Uğur’dan Eylül’e kırılgan bir hikaye

Uğur'dan Eylül'e kırılgan bir hikaye

Mimar Sinan G.S.Ü. ve İstanbul Üniversitesi Konservatuvar tiyatro bölümünden mezun bir grup genç tarafından kurulan “Tiyatro Sıfır Pozitif”in katkılarıyla sahneye konan “EYLÜL-Yum Gözünü Sık Dişini” adlı tek kişilik oyunda Uğur Kanbay müthiş performansıyla izleyiciyi adeta mest ediyor.

05 Aralık 2018 - 18:06 - Güncelleme: 07 Aralık 2018 - 12:56

Sezona başarılı bir şekilde başlayan ve şimdiye kadar izleyenler tarafından beğeni ile karşılanıp ayakta alkışlanan, Uğur Kanbay’ın, hayatın her alanında dayatılanlara karşı kendi yazıp, yönettiği ve oynadığı tek kişilik tiyatro oyunu “Eylül’’12 ve 22 Aralık’ta Kadıköy Emek Tiyatrosu’nda seyirciyle buluşacak...

Herkesin her gün daha fazla para kazanmak ya da işten kovulmamak, birine kendini beğendirmek ya da onaylanmak, iyi geçinmek, aman başını belaya sokmamak için şekilden şekle girdiği bir dünyada “Eylül”, ‘KENDİ GİBİ OLMAK’tan başka bir “TERCİH” yapmamıştır... Geriye kalan ya da yaşamaya zorlandığı hayatsa, herkes gibi, onun için de; içinde toplumsal ahlaktan ezberlenmiş ön yargılara, ekonomik zorluklardan, aile hayatına pek çok denklemi barındıran maruz bırakılmış bir zorluklar ve zorunluluklar silsilesidir aslında.

Trans bir bireyin hayat mücadelesini anlatan oyun Uğur Kanbay’ın okuldaki bitirme projesi iken, aldığı desteklerle seyirciyle buluşturuldu.  Oyunu hem yazan, hem yöneten ve hem de oynayan Uğur Kanbay, “Ötekileştirmenin her türlüsüne karşı olduğumuz için bu hikayeyi bir trans birey üzerinden anlatıyoruz. Eylül’ün başından geçen keyifli ve komik olaylara tanık oluyoruz. Bu aslında gerçek, yaşanmış bir yerden geldi aklıma, sonra farklı farklı trans bireylerin hikayelerini topladım ve gerçek bir hikaye oluşturdum. Nerdeyse derlediğim bütün hikayeler trans bireylerin başından geçenler fakat içinde kurgu hikayeler de var” dedi.

Uğur Kanbay’la Tatavla Tiyatrosu kulisinde, hem sahneye çıkmadan hem de oyun sonrasında konuştuk. İşte sıcak ve samimi söyleşi...

Bize kendinizden bahseder misiniz? Uğur Kanbay kimdir? 

Merhaba. Ben İstanbul da dogdum. 27 yaşımdayım. Tek çocuğum. MSGSÜ Devlet Konservatuvarı Tiyatro bölümü mezunuyum. 

Hangi süreçlerden geçip sahneye ve oyunculuğa başladınız? 

İlkokulda şiir okurdum ben. Şiir yarışmaları düzenlenirdi.. ilçe, il ve Türkiye çapındaki yarışmalarda birinci oldum. 6. Sınıfta okurken Türkçe öğretmenlerimin teşvikiyle tiyatro yapmaya başladım. O seviyede müsamere diyebiliriz aslında… Reşat Nuri Güntekinin Babür Şah’ın Seccadesi oyunuyla sahneye çıktım. Sonra orta okul, lisede hiç inmedim. Sürekli ders bitse de tiyatro provasına insem diye saate bakıyordum… Oyuncu olma isteği çok küçük yaşta başladı bende, bir tutkuya dönüştü.

“Eylül”le duyguları adeta allak bullak ediyorsunuz, tepkiler nasıl?

Eylül, güzel geri dönüşler alıyor. İnsanlardan mesajlar geliyor sosyal medya aracılığıyla. Bir arkadaş ‘homofobiktim, artık değilim’ tarzı bir mesaj atmış… Başka biri ‘haftaya yine geleceğim, sanki başka hikayeler anlatıcak Eylül’ demiş. Çok hoşuma giden yorumlardan biri de; ‘Ben tiyatrodan ziyade sanki Eylül’ün evinde, 46. Sokakta bir evde dinledim her şeyi.’ demiş bir seyirci koreograf arkadaşıma…

 

“Eylül”ün oluşumunu anlatırmısınız. Nasıl oluştu ve gelişti bu proje?

