Darbe girişimi Adil Öksüz yakalanmadan...

Darbe girişimi Adil Öksüz yakalanmadan aydınlığa kavuşamaz

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "15 Temmuz darbe girişimi Adil Öksüz yakalanmadan aydınlığa kavuşamaz." dedi.

Darbe girişimi Adil Öksüz yakalanmadan aydınlığa kavuşamaz

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "15 Temmuz darbe girişimi Adil Öksüz yakalanmadan aydınlığa kavuşamaz." dedi.

Darbe girişimi Adil Öksüz yakalanmadan aydınlığa kavuşamaz
05 Kasım 2019 - 16:57

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'ndaki konuşmasına başlamadan önce kürsüye lösemi tedavisi sonrası iyileşen Batuhan Sakallı'yı çıkardı. Grupta olmaktan dolayı mutluluğunu dile getiren Sakallı, 2-8 Kasım tarihlerinin Lösemili Çocuklar Haftası olduğunu anımsattı. Sakallı, kendisinin iyileştiğini ancak diğer gençler ve kardeşleri adına, onları temsilen burada bulunduğunu belirtti. Maskesini gösteren Sakallı, bu maskeyi çektikleri çileleri, insanlar bir hafta bile olsa anlasın diye taktıklarını anlattı.

Kanserin artık grip gibi yayıldığını dile getiren Sakallı, "Biz de buna dikkat çekmek istiyoruz. Çok büyük bir sorunumuz var, LÖSANTE'ye ruhsat istiyoruz çünkü ben iyileştim ama benim gibi iyileşmeyi bekleyen milyonlarca kardeşim var." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de maske takarak salonda bulunanlarla "Maskemi takarım farkındalık yaratırım." sloganını attı.

Daha sonra kürsüye çıkan Kemal Kılıçdaroğlu, Sakallı'nın talebini dinlediklerini belirterek "Çocuklar bizim geleceğimiz, çocuğumuzun ailesinin inancı, etnik kimliği, yaşam tarzının çok daha ötesinde bütün çocuklar bizim ve biz o çocukların sorunlarının çözülmesi için el birliğiyle, gönül birliğiyle mücadele edeceğiz." dedi.

LÖSANTE'nin açılması çağrısında bulunan Kılıçdaroğlu, bunun için arkadaşlarını görevlendireceğini, ailelerin büyük bir heyecanla hastanenin açılmasını beklediğini dile getirdi.

Kılıçdaroğlu, bugünün eski başbakanlardan Bülent Ecevit'in vefatının 13. yılı olduğunu anımsatarak Ecevit'in bir yazar, şair, saygın, hiç kimsenin önünde diz çökmeyen bir politikacı olduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, Ecevit'in milliyetçiliği sadece Türkiye'ye değil bütün dünyaya anlattığını ifade ederek "O, milliyetçiliği laf olsun diye yapmadı. O, 'Ben milliyetçiliği Akdeniz'in sularına, Beşparmak'ın dağlarına, afyon tarlalarına yazdım.' dedi. Ecevit'in bir başka özelliği, verilmeyecek hiçbir hesabı yoktu. Her kuruşun hesabını vermeye hazır birisiydi." diye konuştu.

Ecevit'in varlığının Türk siyaset tarihinde son derece önemli bir süreci başlattığını anlatan Kılıçdaroğlu, CHP'ye sosyal demokrasi ilkelerinin gelmesi açısından Ecevit'in çok önemli görevler üstlendiğini "halkçı bir genel başkan" olarak tarihteki yerini aldığını kaydetti. Kılıçdaroğlu, gönüllerdeki yeri hiç silinmeyecek olan Ecevit'i rahmet ve saygıyla andığını dile getirdi.

"Benim unutacağımı sanıyorlar"

"Benim unutacağımı sanıyorlar, asla unutmayacağım. Kürsüye çıkarken 'hak, hukuk, adalet' diye slogan atılıyordu. 15 Temmuz şehit ve gazilerinin hakkını ve hukukunu mutlaka sonuna kadar arayacağım." diyen Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Onlar bu işin lafını yaptılar, vakıf kurdular, 309 milyon lira para topladılar. Vakfın adresi ne? Belli değil. Vakfın telefonu ne? O da belli değil. Vakfın yöneticileri kim? O da belli değil. 251 şehit, 2 bin 194 gazi adına bu hesabı sonuna kadar soracağız. Ben soracağım, Meclisin genel kurulunda milletvekili arkadaşlarımız da soracak. Hakkı, hukuku ve adaleti sağlayıncaya kadar mücadelemiz devam edecek. Yine soracağız, Tank Palet Fabrikasını unuttuğumu sanıyorlar. Asla unutmadık. Özellikle bunu dile getirirken ülkücü kardeşlerime sesleniyorum. Ben, ülkücü kardeşlerime sesleniyorum, birileri rahatsız oluyor. Ne kadar rahatsız olursan ol, bu ülkenin silah fabrikasını yabancı bir orduya peşkeş çekersen önünde ben varım, kapı gibi duracağım, mücadele edeceğim."

Kemal Kılıçdaroğlu, geçen günlerde tahliye olan ve bugünkü grup toplantısına katılan eski milletvekili ve Parti Meclisi üyesi Eren Erdem'e "Hoş geldin" dedi. Kılıçdaroğlu, "490 gün hapiste kaldı ama bugünkü düzende çok yadırganacak bir şey değil çünkü bir saray hükümeti, devleti var. Dolayısıyla yargı bağımsız değil, ülkede demokrasi yok. Her türlü baskı, şiddet var. Gizli tanıklarla istedikleri kişileri tutuklayabiliyorlar, istedikleri kişileri hapse atabiliyorlar ve beyefendinin arzusuna göre de serbest bırakabiliyorlar. Yani adalet yok." diye konuştu.

Bütün bunlara rağmen CHP olarak adaleti sağlamak için her türlü mücadeleyi sonuna kadar yapacaklarının altını çizen Kılıçdaroğlu, Hava Harp Okulu öğrencilerinin ailelerinin de aralarında olduğunu, onların da hakkını sonuna kadar savunacaklarını vurguladı.

"Kayyumu hangi gerekçeyle atıyorsun"

Bazı gazetecilerin tahliye olduğunu ancak bunun yeterli olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, "Hapiste gazeteci, yazar, avukat olmaz. Yani hapiste düşünce suçlusu olmaz. Bir insan farklı düşünüyor diye hapse atmak asla doğru değil. Hapse atılan bir ülkede demokrasi yok demektir. Oysa bizim savunduğumuz demokrasidir. Herkesin düşüncelerini özgürce dile getirdiği güzel bir Türkiye'den yanayız. Kendi içinde barışık bir Türkiye'den yanayız." şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, Osman Kavala'nın da 735 gündür hapiste olduğunu anımsatarak onun da bir an önce özgürlüğüne kavuşmasını istediklerini dile getirdi.

Demokrasiyi, kendileri gibi düşünmeyenler için de savunduklarına işaret eden Kılıçdaroğlu, kayyum atamalarını bu bağlamda eleştirdiklerini söyledi. Seçime girecek kişinin savcılıktan belge aldığını, Yüksek Seçim Kurulu'nda hakimlerin onayından geçtiğini anlatan Kılıçdaroğlu, "Seçime giriyor, kazanıyorum ve beni kayyum atayarak görevden alıyorlar. Ne için? Hakim var. Suçluysam mahkemeye verirsin. Kayyumu nasıl ve hangi gerekçeyle atıyorsun? Bilmemiz lazım." dedi.

Kılıçdaroğlu, Ankara, Balıkesir, Bursa büyükşehir belediye başkanları görevden alındığında da aynı şeyleri söylediklerini, demokrasinin herkesin ortak paydası olduğunu ifade etti.

Demokrasinin herkes için vazgeçilmez bir alan olduğunu yineleyen Kılıçdaroğlu, demokrasiyi büyütmenin, düşünce özgürlüğünü derinleştirmenin, eşit yurttaş olarak haklara sahip çıkmanın herkesin ortak görevi olduğunu kaydetti.

Kılıçdaroğlu, yerlerine kayyum atanan belediye başkanlarının kelepçelenip 10 saat ayrı ayrı hücrelerde tutulup bir başka kente gönderilmelerinin doğru olmadığını ifade ederek şöyle konuştu:

"Seçimle gelen, halkın desteğini alan birisinin eline 10 saat kelepçe vuramazsınız. Üstelik sevk ettiğiniz araçta kelepçe vuracaksanız. Bu asla demokrasi açısından doğru değildir. Farklı düşüncelerdeyiz, farklı siyasi görüşlerdeyiz ama ben de insanım, onlar da insan, ben de demokrasi istiyorum, onlar da demokrasiyi istemek zorundalar, ben de bayrağımı seviyorum, onlar da bayrağımızı sevmek zorundalar, ben de vatanımı seviyorum, onlar da vatanlarını sevmek zorundalar. Dolayısıyla demokrasiyi sadece kendimiz için değil, bizim gibi düşünmeyen insanlar için de savunmak zorundayız."

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Usta oyuncu Yıldız Kenter son yolculuğuna uğurlandı
Usta oyuncu Yıldız Kenter son yolculuğuna uğurlandı
16 yılda 30 bin futbol sahası kadar toprak kurtarıldı
16 yılda 30 bin futbol sahası kadar toprak kurtarıldı