HAYATIN İÇİNDEN ÇİZGİLER
ALİHAN BAHADIR

ALİHAN BAHADIR

HAYATIN İÇİNDEN ÇİZGİLER

08 Ocak 2018 - 12:09

Thales'e bu dünyada en nadir bulunan şey nedir? Diye sormuşlar.
-Allahtır, demiş
-Ya en güzel şey?
-Allahın yarattığı şu dünya!
-En hafif şey?
-Bir anda bütün dünyayı dolaşan hayal
-En kuvvetli?
-İhtiyaç.
-Ya en faydalı şey?
-O da zamandır. Her şeyi unutturan zaman…
*****
Saray mensuplarından biri XV. Louis'ye yeni bir vergi teklif etmiş: Akıl vergisi.
Bunun herkes canla başla öder, çünkü hiç kimse budalalığı kabul etmez, demiş.
Kral: Fevkalâde bir buluş, demiş. Bir cemile olarak ben de sizi bu vergiden muaf tutuyorum.
*****
Kisagotami, Budha'ya gitti, saygılarını sundu ve "Çocuğumu hayata döndürebilecek bir ilaç
hazırlayabilir misiniz?" diye sordu.
Budha, "Böyle bir ilaç biliyorum," diye yanıt verdi. "Fakat bunu yapabilmek için bazı
maddelere ihtiyacım var."
Biraz rahatlayan kadın, "Hangi maddelere ihtiyacınız var?" diye sordu.
"Bana bir avuç hardal tohumu getir," dedi Budha.
Kadın, bunu bulacağına söz verdi; fakat ayrılırken, Budha, "Hardal tohumunun, hiçbir
çocuğun, eşin, ebeveynin ya da bir yakınının ölmediği, ölümün hiç bilinmediği bir evden
alınması gerekli" diye de ekledi.
Kadın kabul etti ve hardal tohumunu aramak için evden eve dolaşmaya başladı. Gittiği her
evde insanlar ona tohumu vermeyi kabul ettiler; fakat kadın evde hiç kimsenin ölüp
ölmediğini sorduğunda, ölümün ziyaret ettiği hiçbir ev olmadığını gördü. Birinde ev sahibinin
kızı, başkasında oğlu, diğerlerinde eş ya da aileden biri ölmüştü. Kisagotami, ölüm nedeniyle
acı çekmekten kurtuluş hiçbir ev bulamadı. Bu acıyı çekenin yalnız kendisi olmadığını görerek,
çocuğunun cansız bedenini bıraktı ve tekrar Budha'ya gitti. Budha ona büyük bir sevecenlikle,
şöyle dedi: "Oğlunu kaybeden tek kişinin sen olduğunu sanıyordun; ölüm yasası tüm canlılar
için geçerli olduğu sürece ölümsüzlük diye bir şey yoktur."
*****
Lord Curzon Lozan'da hep İnönü'ye hücum ediyor. "Siz Müslümansınız, sizin hukukunuz
olmaz siz çok gerisiniz" diye. İnönü, Ata'ya telgraf çekiyor ve Atatürk Esat Bey başkanlığında
bir komisyon toplayıp iki sene çalışırlar ve 1926'da Medeni Kanun kabul ediyor. Sadri
Maksudi Paris'ten gelir.
Cumhuriyeti kuranlar ve vatanı kurtaranlar üzerinde yani o nesilde, bugün
anlayamayacağımız hissi bir bağ vardır.
*****
Haldun Simavi gazetesinde çalışanlarına; "işadamlarının davetlerine gitmeyin, kokteyllerine,
katılmayın, yemeklerini yemeyin, içkisini içmeyin" dermiş. Şimdikiler zaten işadamı.
*****

2

Komşuluk akrabalıktan sonra gelen ve kimi zaman ondan bile güçlü bağlarla insanları
birbirine bağlayan bir yakınlıktır diyebiliriz. Necip Fazıl Kısakürek, çocukluğunun evini
anarken, komşu yakınlığından ve komşuluğun anlamından söz etmekte:
"Bir köşende annem, dalgın kuran okurdu;
Ve karşısında annem, sessiz gergef dokurdu.
Semaverde huzur besteleyen bir şarkı;
Asma saatte tık tık zamanın hazin çarkı..
Çam kokulu tahtalar, gıcır gıcır silinmiş;
Sular cömert, "temizlik imandandır" bilinmiş..
Komşuyu hatır soran sıra sıra terlikler.
Ölçülü uzaklıkta, yakın beraberlikler…
Seni yiyip bitiren, kırk katlı ejder oldu;
Komşuluk, mana ve ruh, ne varsa heder oldu;

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Cemal Karabaş
    5 ay önce
    Alihan Bey bütün bir günü dolduracak fıkralar. Tebrik ederim.

Son Yazılar