendi barışını ve refahını korumak için değil bölge ülkelerinin barış ve refahından kendisini sorumlu hisseden bir ülke olarak, büyük bir olgunlukla bu süreci yürüttü. Hem sahada kendi hak ve menfaatlerimizden taviz vermeden sismik araştırmalarımızı sürdürüyoruz, hem de diploması isteyenlere kapımızın sonuna kadar açık olduğunu söylüyoruz."

"Herkesin sorumlu davranması gerekiyor"

Milli menfaatlerinin korunması konusunda sadece iktidarın değil muhalefetin de duyarlı olması gerektiğini belirten Çelik, CHP'nin bu süreçteki tavrını eleştirdi. 

Bazı CHP'lilerin yaşanan süreçte "Yanlış yapıyorsunuz, dünyada yalnız kaldık." dediklerini, Oruç Reis'in bakım için limana çekilmesi sonrasında ise sırf muhalefet yapmak adına "Taviz vermeyin." dediklerini aktaran Çelik, herkesin sorumlu davranması gerektiğini vurguladı. Çelik, "Bu tip sorumsuz, dış politikanın genetiğine uyumayan, Türkiye'nin dış politika tecrübesine uymayan bu yaklaşımlar en çok Yunan tarafı tarafından veya hasımlarımız tarafından bize karşı koz olarak kullanılmaya çalışılıyor." diye konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.