FENERBAHÇE VALENCİA'YA ŞANS TANIMADI
İSMET BADEM

İSMET BADEM

FENERBAHÇE VALENCİA'YA ŞANS TANIMADI

12 Ocak 2018 - 12:52

Parkede seken topun , oyuncuların savunmada direnme sesleri. Attıkları kritik sayıda ki,
zafer çığlıkları. Gerçekten basketbol insanı kendinden alan zamanın nasıl geçtiği belli
olmayan, evrenin en güzel sporlarından biri. Hele birde desteklediğiniz takımın maçı varsa,
müthiş heyecan fırtınası.
Tam maç başladığında aklıma öyle şeyler takıldı ki! Bir gün Ivkovic daha ülkemizdeydi,
bir organizasyonda Obradovic, ve Ivkovic ikilisi ile sohbet etme imkanı yakaladım. Onlara
şunu sordum: “İkiniz basketbol oynarken değil ama, Coach olarak hem büyük kariyere hem
büyük paralara sahip oldunuz! İsteseniz ikinizin birikimi ile rahatça Türkiye’de ve kendi
ülkenizde BANKA SATIN ALABİLİRSİNİZ” demiştim. Çok gülmüşlerdi!
Maç esnasında Obradovic’i dikkatlice izledim. Yüzünde senelerin yorgunluk izleri var.
Düşünün senede bir ay izin! Onda da transfer çalışmaları. Sonra her gün çift idman, haftada
iki veya üç maç. NBA Takımlarının temposunu yakalıyor. Sabahın körü yolculuklar, alanlarda
bekleyiş, bazen aktarmalar! Sonra yurt içi deplasmanlar! Maç içi gerginlikler, taktikler,
sakatlar, mutlaka kazanılması gereken tüm maçlar! “Off yeter be! Bu nasıl bir hayat?” demek
geçiyor insanın içinden!
Takımın yarısı sayılan, Vesely, Nunnaly, Kalinic üçlüsü sakat olduğu için takımda yok.
Deplasmanda Valencia gerçekten zorlu rakip. Ancak öyle maça başladı ki, eksikleri bırakın
herkes yıldızlaştı ve bir anda seyirci bile sus pus oldu! 0-15 keşke bu güzel savunma hiç sayı
yemeden bir rekora daha imza atsaydı! Ancak ilk çeyrek 7/18 geçildi, Fenerbahçe Basketbol
Takımının yazılmayan özel bir maç senaryosu var! İkinci çeyrek azıcık “savunmada ki, boğma
ipini gevşetiyor!” Abalde, Pleıss ve San Emeterio devreye girerek farkı azaltmaya çalıştılar.
Devre 27/33 Fenerbahçe’nin üstünlüğü ile geçildi.
Fenerbahçe’de en büyük patron Obradovic  maç sonu: “Bu iniş çıkışlara bir türlü isim
koyamıyorum, bizim takım maç içinde inanılmaz karakter değişikliği gösteriyor!  0-15
başladığımız maçın üçüncü çeyreği ancak 50-51 galibiyetimizle biterken, “Ah bizim
sakatlarımız maçta olsa biz neler yapardık demek üzereydik!” Bu yetmezmiş gibi, Sinan ve
Wanamaker ikilisi çok kötü bir gece yaşayarak attıkları ile sayıya hasret çekip “o” çektiler!
Guduric  en yüzdeli maçlarından birini tamamladı; 15 sayı, 3/3 ikilik, 3/6 üçlük attı.
Sloukas 11 sayı 10 ribaund ile takımın lideri oldu. Ahmet öyle sürpriz şeyler yaptı ki, çok iyi
oynadı. 5/5 yüzde ile 10 sayı attı. Melli 6 sayı, 11 ribaund ile “gelişinin nedenini anlattı.”
Datome 14 sayı ile MVP olmayı hak etti. Dıxon’ın biraz daha zamana ihtiyacı var. Thompson
13 sayı ile katkı sağlarken boyalı alanı daha iyi kullanabilir. Melih 5 sayı atarak kendi de,
moral buldu. Onca eksiğe rağmen önemli bir deplasman galibiyeti alınırken, Obradovic  hala:
“ Bu takımın maç içinde üç-beş kere iniş çıkış gösterir mi?” diye düşünerek soyunma odasına
gitti.

Bu yazı 61 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar