Güzelliklerin dili olup parkede yaşananlarla sizlerin arasında köprü olmak ne kadar keyifli bir tablo. Basketbol için "yaşam biçimidir, eğlencedir, fair - play için bulunmaz bir fırsattır." Diye anlatır dururuz.
Bitmeyen hırs ve egolar! Kazanmak! İlla kazanmak! Diye çıkılan yolda yaşanan çevre baskısından sonra illa "Makyavelist felsefe" ile hareket etmek! Tek bir şampiyonun çıkacağı organizasyonlarda şampiyon olabilmek için her yolu denemek ve önüne çıkan engelleri kaldırabilmek için yapmadığını bırakmamak! Kırmak dökmek ve sadece kazanmak! Hayır yaşam ve özellikle basketbol böyle olmamalı.
Örneğin; basketbolu en iyi organize eden NBA'de her sene bir şampiyon çıkar ve diğer takımlar yıllarca şampiyon olamazlar! Ama o takımlar, idarecileri hiç hakemi şikayet edemezler! Hele bir etsinler! "Binlerce dolar ceza öderler" ve o kulüp seyircisi "asla şampiyon olamadım" diye ortalığı yangın yerine çevirmezler! Basketbol dünya sporları arasında bambaşka bir yeri vardır. Eskiden NBA de organize edilen ALL-STAR'ları hayranlıkla izlerdik!
Artık bizde de, her sene geleneksel hale getirilen ve tam sezon ortasında yapılan ALL-STAR birbirinden renkli görüntüler ile gönüllerde taht kurar. Bu sene Federasyon Başkanı  Harun Erdenay'ın ve Hidayet Türkoğlu'nun dokunuşları ile çok daha renklenen ALL-STAR'ı izlerken inanıyorum ki, salonda veya ekran başında hiç kimse organizasyonun bitmesini istemedi.
Yıllar yılı hep basketbolda " Avrupa kapılarının kapalı olduğunu gördük" Hemen aklıma Ahmet Hamdi Tanpınar'ın dizesi geldi!
"Kapıların kapalı görünmesi, kapıların önünde değil, arkasında bulunduğumuz içindir." Sonunda kapıların neresinde durmayı öğrenen basketbolumuz Avrupa'nın en güçlü seslerinden biri oldu. Bu ses ülkece gururumuz olan basketbol Türkiye'yi aydınlatmaya devam ediyor.
"Bizden bir şey olmaz, bizim Avrupa'da yerimiz yok! Biz bir şey değiliz" kompleksini ve aşağılık duyguları zaman içinde öyle çürüttük ki! Yıllar boyu her gelişme adımı içinde yer aldık. NBA Şampiyonu olan takımda oynayan, NBA ALL-STAR'da oynayan çocuklarımız oldu, yıllar içinde bir çok NBA'ye oyuncu gönderdik.
Görevini tamamlayan Hidayet tüm birikimlerini ülke basketboluna enjekte edebilmek için Harun ile birlikte el ele verdi. İsteyen istediğini söylesin! Türk Basketbolu zirve yapıyor! Daha iki gün önce Darüşşafaka'nın evinde Fenerbahçe 106 sayı atarken, Daçka 100 sayıda kalarak hem Türkiye'de hem de Avrupa'da bir çok rekora imza attılar. Ardından hemen düzenlenen ALL-STAR maçının sonunda skorboard 156-136  bitmesi eski rekorların "pabucunu dama attı"
Artık 5 artı 1 kuralının da "pabucu bir daha damdan indirilmemek üzere atılmıştır" diye düşünüyorum. Kimse bu konuyu bir daha açmaz herhalde! Başka bir takım kurulup Federasyonun Sponsorluğunda yerli yeteneklerden oluşan, yepyeni bir takım kurulabilinir!
Böylesine bir organizasyonda, Üçlük yarışında Melih Mahmutoğlu'nun birinci olması, Berk Uğurlu'nun becerilerini hayranlıkla izleyip şampiyon olması herkesi sevindirdi. Belli ki, Furkan'ın uzun çalışmalardan sonra, Mc Rea'nin ruhunu okşayan (Mc Rea'nın adı yazılı forması ile) Berk'in üstünden uçup potaya vurduğu smaç herkesi duygulandırdı. Ziyafet sofrasında yemek uzmanı Arda Türkmen'in hayranlıkla en canlı şahidi olduğu, yemek masalarının üstünden uçup vurduğu smaç herkesin "içine ALL-STAR ruhunu derinlemesine hissettirdi."
