Gri Hat Ahilik festivallere sıkışmasın
MEHMET AYCAN

MEHMET AYCAN

Gri Hat Ahilik festivallere sıkışmasın

21 Eylül 2017 - 11:43

Geçen yazımızda toplumsal ahlak demiştik…
Ve ticaretteki dejenerasyona dikkat çekmiştik…
Yazı Ahilik Haftasına rastlamıştı.
Ahilik sözcüğü Arapçada kardeş anlamına geliyor…
Bizdeki anlamı ise, esnafın yazılı olmayan kurallar çerçevesinde örgütlenmesi…
Tabii sadece bu değil….
Ahilik, kardeşlik gibi derin ve veciz bir anlamı içerdiği kadar dürüstlüğün, iş ahlakının da bir
güvencesi…
Bir başka deyimle sosyolojik ekonomik bir olgu…
Köyden kente geçiş ve bunun doğal sonucu kültürlerin karmaşası, iş olanaklarının daralması bu
kavramı neredeyse yok etti…
Neredeyse diyoruz çünkü, iş olanakları oluşturulamayınca, işveren olanakları kavramı geliştirildi…
Şimdilerde Türkiye’de herkes devlet olanaklarıyla kendi işinin patronu oldu…
Esnaf sayısı arttıkça, müşteri sayısı azalmaya başladı…
Herkes patron olunca müşteri azaldı…
Elbette bunda son yıllarda yaşanan ekonomik daralmanın etkisinde büyük.
Ahiliğin oluşturduğu derin, iş ahlakı da doğal olarak rafa kaldırıldı…
Artık usta çırak ilişkisi yok…
Çünkü
Üretim ve ticaret teknolojilerinin gelişmesiyle ahilik kavramı yok oldu…
Artık kimse yeni usta yetiştirmiyor ve kimsede peştamal kuşanmıyor….
Toplumsal deformasyon bir sistemi yok edip gidiyor…
Ahilik yerine ikame edilen “ticaret odaları” ise bu geleneği yaşatabilme becerisine ve olanağına sahip
değil…
Çünkü odalar, esnaf ile tüketici arasına sıkışmış ve bu zor denklemi çözmenin telaşında.
Ülke içinde oluşan iç göçün doğal sonucu oluşan karmaşa, esnafından, büyük işadamına herkesi çıkar
günlerini kollama noktasına getirmiş.
Durum, bir çözümsüz denklem gibi duruyor…
Böyle diyoruz, belki acı söylüyoruz…
Bu eleştiriler; bir kavramı yok etmek, bir kitleyi rencide etmek değil, yozlaşan bir kültürü yeniden
yeşertebilmek adına yapılıyor.
Şimdi şöyle bir düşünün. Ahi Evran’ın oluşturduğu bir ahlak anlayışından bugün söz edebilir miyiz?
Kocaman bir hayır…
O halde, bu işin erbapları yeniden çağdaş bir ahilik manifestosu hazırlamak zorunda…
Kurtuluş orada…
Biliyorsunuz iki bayram geçirdik…
Ne mi oldu…
Kısaca Bayram’ların adı değişti…
Kısaca “kazıklama günlerine” dönüştü…
Hele bu Bayram’lar dini içerik taşıyorsa ve mistik duygular içeriyorsa böyle bir şey olabilir mi…
Yani esnaf “bayram zammı” yapabilir mi…
Bizim ne yapıp yapıp yeniden ahilik kültürünü ve ahilik ahlakını yeniden diriltmemiz gerekiyor…
Aksi halde, esnaf-müşteri ilişkisi kalmayacak…
Çok geç olmadan bu yeni felsefeyi oluşturmak şart….
Yoksa “elektronik esnaf” kavramı derinleşecek…
Yani internetten alışveriş giderek artacak…

2

Geri dönüşü de olmayacak….
Kısaca, mahalleli, ne esnafına kavuşacak, ne de esnaf para kazanacak…
Yoksa herşey geç olacak…
Yine bizler, “ kahraman bakkal, markete karşı” hikayeleri yazacağız…
Ustalık” geleneksel el sanatlar festivalleri”ne sıkışıp kalmasın…
Ahilik sadece esnaflık değil, bir ustalık işi…
Üretim tüketim dengesi…
Bu olgunun yaşatılması için önlem şart…
Yani çok geç olmasın…

Bu yazı 296 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar