İstanbul’umuz için çok ayrı değer taşıyan Adalar ilçemiz, 9 adadan oluşmaktadır. Ancak, bu 9 adadan 4’ünde yaşam vardır. İstanbul’umuzun nüfusu en düşük ilçesi olan Adalar mutlaka görülmelidir. Marmara Denizi ile çevrili olana Adalar’a sadece deniz ulaşımı vardır. Tarih ve doğa turizmi açısından önemli bir ilçemiz olan Adalar mutlaka görülmeli, gezilmeli olanağınız varsa da yaşanmalıdır.

Yaz aylarında Adalara giderseniz mutlaka denize girin. En gelişmiş olan Büyükada, her yönüyle muhteşem. Erkan vapurla geçin isterseniz Büyükada’da kahvaltıyla günü yaşamaya başlayın. İster denizinde yelken yapın, isterseniz kiralık bisikletle adaya hakim olun.

Yeni dünyanın yeni beslenme trendleri Yeni dünyanın yeni beslenme trendleri

Büyükada’nın Aya Yorgi Tepesi’ndeki tarihi Aya Yorgi Kilisesi’ni mutlaka görün. 1751 yapımı bu kilise, 23 Nisan ve 24 Eylül’de ziyaretçi akınına uğruyor. Aya Yorgi’nin kayalıklarından gün batımını izlemeyi sakın ihmal etmeyin. Büyükada’nın sokaklarında gezerken tarihi konaklar önünde fotoğraf çektirin. Birbirinden güzel ahşap konaklar aslına uygun yenilenmiştir. Hagios Sotiros Christou Manastırı’na giden ormanlık yoldaki, Büyükada’nın ve Avrupa’nın en büyük dünyanın ise 2. büyük ahşap yapısı 1964’den beri kullanılmayan yıkılması an meselesi olan Rum Yetimhanesi’ni mutlaka görün. Pazartesi hariç her gün açık olan “Adalar Müzesi” mutlaka gezilmeli.

En yeşil ada olan Heybeli Ada’da bulunan ve 1773 yılında inşa edilen “Deniz Harp Okulu” hala dipdiri sizi karşılayacak. Bu adada yer alan Aya Yorgi Manastırı’nın ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. 1882’de çıkan büyük yangınla manastır büyük hasar almıştır. Bet Yaakov Sinagogu’nu, 2. Cumhurbaşkanı’mız İsmet İnönü evini, 1844 yapımı Ümit Tepesi’ndeki Rum Ortodoks Ruhban Okulu’nu, 14. yüzyıl yapımı Ayios Nikolaos Kilisesi’ni, Atatürk’ün emri ile açılan ancak şu anda hizmet vermeyen 1924 yapımı Heybeliada Sanatoryumu’nu ve edebiyatımızın önemli kilometre taşlarından Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın müzesini mutlaka ziyaret edin. Değirmen Burnu’nu ve Süslü Mezarı da görün.

Koylarıyla ünlü Burgazada’nın sokakları ve meydanı çok ünlü. Burgazada’da Çağdan Türk Edebiyatı yazarlarımızdan Sait Faik Abasıyanık’ın şimdilerde müze olan evini mutlaka gezin. Kınalı Ada manzarasına sahip olan Düşler Sahili, adanın gizli kalmış yerlerden biridir ve mutlaka görülmelidir.

Huzur isteyenlerin yerleşim yeri olarak nitelendirilen Kınalı Ada, yaşam sürülen adalar arasındaki en küçük adadır. Bu ada 30 dakikada gezilebilir. Burada yer alan 1964 yapımı Kınalı Ada Cami’sini, 1857 yapımı Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi’ni, Rum çocuklarının yaz yerleşkesi olarak kullanılan Dönüşüm Manastırı’nı ve Bizans İmparatoru V. Leon’un bir süre yaşadığı Rum Ortodoks Panayia Kilisesi’ni görmeyi ihmal etmeyin.

Gelin, gezin, görün ama Adalarda yaşamaya kalkmayın. Tabii çok paranız yoksa. Adalar’da en düşük ev kirası 7 bin liradan başlıyor. Üst sınırı ise 100 bini bile aşıyor. Yiyecek içecekler de ada olması nedeniyle burada İstanbul ilçelerine göre biraz daha pahalı.