Oyuncuların oynamak istediği uç roller vardır. İyi analiz edip bir seri katili de oynamak ister oyuncu, trans bir bireyi de, savaştan kaçıp yaşamaya çalışan bir insanı da… Bu oynama  hevesiyle başladım Eylül’e fakat  yazım sürecinde araştırdıkça; röportajlar, sosyal medyada canlı yayınlar seyredip o hayatlara tanık oldukça, bir ötekileştirme meselesine dönüştü. Anladıkça, dinledikçe utanır hale geliyorsunuz görmezden gelişinizden, gördüğünüzde yönünüzü değiştirmekten… Bir de 2013  yılında Sumru Yavrucuk’un efsane bir performansını seyretmiştim. Ebru Nihan Celkan’ın yazdığı ‘Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi oyununda trans bir bireyi oynuyordu. Kraliçe Gece… Zenne filmi.. Uzun bir yazım süreci sonunda hocalarıma, yazarlara gönderdim oyunu. Ebru hanım okudu, sahnelenmeli dedi. Biz de bu yola çıktık… SIFIRPOZİTİF'i kurduk… Bir arkadaşım kredi çekti, sağolsun…

Oyundan hem güldürüyor, hem gözleri dolduruyorsun, her oyundan sonra bu kadar duyguyu tek başına taşımayla nasıl başa çıkıyorsun? Sahnede o kadar yaşıyorsun ki hepsini de çünkü…

Oyunculuk benim için yaşamaktan ziyade; hissettirme meselesi. Ben prova sürecinde bir anı, bir duyguyu bulurken, bir durumu oluşturmaya çalışırken çok deniyorum. Prova süreci çok yorucu… Oyunculukta bence en zoru ‘bulmak.’ Gerçek olanı, samimi olanı bulduktan sonra da onu vücuda işlemek… Kas gücü, hafızası vs. Okulda bunun için eğitim gördük yıllarca. Her oyun hayatımdaki zor anları hatırlayıp ağlamıyorum yani. O zaman deliririm. Gerçi çokta akıllı sayılmayız ama…

Seyircilerinden de olumlu yorumlar alıyorsun, bunlar seni nasıl etkiliyor?

Geri dönüşler insanı güçlendiriyor. ‘Marifet iltifata tabidir.’ Biz de oyuncu kişisi olarak, göründüğümüz sürece varız.

 

İzlemek isteyenler nereden, nasıl takip edebilir, kendi şehirlerine getirmek istediklerinde ulaşabilirler size?

Oyun hakkında tüm bilgileri @sfrpztf hesabından takip edebilirler.  Ayrıca tiyatrolar.com ve biletix de oyunun bilgileri, tarihleri var. Oyunun turneye çıkmasını biz de istiyoruz. Biraz zamana ihtiyacı var. Oyuna inanıyoruz. Kendi şehirlerinde görmek isteyenler turneleri bekleyecekler. Bize ulaşabilirler.

Biz TİYATRO SFRPZTF olarak seneye oynamak istediğimiz iki oyunun hazırlıklarına başladık. Birini ben yazıyorum. Diğeri de bir metin uyarlaması olacak. Şu an sahnede tekim ama biz nerdeyse on kişilik bir ekibiz. Hepsi de oyuncu arkadaşlarım ama sağ olsunlar dekordan ışığa, kostümden bilet kesmeye kadar her işi yapıyorlar. Günü geldiğinde arkadaşlarım oynayacak ben bilet keseceğim. Zaman gösterecek.

‘BİLİNİYOR AMA GÖRMEDEN GELİNİYOR’

Uğur Kanbay’ın hem yazıp, hem yönettiği ve hem de oynadığı, içinde hüzünlü bir yaşam hikayesi saklayan, sana, bana hepimize tanıdık da, hiç bilmediğimiz “Eylül”...

"Eylül, 28 yaşında trans bir kadındır.  Tek odalı evinde maniler söyleyerek başından geçenleri anlatmaya başlar.  Nasıl böyle olduğunu? Çarka çıktığı zamanları... Askerlik muayenesini...  Aşık olduğu adamı.. Ailesini... Arada bir sorar: Kaç Olduk? Bunca şeyi kime neden anlatır, bilinmez. Başından geçen gullüm tadındaki olaylar git gide bir sarmala dönüşür ve gerçekler ortaya çıkar. Hala Eylül müdür? Yoksa başka biri mi olmuştur artık, bilinmez." Bu hikayenin sonunda Eylül şöyle der; ‘Şu koca dünyaya bir tek senin evladını sığdıramadılar anne!’

Uğur Kanbay, “Eylül” oyunuyla, 12 ve 22 Aralık’ta Kadıköy Emek Tiyatrosu’nda...

Yazan-Yöneten-Oynayan: Uğur Kanbay

Süresi: 115 Dk / 2 Perde

Yardımcı Yönetmenler: Ali Bal-Yunus Eski

Sahne Tasarımı: Tan Ergin

Müzik: Bahadır Gülşen

Hareket Düzeni: Deniz Akarslan

Işık Tasarımı: Yasin Gültepe

Kostüm:- Duygu Kutluca

Asistanlar: Gökhan Efe Şenyapar, Emrecan Karakurum, Cemrehan Ünal

Muhabir: Engin ÇAĞLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
TAÇ ile yeni yıl ruhu evlerde
TAÇ ile yeni yıl ruhu evlerde
7'den 70'e herkesin yeni yıl hediyeleri Pena Yayınları'ndan
7'den 70'e herkesin yeni yıl hediyeleri Pena Yayınları'ndan