"STAR WARS'ı" şölene getiren Furkan ve Cedi yaptıkları(FORCE CHOKE) şov ile kalplerde uzun seneler unutulmayacak bir gösteri sundular. Aldığı ödül ve onca yabancıyı saf dışı bırakan Furkan sen "gerçekten hepimizin gururu oldun." DARTH VADER
Şimdi tek tek saymak istemiyorum ama! Fark ettiniz mi? Bu ALL-STAR Türk Oyuncu ağırlıklı olsaydı! Düşünmek bile istemiyorum. Artık bu yola girildi ve dönüşü yok. Baksanıza 156 - 136 biten bir maçta bu skor insanın içini buruyor!
Maçın sonunda bileğinin hakkı ile bizim evimizin çocuğu gibi olan Kenny Gabriel 34 sayı 12 ribaund ile MVP seçildi. Hepsine helal olsun. ALL-STAR sırasında sahada izlediğimiz her oyuncu gerçekten Türkiye Liginde oynamayı hak ediyor.Buda müthiş bir mutluluk! Arada kan uyuşmazlığı ve menajer nazı ile orası burası oynayanlar var! Ama bizim aslan yürekli kulüp yöneticilerimiz bununda üstesinden gelmeyi başarırlar! Dimi! Efendim sesinizi pek duyamadım ama her halde "tamamdır" dediniz!
Her gün yine bir ölüm haberi ile sarsılıyoruz! Her ölüm erkendir. Ancak bazıları var ki, içimizi sızlatıyor. Çok saygı duyduğum Mustafa Koç'un vefatı içimi acıttı. Mekanı cennet olsun. Sevenlerine Allah sabır versin. Türkiye'de işçileri arasında devrim yapan ve patronların "kapitalist" olmasından bahseden, ender patronlardan biri ve herkesin saygı duyduğu, sevdiği kocaman yürekli adam Mustafa Koç'a Allahtan Rahmet diliyorum.
ALL-STAR organizasyonu müthiş bir organizasyon! Keşke tüm konularda olduğu gibi Futbol Federasyonu basketbolun bu günlerini kopyalayabilse!
Bu cümleler hiç kimse özel olarak bu sayfaya taşınmadı! Ama bilin ki, bir gün!
Can Yücel'in hepimize ders niteliğinde "ANLAYANA DA ANLAMAYANA DA! DER GİBİ" Papatyalar bir bakarsınız ki! Topraktan yukarı gözüküyor! Ne olur bu hayat bizim onu cennet veya cehennem yapmak elimizde!
      FARK ETMELİ
Farkında Olmalı İnsan…
Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı.
Farkı Fark Etmeli, Fark Ettiğini De Fark Ettirmemeli Bazen…
Bir Damlacık Sudan Nasıl Yaratıldığını
Fark Etmeli.
Anne Karnına Sığarken Dünyaya Neden Sığmadığını
Ve En Sonunda Bir Metre Karelik Yere Nasıl Sığmak Zorunda Kalacağını
Fark Etmeli.
Şu Çok Geniş Görünen Dünyanın, Ahirete Nispetle Anne Karnı Gibi Olduğunu
Fark Etmeli.
Henüz Bebekken 'Dünya Benim!' Dercesine Avuçlarının Sımsıkı Kapalı
Olduğunu, Ölürken De Aynı Avuçların 'Her Şeyi Bırakıp Gidiyorum
İşte!' Dercesine Apaçık Kaldığını
Fark Etmeli.
Hayvanların Yolda Kaldırımda Çöplükte
Ama Kendisinin Güzel Hazırlanmış Mükellef Bir Sofrada Yemek Yediğini
Fark Etmeli.
Eşref-İ Mahlukat (Yaratılmışların En Güzeli) Olduğunu
Fark Etmeli.
Ve Ona Göre Yaşamalı.
Gülün Hemen Dibindeki Dikeni, Dikenin Hemen Yanı Başındaki Gülü
Fark Etmeli.
Eşine 'Seni Çok Seviyorum!' Demenin Mutluluk Yolundaki Müthiş Gücünü
Fark Etmeli.
Dolabında Asılı 25 Gömleğinin Sadece Üçünü Giydiğini, Ama Arka
Sokaktaki Komşusunun O Beğenilmeyen Gömleklere Muhtaç Olduğunu
Fark Etmeli.
Zenginliğin Ve Bereketin, Sofradayken Önünde Biriken Ekmek
Kırıntılarını Yemekte Gizlendiğini
Fark Etmeli.
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür,
O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,O Da Bugündür.
CAN YÜCEL
 
ÖNEMLİ NOT: Ameliyat olan Sevgili dostum Efe Aydan'a büyük geçmiş olsun. Allah ailesine ve sevenlerine bağışlasın.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.